Ölümüne
(nükteşinas) tarih düşürülmüştür ki ebced hesabı ile
886 çıkmaktadır.
Âşıkpaşaoğlu'nun doğum yılı
hakkında verilen malûmat, aşağıda da anlatılmış
olduğu üzere :
Bu Ömür seksen altı olduğunda,
Bayazıd Han, Buğdana ağdığında
beyitinin, "Muhammed Han,
Buğdan'a ağdığında" şeklindeki düzeltilmesine
dayanmaktadır. Fatihten 42 gün önce öldüğüne göre,
Aşıkpaşaoğlu'nun İkinci Bayazıd cağında yaşamasına
imkân olmadığından, Aşıkpaşaoğlu tarihinin sonuna
zeyiller yazan müritlerin ve belki de daha sonraki
müstensihlerin dalgınlık veya gayretkeşlikle
"Muhammed Han" "Bayazıd Han" yapmış
olmalarını kabulden başka çare yoktur.
Aşıkpaşaoğlu tarihi üzerinde
bugüne kadar yapılan incelemeler ve Wittek
tarafından ileri sürülen "asıl Aşıkpaşaoğlu tarihi"
nazariyesi şimdilik hiçbir şeyi halletmiş değildir.
Bizzat ben de, müellifin hayatı
hakkında verdiğim malûmatın doğruluğundan, o kadar
emin değilim.
Tevârîh-i Al-i Osman
Aşıkpaşaoğlu Derviş Ahmed Âşıkî,
tarihini 1476'da yazmağa başladı. Osmanlı tarihinin
bir kısmını başkalarından naklederek, bir kısmını da
kendisi içinde bulunup görerek yazmıştır. Şöyle ki:
1— Başlangıçtan Yıldırım
Bayazıd'ın sonuna kadar olan kısmı, Orhan Gazi'nin
imamı olan İshak Fakih'in oğlu Yahşi Fakih'ten
öğrenerek yazmıştır. Yahşi Fakihin Geyve'deki evinde
816 ( = 1413) yılında, hastalık dolayısıyla bir
müddet kalan Aşıkpaşaoğlu, Osmanlı tarihinin ilk
vekayiini, o evde gördüğü bir kitabı okuyarak
öğrenmiştir. Kendisi bu sırada 20 yaşlarında idi.
Kitabını yazmağa başlarken 83 yaşında bulunduğu ve
ilk zamanlar hakkında verdiği bilgi karışık olduğu
için, Yahşi Fakih'te yazılmış olarak gördüğü vukuatı
istinsah etmediği, kendi tarihinin ilk bölümlerini
ancak hafızasında kalanlarla yazdığı tahmin
olunabilir. 20 yasında okuduğu vukuatı 63 yıl sonra
eksik, karışık, değişik ve rnasalvari hatırlamakta
Aşıkpaşaoğlu mazurdur.
2— Hicrî 793 (= 1391) yılında,
Yıldırım Bayazıd'ın Alahisar'da Macarlar'la yaptığı
savaşı, o savaşta bulunan Temürtaşoğlu Umur Beğ'den
dinleyerek anlatmıştır.
3— Yıldırım'la Temür arasındaki
1402 Çubuk Ova savaşını, o savaşta Yıldırım'ın
solaklarından olan, sonra Çelebi Sultan Mehmed
zamanında Amasya dizdarı, İkinci Murad zamanında da
Bursa naibi, tayin olunan birisinden işiterek
yazmış, fakat kendisine bu savaşı anlatan adamın
adını söylememiştir.
4— İkinci Murad ve Fatih
zamanlarını bizzat yaşayarak ve savaşların bazısına
iştirak ederek kaleme almıştır.