|
sazşairlerinden
bahsetmeyerek yalnız Ka-yıkçı
Kul Mustafa'dan bahsetmesi de
şüp-hesiz onun Kayıkçı lâkabı
ile şöhret atma-sından
dolayıdır. Fakat, her ne olursa
ol-sun, Vahtıl-i Maxtûmi'nin bu
kaydı. Kayıkçı kul Mustafa'nın o
sırada hâlâ şöhretini mu-hafaza
ettiğine, unutulmadığına bir
delil teşkil eder.
2- Genç Osman
rivayetleri
Kayıkçı
Kul Mustafa ve Genç Osman hikâ-yesinde;
XVII'nci asra ait edebî bir mem-bada
mevcut şekilden başka, Genç Os-man'a
ait muhtelif halk rivayetlerini
(Ada-na Türkmen aşiretleri
arasındaki rivayetle, Çankırı,
Karaman, Mudurnu, Konya, Bağdat
rivayetlerini) tespit, tahlil ve
mukayese et-miştim. Bu
makalemde, onlara ilâve olmak
üzere (Ilgın, Niğde, Safranbolu,
Kırım) ri-vayetleriyle, Adana
Türkmen aşiretleri a-rasındaki
diğer rivayetleri tetkik etmek
is-tiyorum.
a) Ilgın rivayeti
Genç Osman
hikâyesinin Ilgın rivayeti, ip-tida
muallim Midhat Şakir Bey
tarafından neşredilmiştir (Yeni
Mecmua, numara 86, 15
teşrinievvel 1923.) Ali Rıza
Beyin 1339-da Tarsus gazetesinde
neşrettiği Genç Os-man
rivayetini gören ve Genç Osman'ı
yan-lış olarak bir sazşairi
zanneden Midhat Şakir Bey
diyorki: "Türkünün şekli,Genç
Osman'-ın bazı hareketlerine
temas eden noktaları, bu halk
şairinin buralara kadar yayılmış
bir şöhreti olduğunu teyit
edecek mahiyette-dir. Yalnız
burada Genç Osman'ın bu hava-liden
olduğu rivayetiyle Ali Kıza
Bey'in tet-kikatında hatırımda
kaldığına nazaran şair-in
aşiretlerden birine mensubiyeti
karşı-laştırılır ve hâlâ bile
yaz mevsimi'ni geçir-mek üzere
Adana ve Antalya'dan bazı
aşi-retlerin Ilgın havalisine
gelerek konakla-makta olması göz
önüne alınırsa, bu türkü-nün bu
havaliye mezkûr aşiretlerden
inti-kalen yayıldığı, ve yahut
da, her hangi bîr zamanda Genç
Osman'ında aşiretiyle be-raber
buralara geldiği ve bu suretle
bu ha-valide marufiyet iktisap
eylediği istidlal o-lunabilir. |
1
Genç Osman dedikleri
bir küçük uşak
Beline kuşanır
mukaddem kuşak
2
Gene Osman'ın
elindedir
Çöğeni ikisi
kardeşi, biri yiğeni
Ordu içine girer
verir figanı
Atladı geçti hendeğî
Genç Osman
3
Atın şişhaneyi
dumanı kesmen
Buna gavga derler
incinüb küsmen
Geriden geriye
silâhı kesmen
Atın babaların vurun
ağdacı. |
Ağdacın'ın
bir şahıs ismi olması muhtemel
ise de, bunun kim olduğunu
Öğrenemedik. Acaba şu türkü Genç
Osman'ın şahsî bir mücadelesi
için mi söylendi ve bu mücade-lede
rakibi Ağdacı mı idi? Bu son
mısralar bu gibi bir haylı
mülâhazaları müphem bir surette
vârid kılmaktadır. (Yeni Mecmua,
s. 403).
Midhat Şakir Beyin neşrettiği şekilde yu-kariki manzume böyle kıt'alara
ayrılmamış-tı. Biz onu tahminî
surette kıt'alara ayıra-rak
yukarıdaki şekle soktuk. Midhat
Şakir Bey'in aynen naklettiğimiz
izahına gelince, aşağıda izah
edeceğimiz muhtelif sebep-lerden
dolayı, onlara iştirak etmek
kabil değildir.
Yukarıki manzumeyi sair Genç Osman ri-vayetleriyie mukayese edince,(kıt'a
1, mıs-ra 1,2)nin yalnız aşağıda
münderiç Kırım, rivayetinde
(kıt'a II. mısra 1,2), (kıt'a II,
mısra 4)ünde Çankırı rivayetinde,
(kıt'a 1, mısra 2) küçük
farklarla mevcut olduğunu
görüyoruz. Esasen çok eksik olan
bu Ilgın rivayeti biraz dikkatle
okununca, bu man-zumenin
muhtelif mısraları arasında man-tıkî
bir rabıta bulunmadığı derhal
görülüyor: meselâ (kıt'a II)de
Genç Osman'ın elinde çevkân
bulunduğu, kardeşlerinden ve
yiğe-ninden bahsedildiği, (kıt'a
III)te galiba şahsî bir kavgadan
bahsolunduğu anlaşılı-yor.
Bunla- |