| |
|
|
Sayı: 10 |
ATSIZ MECMUA |
Sayfa: 3 |
|
lere seferberlik
var. Münevverler, yine hal-kın
içine girecek onu ıstırabına eş
ve ihti-yaçlarına kardeş
olacaktır. Münevver halk içinde
ve halk için çalışmaya başlıyor.
Halka
müjde veriyorum. Münevverler sa-na
geliyor. Onun bir sözü vardır.
"Büyük a-damlardan zarar gelmez"
der. Bununla ka-stettiği
münevverdir.
"Kanunları
bilenler kurt, bilmeyenler de
kuzudur. Kurt kuzuyu her zaman
yer."
___________
|
diyen yine bu
halktır. Bu temsil ile de yarım
münevveri anlatmak ister. İşte
ona müjde veriyorum. Büyük
adamlar geliyor. Sırtın-daki
kurtları yok etmeye, seni yarım
mü-nevverin elinden kurtarmaya
geliyor. Çok istiyoruz ve
diliyoruz ki, artık bu halka
doğru gidiş devamlı ve tam
imanlı olsun. Bu güzel
kaynaşmayı da yarıda bırakıp
kendi keyfimize ve uykumuza
dalmayalım.
Halkımızı
yine yarım münevverin eline bı-rakmayalım.
***
___________
|
|
Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç
Osman |
|
Hikâyesi Hakkında Yeni Vesikalar |
|
Kayıkçı
Kul Mustafa ile Genç Osman Hi-kâ-yesi
hakkındaki tetkiklerimi, 1930'da
Türk Sazşairlerine ait metinler
ve tetkikler kül-liyatının
beşincisi olarak neşretmiştim. O
zamandanberi bu mevzua dair
elime geçen bazı yeni
vesikaları, o kitaba bir lâhika
ol-mak üzere neşretmeyi faydalı
buldum.
1- Kayıkçı Kul
Mustafa
Uşşâqî
Zâde'nin meşhur "Şagâyiq zeyli"n-de
Dördüncü Murad'ın mukarrip ve
musa-hiplerinden Deyişçi Kara
Mustafa dan bah-solunmak tadır
(Bu meşhur eserin muhtelif yazma
nüshaları vardır. Hususî kütüpha-nemizdeki
yazma nüsha, varak 140 b: mer-vidir
ki Sultan Murad mukarriblerinden
De-yişci Kara Mustafa
vesâtetiyle çâbikdest ve hoş
nüvisliği vâsıl-ı'sem-i padişah
oldukda ilh]. Uşşâqi Zade'nin
bahsettiği bu Deyişci Kara
Mustafa'nın, Kayıkçı Kul
Mustafa'dan başka biri
olmadığını zannediyorum. Dör-düncü.
Murad devri vak'alarına ait
muhtelif şiirler yazmış olan
Kayıkçı Mustafa' nın, o-nun
zamanında saraya intisabını
gösteren bu kayıt yalnız
sairimizin hayatı için değil,
Dördüncü Murad'ın halk
şairlerini ve de-yiş-cilere
iltifatını ve |
rağbetini
göstermek itibarıyla da
manidar-dır Bu hususta diğer tarihî
membaların ver-diği malûmat, Uşşâqî
Zade'nin bu kaydıyla tamamen
tetabuk etmektedir.
Şairimizin Dördüncü Murad'a İntisabı,
zamanında de-yişcilikte kazanmış
olduğu büyük şöhretle de bir
delildir.
Kayıkçı Mustafa'hm XVIII'inci asrın ilk ya-rısında hâlâ meşhur bir
sazşairi olarak ta-nındığını,
hattâ klasik şairler arasında
bile mâruf olduğunu, devrin
mühim şairlerinden Vahid-i
Maxtûmi'nin bir şiirinden
anlıyoruz. Vahid-i Maxtûmi,
Kaplan Mustafa paşa hak-kındaki
bir kasidesinde şairimizden şu
su-retle bahsediyor:
Skender-i şüerâyım
ki etti bahr ü beri
Had-i qalemrevime
nazm ü nesr ile
idxâl
Piyade başına
Kayıkcı Mustafa
kimdir
Re'îs-i ehl-i
hünerken benimle ede
cidâl. |
Hususî
kütüphanemizdeki bir mecmuada
mevcut olan bu güzel kaside,
XVI'ncı asır şairlerinden" Âgehî,
Derûni gibi bazılarının gemici
ıstılahlarıyla yazdıkları
kasideler tarzında yani
gemiciliğe ait ıstılahlarla ya-zılmıştır
; şairin sair mâruf |
|
|
|
|