1950'li yıllarda iktidar olan ve ülkeyi ilk kez
Abd kuklası yapan Adnan Menderes denen şeriatçı hainin asıldığı
kutlu günün 47'nci yıl dönümü kutlu olsun. Darısı 2007'li
yılların Menderes'i olan Gürcü oğlu ve asker kaçağı babası
Tayip'in başına diyoruz.
27 Mayıs
İhtilali
27 Mayıs 1960 ihtilali, Türk
Silahlı Kuvvetleri'nin Adnan Menderes yönetimindeki Demokrat
Parti hükûmetini görevden uzaklaştırıp, Meclis'i lağvettiği
askeri müdahale. Müdahalede, Silahlı Kuvvetler adına ülke
yönetimini Milli Birlik Komitesi üstlendi. Orgeneral Cemal
Gürsel Milli Birlik Komitesi'nin başına getirildi. Milli Birlik
Komitesi ilk iş olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ve
hükümeti fesh etti ve her türlü siyasi faaliyeti yasakladı. Emir
komuta zinciri içinde yapılmayan müdahalede küçük rütbeli
subaylar etkindi.
27 Mayıs 1960’tan, seçimlerin yapılarak normal yaşama geçildiği
15 Ekim 1961 yılına kadar geçen süre, askerin Milli Birlik
Komitesi (MBK) eliyle iktidarda olduğu De Facto dönemdir. Bu
dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin anayasal bütün hak ve
yetkileri artık, başlarda kimlerden kurulu olduğu gizli tutulan
38 subaydan kurulu MBK’nin eline geçmiştir. MBK ülkeyi ilk
zamanlar yayımladıkları tebliğlerle idare etmişlerdi.
MBK’nın ilk bildirisi sokağa çıkma yasağı ilanı ve vatandaşları
ona uymaya davettir. 3 numaralı Tebliğ ile her türlü siyasi
parti neşriyat ve faaliyetleri, gösteri yürüyüşleri ve her türlü
toplantı yasaklanmıştır. MBK faaliyetlerinin aksamaması için
telsiz ve telefon görüşmelerini kısıtlayan 4 ve 5 numaralı
Tebliğlerden sonra, ordunun görevini açıklayan 6 numaralı Tebliğ
yayımlanmıştır. 6 numaralı Tebliğin ilk fıkrasında;
“Türk Ordusu bir kere daha tarihi bir vazife karşısında
bulunuyor. Bu vazife; dâhilde memleketi buhran ve felakete
sürüklemek isteyen hırslı politikacıların elinden kurtarmaktır.”
demektedir. Aynı şekilde 13 ve 32 numaralı Tebliğlerde bu
darbenin yapılış gerekçeleri şöyle yer bulmuştur: “Biz
vatandaşları birbirine düşürecek bir kardeş kavgasını önlemek
için bu işe giriştik”. “Milli İnkılâp, hiçbir şahsın, hiçbir
zümrenin lehine yapılmış bir hareket değildir. Muhterem
halkımızın, köylü ve işçilerimizin demokrasiye kavuşması, hak ve
hürriyetinin teminatı, iktisadi kalkınması, ana prensibimizdir.
Vatandaşların hususi işlerinde ve her türlü çalışma yerlerinde,
kardeşlik duyguları ve huzur içinde bulunmaları esastır.”Ancak
şunuda belirtmek gerekir ki son yapılan birkaç araştırmanın
iddiasına göre, Menderes, iktidarının son günlerinde uyguladığı
Amerikan politikalarının ülke sanayisini çökerttiğini görmüş ve
bunu önlemek için Rusya'yla yakınlaşmıştı. Bu amaçla Rusya'ya
üst düzey ziyaretler yapılıp, ülkedeki sanayinin gelişmesi için
Rusya ile yatırım antlaşmaları imzalanma hazırlığı
yapılmaktaydı.