ATSIZ MECMUA

 
 

 

 

 
Sayı: 15 ATSIZ MECMUA Sayfa: 2

bahtiyardır. Burada müşterek Bulgar mef-kuresini konuşmakla zevk duymaktadır. Söylediği şarkılarda Bulgar köylüsünün ne-şesini, Bulgar milletinin ıstırabını ve sevinci-ni tatmakla heyecan duymaktadır. Ve niha-yet yirmi metre murabbaını geçmeyen bu harap yer Bulgar kanının, Bulgar ahlâkının, Bulgar mefkuresinin Türkiye'de bulunduğu müddetçe inkişafı için en samimî, en uygun bir muhittir.

***

  Bulgar Misafirlerimizin velevki bilme-

zifeyi, vatan için fedakârlığı emreder. Vat-an ve inkılâba maddî bağlar ve kan bağları-yla bağlı olanların hıyanetini biz gözümüzle gördük, kulağımızla işittik. Millî mefkureye sadakat, millî mefkureye esirlik kanunlarla, emirlerle olmaz.

***

  Biz teşkilâtı esasiye kanununu kurarken Türk içtimaiyatının, Türk mefkuresinin türe-sini kurmak mecburiyetinde idik. Büyük za-fer bizi sarhoş etmiştir. Her şeyi hükümet adamlarından beklemekteyiz. Bu adamların içten gelecek duyguları ka-

YUNUS GİBİ

Yârım, şahım, sultanım;
Canım içinde canım;
Meşrıkta senin yüzün,
Kalbimde senin gözün.
Göklere bürünürsün.
Gizlisin, görünürün.
Aradım dünü günü.
Sen bildin, yalnız onu
Renin açılır gülde.
Kuş dilisin hülbülde,
Kulun oldum, aldandım,
içimde buldum, yandım,
Âşık olan kişi der:
"Hikmet"yok olsa eğer

Unutmaz gonül seni..
Mağrıpta senin izin,
Unutmaz gönül seni,
Yerlerde sürünürsün.
Unutmaz gönül seni..
Sonra açtın yüzünü.
Unutmaz gönül seni..
Adın anılır dilde.
Unutmaz gönül seni..
Seni vefasız sandım.
Unutmaz gönül seni..
Bu yol Yunusa gider.
Unutmaz gönül seni
 
Hikmet Tuğrul

yerek olsun bize verdikleri bu ders bizi artık dürtmeli, harekete getirmelidir. Türk genci, Türk darülfünunlusu inkişaf ve tekâmül için muhite, teşkilâta muhtaçtır. Bu muhit yal-nız mefkurenin ilmin, şuurun muhiti olmalı-dır. Muayyen bir şahıs veya muayyen bir zümrenin gölgesine sığınan muhitler, teşek-küller şahıs veya zümreler kadar fanidir. Halbuki, bir milleti yaşatacak, ona mücade-le kabiliyeti verecek hâdiselerin fani değil, ebedî olması lâzımdır. Türk genci bir mefku-reye muhtaçtır. Bu mefkure ırkımızın istik-balinin zarureti, ve bizim müşterek duygu ve ihtiyaçlarımızın ifadesi olmalıdır. Türk genci Türklüğü ve Türk inkılâbını yaşatmak için inkılâpçı muhitlere muhtaçtır. Biz kat'i-yetle iddia ve ilan ediyoruz ki Türk gencine böyle bir muhit verilmemiştir. Halbuki biz inkılâbın şuurunu benimsemek, iliklerimize kadar ulaştırmak mecburiyetindeyiz.

  Millî mefkure bizde bulunmayan bir çok hassalar ister. Atsızlığı, mertliği, va-

nunlarla yaratmalarına imkân yoktur. İçten gelecek duyguları müşterek muhitler yara-tabilir. Bu itibarladır ki eski Isparta ve Ati-nalılar müşterek yemekler yerlerdi. Bu iti-barladır ki; Almanya, İngiltere ve Fransa'da akademiya ocakları bundan asırlarca önce kurulmuştur.
  Şehir stadları ve plajlar için bütçelerinden para ayıran şehirler utansın.

Ж

  Reisicumhurun işaret ettiği darülfünun ar-kasındaki talebe yurdu elan açılamadı. Spor meydanlarının, dans salonlarının açılmasın-da nutuklar verenler utansın! Bu adamlar İstanbul'da mütevazı birer talebe yurdu a-çarak kendi vilâyetlerinin çocuklarını han, kahve köşelerinden kurtaramaz mıydılar? Bulgar misafirlerimizden ibret alalım! Hepi-miz utanalım...

***

Sayfa 3

 



 

<< Atsız Mecmua

Anasayfa

Düşünce Alanı >>