ATSIZ MECMUA

 
 

 

 

 
Sayı: 13 ATSIZ MECMUA Sayfa: 2

birçok işleri başarabilmek için çalışkan, di-siplinli, yüksek ahlaklı bir gençliğe muhta-cız. Dün halife önünde el bağlayan hünkâr huzurunda diz çöken adamların böyle bir nesli yetiştireceğine kani değiliz. Eski harf-lerle tutulmuş nottan ders çalışan bir darül-fünun talebesi ne vatansız diyen, Ankara-nın havası zemmolundu diye inkılâbı müda-faaya kalkışan dünkü nesil mensupları sa-dece gösterişin zebunudurlar. Bu adamlar dün Abdülhamit’in sadık köleleri idiler.

ziyafeti vermişti. Bu tereddidir. Fakat dal-kavukluğun, şarlatanlığın, iltimasın daha çok işe, yaradığını gören gençlik büsbütün haksız değildir. Bu gençlik dünkü nesilden fazilet namına bir şey almamış, fakat riya-kârlığın her türlüsünü öğrenmiştir.

  Bütün dünyadaki içtimai hadiselere bakı-nız: gençlik her hususta amildir uyuşuk Çin-in Japonya'ya dayanışında kızları ve erkek-leriyle darülfünun talebesi başrolü oyna-

Mahkûm

Türkistan, Azerbaycan, İdil-Ural ve Kırım Atsızlarına

«Mahkûm» diyenlere mağrur bakıp yürü.
Zincirli kolların yurdunda şan verir!
Etsin bırak alay, beyninde var körü;
Zindansa meskenin, fikrin şeriridir.
«Mahkûm» diyenlerin, sen bil ki en hürü
En müstebit olan «hırs»ın esiridir.
Mahkûmların bugün «hâkim hüküm»leri
Hâkimlerin yarın hükmünde söylenir;
Zâlim olan adam zâlim zulümleri
Mazlumların yarın zulmünden öğrenir.
Zincirlenip gider hilkat düğümleri,
«Bin türlü şey doğar gün doğmadan» denir.

Dâniş Remzi

  Bugün hepsi anadan doğma cumhuriyet-çidir. Farzımuhal yarın Türkiye’de irtica ve-ya komünizm olursa o zaman da hepsi kara softa veya kızıl Bolşevik oluvereceklerdir çünkü onlar için mesele yalnız ‘‘efendi de-ğiştirmek"tir.

***

  Bugünkü Türk gençliği beş yıl önceki genç-liğe göre soğumuştur. Vaktiyle ölen bir ar-kadaşları için bütün İstanbul’u ayağa kaldı-ran tıbbiye gençliği Ağrıda genç bir hekimin kürtler tarafından gözleri oyularak öldürül-mesine kayıtsız kaldı.

  Bu hadise şarlatanlıklara bol bol yer ayıran İstanbul matbuatında adi polis vak'ası gibi yazıldı. Kubilay, Türkiye için kafasını kestir-dikten biraz sonra Hukuk talebesi çay

 

____________________

mıştır.  Macar darülfünunları Triyanon mua-hedesinin değişmesi için hariciye nazırından daha çok çalışmaktadır. Romanya ve Lehis-tan da darülfünun talebesi komünizmin ve Yahudiliğin amansız düşmanıdır.

  Çekislovakya'da sokal, İtalya'da faşist Al-manya da Hitlerist milli mefkûrenin tim-sa-lidir. Bizde?

 Cumhuriyet bayramlarında devlet reisleri-mizin gelişlerin de Türk gençliğinin vazifesi bir opera figüranından farksızdır.

  Hâlbuki biz bütün milletlerden daha çok milli mefkûreye muhtacız. Bunu bir vicdan haline getirmek hükümetin vazifesidir. İlk iş ilk mektep gençliğini, bilhassa köy gençli-ğini yoğurarak bunlardan bir Türk gençliği yaratmak olmalıdır.                              

***

____________________

Sayfa 3

 



 

<< Atsız Mecmua

Anasayfa

Düşünce Alanı >>