| |
|
|
Sayı: 11 |
ATSIZ MECMUA |
Sayfa: 3 |
|
pışmasıdır. Bir ordunun askeri
kabiliyeti ne kadar çok olursa olsun eğer o süngüsünü bileyecek
taşı, mavzerini patlatacak baru-tu, askerinin sırtına ve karnına
lazım olan mevaddı kendi milli unsurları vasıtasıyla te-min edemezse
muvaffakiyeti tesadüfe ba-ğlıdır.
Silahları terk etme meclislerinin enternas-yonal
kongrelerinin temenni ve kararlan ne olursa olsun belli bir hakikat
varsa o da bü-tün milletlerin kayıtsız ve şartsız askerliğe doğru
gidişleridir.
Memleketlerin bugünkü tamamiyeti
mülki-yeleri ancak ordularının kuvveti ve askeri sena iyelerinin
mükemmeliyeti ile kurtula-bilir. Bu hakikati anlayan bütün milletler si-lahlanmakta,
askerleşmektedirler; İşte: Polonya,
|
bugün
İngiliz fabrikalarına on binlerce İngi-liz lirası kıymetinde harp
levazımı, tayyare sipariş etmektedir.
***
Toprağımız çok ve iyi mahsul vermemek-tedir. Biz
bunun sebeplerini bularak izale etmeliyiz. Toprağımızın az mahsul
vermesi onunla meşgul olan ellerin ehil olmamasın-dan ileri
gelmektedir. Yapılan kimyevi tah-liller bilhassa nehir kenarındaki
toprakları-mızın dünyanın en mümbit kara toprakla-rından olduğunu
göstermektedir. Memleke-tin her tarafı bol sulu nehirlerle
sulanmıştır.
Mesut cemiyetler medeni memleketler için birer refah
vasıtası olan nehirler bizde yazın hastalık; kışın ölüm
getirmektedir.
|
Atlılar
Tanrının eli gibi
Bir ufku ufka bağlar,
Cehennem seli gibi
Şimşekleşir atlılar.
Gözer ufka dalınca
El atılır kılınca;
Yanarak bin bîr hınca
Şimşekleşir atlılar.
Bir kişneme yer alır
Aksi dağlarda kalır
Sanki gökler alçalır.
Şimşekleşir atlılar.
Atsızız atımızda.
Yükseliriz bir hızda.
Vatan denen bir kızdla
Şimşekleşir atlılar.
Göz kalırsa bu yerde
Düşerse vatan derde.
"Atlı" der: bıı günlerde
Şimşekleşir atlılar"...
|
|
|
|
Finlandiya, İtalya, Romanya,
Fransa, Rus-ya.
Harp muahedelerinin amansız kayıtları al-tında
bağlanan Almanya, Bulgaristan; Ma-caristan da ise bu askerleşmek ve
silahlan-mak arzusu bir hırs halini almıştır. Bizim orduya ve askere
ihtiyacımız diğer memle-ketlere nazaran büsbütün başkadır. İsviçre
bitaraflığını devletlere tanıtıp ordusunu ta-mamen lağvedebilir.
Fakat bizim için buna imkân yoktur. Ordusuz Türkiye istiklalsiz bir
toprak; bir hinterlanttır.
Dünün bitaraf bir devleti olan Belçika
|
Topraklarımızın iyi mahsul vermemesine gelince bu
teşkilat noksanlığından; küçük ziraat eshabının himaye
edilmemesinden i-leri gelmektedir.
İş bölümü muasırı bulunduğumuz iktisadi ve sınaî
müesseselerin inkişaf ve tekâmü-lünde çok mühim bir rol oynamıştır.
Bizim mektep ve idare müesseselerimize bile he-nüz girmeyen bu
tılsımlı düsturun ziraat er-babı arasında mevcudiyetini iddia etmek
bilmem ne derece doğrudur? İş bölümü sis-teminin muhtelif
müesseselere tatbiki XIX ve XX. asırların muvaffakiyetini temin eden
hadiselerin en mühimi olmuştur.
|
|
|
|
|