|
Geçmiş
zamanlardan beri cemiyet hayatı-mıza
bakacak olursak bu memleket mü-nevverlerinin
halkına karşı daima az çok
kayıtsız, duygusuz, beceriksiz
ve hatta ek-seri zamanlarda
zararlı olduğunu görürüz.
Bu
münevver zümre, ancak pek mahdut
ve kısa süren müddetler için, de
bu halka heyecanla sarılıyor,
ona birçok vaitlerle yaklaşıyor
ve büyük içtimaî hareketlere
kalkıyor. Tanzimat bu
hareketlerin yarıda
kalmışlarından ve doğarken ölmüş
olanla-rından biridir.
***
Sonra bir
meşrutiyet inkılâbı ile karşıla-şıyor,
halka doğru bir hareketin ve
halkın ıstırap ve ihtiyaçlarına
kıymet vermeğe uğ-raşan bir
uyanışın bu münevverler arasında
doğduğunu görüyoruz. O da çok
sürmüyor geçiyor ve büyük harp
içinde bozularak, bu halkı aç
bırakıp istismara başlıyor.
Münevverler, İstiklâl Harbimiz
esnasında büyük bir insanlık ve
civanmertlik göstere-rek
halkımızla el ele veriyor,
onunla kayna-şıyor, onun
kıvrandığı ihtiyaçlar içinde kıv-ranıyor,
velhasıl onunla beraber ağlıyor
ve onunla beraber gülüyor.
Gayeler ve hayat-lar
müşterektir. Beraber ölecekler
veya beraber kurtulacaklardır.
Münevverle
halkın bu kaynaşması muvaf-fak
oluyor ve İstiklâl Harbi gibi |
tarihimizin en parlak ve yüksek
sayfaların-dan birini yazıyoruz.
Yıllarca halk içinde
kaynaşan münevver o büyük ıstırap kaynağından birçok acıklı
il-hamlar almıştır. Halkı için çalışmak ve onun için yaşamak
azmindedir. Halka doğru yeni ve asil bir hareket başlıyor.
Sultanlar kaçıyor,
Halifeler boğuluyor, hal-kı bir ejder gibi asırlardan beri istismar
e-den tekkelerin, tarikatların, beyni kefenli softaların vücutları
kaldırılmasa da nüfuz-ları kırılıyor ve zararları azaltılıyor.
***
Teşkilâtı esasiye
kanunumuzla halk cum-huriyetini kutluyor ve ondan sonra çıkan hukukî
vesikalarla bu inkılâbı tamamlıyor, münevverlerimizin ıstırabını
gördükleri ve duydukları halkımıza karşı olan borçların-dan bir
kısmını ödemiş oluyoruz.
Dün halk içinde duyan
insanlar bugün müsterihtir. Çünkü onun için en faydalı reji-mi
yapmışlar ve onun için düşündükleri bü-tün hayırlı tedbirleri
almışlardır.
Halkına karşı vazifelerini
yaparak derin bir nefes alan münevver biraz da kendi dert-lerini ve
kendi ıstıraplarını düşünmeye ve kendi refahı için çalışmaya ve
uğraşmaya başlıyor. Bu onun en tabiî |