|
Çemberli
taştan Beyazıd'a gelirken tram-vay
caddesinde, sağ kolda meydana
yakın bir yerde set üzerinde
birbirine benzeyen dükkânlar,
imalâthaneler vardır. Bîr
kısmını kunduracılar öteki
kısmını küçük sınaat er-babı
işgal eden bu harap dükkânlar
arasın-da bir lokanta vardır:
Filibe lokantası.
***
Lokanta
denince camlı, kepenkli bir
dük-kân sanmayınız, iç içe giren
eski bir imalat-haneden ibaret.
***
İçeri girer
girmez karşınızda yemek dağıtı-lan
büyük, gişe taklidi bir yer
görürsünüz. Bu gişe taklidi
yerin sağ tarafında bir met-relik
ufak bir koridor vardır. Bu
koridor pencereleri demir
parmaklıklı iç içe iki salo-na
açılır. Bu iki salonun her
tarafı Türk, Bul-gar renkleri,
kâgıtları, defne dalları ile
süslüdür. Duvarlarda yeni bulgar
kıraliçesi-nin resmini gösterir
bir takvim, Bulgar kah-ramanlarının
resimleri, Bulgaristan haritası
vardır.
Üstleri
kırmızı beyaz satrançlı temiz
bez-lerle örtülü masalar
etrafına mütevazı is-kemleler
dizilmiş; üstlerine bardaklar,
sü-rahiler, tabaklar konmuştur.
Öğle zamanı buraya girdinizmî
iğne atacak yer bulamaz-sınız.
Erkekli kızlı birçok genç burada
neşe içinde yemek yerler,
konuşurlar, şarkı söy-lerler.
Burası İstanbul Darülfünununa (Dişçi |