Geçen yıl Japonlar kuruluşlarının
2600 üncü, bu yıl da Portekizliler 800 üncü yıl
dönümünü kutluladılar. On dokuzuncu asra kadar kendi
adalarında, kendi kendilerine, belirsiz ve silik bir
hayat yaşayan Japonların 2600 yılında epeyce masal
olsa bile tarihin gözü önünde kurulan, bütün hayatı
tarihçe bilinen Portekiz’in 800 yılı büyük bir
hakikattir.
Japonlar bugün dünyanın en büyük
devletlerinden biri oldukları, sırasıyla 1895 te
Çinlileri, 1904–1905 te Rusları, 1914 te Almanları,
1932 de yine Çinlileri, 1937–1939 da üçüncü defa
Çinlileri yenip zaferlerden doğan bir imparatorluk
kurdukları için kuruluşlarının 2800 üncü yıl
dönümünde bayram yapmak haklarıdır.
Fakat ya küçücük Portekiz? Bütün
tarihinde büyük fütuhatı olmayan, şanlı zaferler
kazanamayan, birinci sınıf bir şair yetiştiremeyen
ve en büyük başarısı topsuz, tüfeksiz insanların
ülkelerini alarak kısa ömürlü bir sömürge
imparatorluğu kurmak olan Portekiz hangi hakla 800
yılın sevincini duyuyor?
Duyuyor. Çünkü geleceğe geçmişin
hız verdiğini, toprak üstündeki ağacı nasıl toprak
altındaki kök yaşatıyorsa yaşayan milletin de ölmüş
maziden gıdalandığmı biliyor. Hiç şüphemiz olmasın:
Portekiz, bugünkü çelimsiz varlığıyla yarın için
büyük rüyalar görüyor. Yeni ve Fatih
Vaskodögamaların arkasında yine Brezilyaya ve
Hindistan’a uzanmayı istiyor. Güçsüz ve beceriksiz
olduğu için bugünlük yalnız gönlünde sakladığı bu
isteği gerçekleştirmek üzere, bunu gerçekleştirecek
denizciler ve kahramanlar yetiştirmek düşüncesiyle
çocuklarına 800 yılın destanını anlatıyor. Portekiz
yarın daha büyük olmak için dün kendisinde bir takım
büyüklükler olduğu kuruntusuna düşüyor.
Portekizliler bugün ancak:
Lizbonu görmeyen güzel şey
görmemiştir
diye türkü söyleyebiliyorlar.
Fakat 800 yıllık Portekiz devlet ve milletinin
yüreğinde daha büyük ve asil ümitler yaşıyor. Bu
ümit şanlı zaferlerle kazanılmış geniş toprakları
ile, fatihleri, şairleri ve bilginleri ile, belki
bir gün kurulacak olan büyük Portekizin rüyasıdır.
Her millet yarınını sağlamlamak
için bir takım yıl dönümleri yapar. Devletin
kuruluşu, büyük bir zafer, istiklâlin kazanılışı,
millî birliğin elde edilmesi gibi günler bütün
milletçe bayram sayılır. Milletler, geleceklerine
daha güçlü ve inançlı bakmak için bugünleri
çocuklarına öğretirler. Geçmişine inanla bakarak
büyüyen her çocuk o milletin iyi bir oğludur. Bir
milletin eski çağlarında yurt ve şeref için ölmüş
olanların çokluğu, ileride de böyle ölüler
olacağının bir müjdecisidir. Geçmiş zaferler gelecek
zaferlerin anası olduğu gibi...