ATSIZ MECMUA

 
 

 

 

 
Sayı: 10 ATSIZ MECMUA Sayfa: 4

sazşairlerinden bahsetmeyerek yalnız Ka-yıkçı Kul Mustafa'dan bahsetmesi de şüp-hesiz onun Kayıkçı lâkabı ile şöhret atma-sından dolayıdır. Fakat, her ne olursa ol-sun, Vahtıl-i Maxtûmi'nin bu kaydı. Kayıkçı kul Mustafa'nın o sırada hâlâ şöhretini mu-hafaza ettiğine, unutulmadığına bir delil teşkil eder.

2- Genç Osman rivayetleri

  Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman hikâ-yesinde; XVII'nci asra ait edebî bir mem-bada mevcut şekilden başka, Genç Os-man'a ait muhtelif halk rivayetlerini (Ada-na Türkmen aşiretleri arasındaki rivayetle, Çankırı, Karaman, Mudurnu, Konya, Bağdat rivayetlerini) tespit, tahlil ve mukayese et-miştim. Bu makalemde, onlara ilâve olmak üzere (Ilgın, Niğde, Safranbolu, Kırım) ri-vayetleriyle, Adana Türkmen aşiretleri a-rasındaki diğer rivayetleri tetkik etmek is-tiyorum.

a) Ilgın rivayeti

  Genç Osman hikâyesinin Ilgın rivayeti, ip-tida muallim Midhat Şakir Bey tarafından neşredilmiştir (Yeni Mecmua, numara 86, 15 teşrinievvel 1923.) Ali Rıza Beyin 1339-da Tarsus gazetesinde neşrettiği Genç Os-man rivayetini gören ve Genç Osman'ı yan-lış olarak bir sazşairi zanneden Midhat Şakir Bey diyorki: "Türkünün şekli,Genç Osman'-ın bazı hareketlerine temas eden noktaları, bu halk şairinin buralara kadar yayılmış bir şöhreti olduğunu teyit edecek mahiyette-dir. Yalnız burada Genç Osman'ın bu hava-liden olduğu rivayetiyle Ali Kıza Bey'in tet-kikatında hatırımda kaldığına nazaran şair-in aşiretlerden birine mensubiyeti karşı-laştırılır ve hâlâ bile yaz mevsimi'ni geçir-mek üzere Adana ve Antalya'dan bazı aşi-retlerin Ilgın havalisine gelerek konakla-makta olması göz önüne alınırsa, bu türkü-nün bu havaliye mezkûr aşiretlerden inti-kalen yayıldığı, ve yahut da, her hangi bîr zamanda Genç Osman'ında aşiretiyle be-raber buralara geldiği ve bu suretle bu ha-valide marufiyet iktisap eylediği istidlal o-lunabilir.

1

Genç Osman dedikleri bir küçük uşak
Beline kuşanır mukaddem kuşak

2

Gene Osman'ın elindedir
Çöğeni ikisi kardeşi, biri yiğeni
Ordu içine girer verir figanı
Atladı geçti hendeğî Genç Osman

3

Atın şişhaneyi dumanı kesmen
Buna gavga derler incinüb küsmen
Geriden geriye silâhı kesmen
Atın babaların vurun ağdacı.

  Ağdacın'ın bir şahıs ismi olması muhtemel ise de, bunun kim olduğunu Öğrenemedik. Acaba şu türkü Genç Osman'ın şahsî bir mücadelesi için mi söylendi ve bu mücade-lede rakibi Ağdacı mı idi? Bu son mısralar bu gibi bir haylı mülâhazaları müphem bir surette vârid kılmaktadır. (Yeni Mecmua, s. 403).

  Midhat Şakir Beyin neşrettiği şekilde yu-kariki manzume böyle kıt'alara ayrılmamış-tı. Biz onu tahminî surette kıt'alara ayıra-rak yukarıdaki şekle soktuk. Midhat Şakir Bey'in aynen naklettiğimiz izahına gelince, aşağıda izah edeceğimiz muhtelif sebep-lerden dolayı, onlara iştirak etmek kabil değildir.
  Yukarıki manzumeyi sair Genç Osman ri-vayetleriyie mukayese edince,(kıt'a 1, mıs-ra 1,2)nin yalnız aşağıda münderiç Kırım, rivayetinde (kıt'a II. mısra 1,2), (kıt'a II, mısra 4)ünde Çankırı rivayetinde, (kıt'a 1, mısra 2) küçük farklarla mevcut olduğunu görüyoruz. Esasen çok eksik olan bu Ilgın rivayeti biraz dikkatle okununca, bu man-zumenin muhtelif mısraları arasında man-tıkî bir rabıta bulunmadığı derhal görülüyor: meselâ (kıt'a II)de Genç Osman'ın elinde çevkân bulunduğu, kardeşlerinden ve yiğe-ninden bahsedildiği, (kıt'a III)te galiba şahsî bir kavgadan bahsolunduğu anlaşılı-yor. Bunla-

Sayfa 5

 



 

<< Atsız Mecmua

Anasayfa

Düşünce Alanı >>