900 üncü yıl dönümü

900'üncü YIL DÖNÜMÜ (1040-1940)

 
 

 

 

3

Oğuzların durumu Gazneli Mahmud'u ürkütüyordu. Arslan Câzib'in gözü önünde Oğuzlar Horasandan geçip Anadoluya kadar gelmişler, her yeri yağma edip ortalığa korku saçtıktan sonra dönmüşlerdi.

Gazneli Mahmud hileye saptı: Oğuzların başı Ardan Yabgu bir ziyafette yakalanarak Kâlincar kalesine tıkıldı. Adamlarından bir takımının boyuna kale yakınlarında dolaşarak onu kaçırmak istemelerine rağmen kaçamayarak ölünceye kadar orada kaldı. Ölürken Selçük Oğullarına ve Oğuzlara bu yalancı Gaznelilerin devletini yıkmak vasiyetini bırakmıştı.

Fakat Oğuzlar, reisleri yakalanmakla baş eğeceğe benzemiyorlardı. Şimdi onları Arslan Yabgu'nun küçük kardeşi Musa Yabgu ile Çağrı Beğ ve Tuğrul Beğ idare ediyor; Yağmur Beğ, Kızıl Beğ, Buğa Beğ, Göktaş Beğ, Nasıklı Beğ adındaki Oğuz beğleri ise Azerbaycan ve doğu Anadoludaki akınlarıyla kurulacak Türkiyenin temellerini atıyorlardı. Gazneli Mahmud Oğuz işini bitirmek üzere 1028 de üzerlerine yürüdü. Onları yenip dağıttı. Fakat Oğuzlar, budandıkça büyüyen ağaçlar gibi her kırgından sonra biraz daha güçlü ve korkunç oluyorlardı.

1030 da Gazneli Mahmud öldüğü zaman oğlu Mes'ud, kardeşi Mehmed'in elinden tahtını Oğuzların yardımı ile alabildi. Yağmur, Kızıl, Göktaş, Buğa Beğler Mes'ud un ordusunda çarpıştılar. Fakat Mes'ud da Oğuzların ne korkunç bir kuvvet, olduğunu anlamıştı. Büyük bir kahraman olmasına rağmen Oğuz beğlerinden çekiniyordu. Kumandanlarından Taş Beğ'e buyruk vererek 16 Türkmen beğini idam ettirdi. Bunların arasında Yağmur Beğ de vardı.

Türkmenler hiçbir şeyden yılmıyorlardı. Ayaklandılar. Öç almak için Horasana akma ve yağmaya başladılar. Çarpışmaların birinde Gaznelilerin kumandanı Taş Bey Türkmenler tarafından tutulup parçalandı (1036).

Bu sıralarda İsfahan hükümdarı Alâüddevle Azerbaycanda ki Türkmen beğlerine haberler yollayarak tımar vereceğim diye onları kandırıyor, yanına getirmeye uğraşıyordu. Fakat Acem olduğu için samimî değildi, ikiyüzlü bir siyaset kullanıyordu. Çünkü o «Rey» şehrini Gaznelilerden almak istiyor, Gaznelilerin hâkimiyetini tanımak şartıyla «Rey» şehrine sahip olabilmek için dalavereler çeviriyor, bir yandan da Türkmenleri çağırıp yardımlarından istifade etmek istiyordu. Türkmen beğlerinden yalnız Kızıl Beğ 1500 çadır halkı ile geldi. Biraz sonra Alâüddevle onu hapsettirdi. Türkmenler bir yol daha, başsız kalmakla bir şey kaybetmediklerini ispat ettiler: İhtilâl o kadar sert oldu ki Kızıl Beğ'i serbest bırakmaya mecbur oldular.

Türkmenler Azerbaycanda toplanıyorlardı. Kendilerini ve hayvanlarını yaşatacak yerden başka bir şey istemiyorlardı. Fakat haklarına dokunulursa pek yaman oluyorlardı. 1038 de yine kızdırılıp kılıca sarılan Türkmenler Meraga'yı aldılar. Bu sefer şehrin yardımına gelenler onlarla ilk defa karşılaşacak olan bit milletti: Kürtler. Fakat Türkmenlerle boy ölçüşmek kabil mi? Hezbânî Kürtleri bir vuruşta yok edildiler. Bunun üzerine bütün çevrelerdeki Kürtler baş eğdi. Türkmen hareketi yavaş yavaş büyüdü. Azerbaycanda, Irak-ı Acemde, Horasanda faaliyette bulunuyorlardı. Hattâ Musul önüne kadar gelip orada karşılarına çıkan Kürtlerle Arapları tepelediler.

Devamı



 

Biz Kimiz?

Anasayfa

Düşünce Alanı

 
900 üncü yıl dönümü