Her millette olduğu
gibi bizde de birçok günler kutlanır, bayram yapılır. Bunlar
arasında 30 Ağustos gibi tarihin akışını değiştiren ve milletin
bütün fertlerince kutlu sayılan büyük günler olduğu gibi, 27 Mayıs
gibi aslî hedefini kaybeden ve milletin bir bölümü tarafından öteki
bölümüne karşı yapılmış olanlar da vardır.
Türkçüler günü olan
3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman
olan, kılık değiştirerek milletin içine kadar girmiş bulunan ve o
zamanki hükümetin gafletinden faydalanarak gelişen komünizme karşı
Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.
3 Mayıs bir bayram
değildir. Milli şuurun ayaklanmasıdır. Başarıyla bitmemiş, fakat
milletin gözünü açarak o zamanki hükümetin içine sızan ihanet
unsurlarını sindirmiştir.
Paşaların 12 Mart
ihtarnamesi nasıl, uçurumun kıyısına kadar getirilmiş bulunan
devleti düşmekten kurtarmışsa, meçhul gençlerin 3 Mayıs yürüyüşü de,
Amerika ve İngiltere'nin hamakatlarını istismar eden Moskofların
Almanya'ya karşı savaşı kazanmak üzere oldukları sırada Türkiye'yi
bir oldu bitti ile Sovyetleştirmeye hazırlanan karanlık komünistleri
gün ışığına çıkarmak suretiyle Türkiye'yi komünizm batağına
düşmekten kurtarmıştır.
3 Mayıs 1944 bir
dönüm günüdür. Türkçülerin ıstırabı ile yoğrulmuş ve tehlikeyi
geriye atmış bir dönüm günü...
3 Mayıs'ta
yürüyenlere selâm...
Türk devleti
ebedidir...
ÖTÜKEN, l974, Sayı: 5