| |
|
|
Sayı: 17 |
ATSIZ MECMUA |
Sayfa: 2 |
|
büyük bir zaman
için mezuniyet alması icap eden
bir talebenin ne müdürü, ne de
mua-vinleri vazife başında
bulamadığı ve Şuayip efendiye
haber vermeyi de nefsine yedire-mediği
için kimseye söylemeden kendi
ken-dine çıkıp gittiği vakidir.
Bugün yüksek muallim mektebi, hakikatte yalnız aşçıbaşısının hikmet-i
mevcudiyeti o-lan bir oteldir.
Bazı sabahlar |
sizlik mebzulen
mevcut olmakla beraber son dört
beş yıl zarfında cinsî ahlâka
daîr en ufak bir vak'a bile
zuhur etmemiştir.
Bundan
başka mektebi idare edenler
aktif adamlar değildir ki talebe
arasında bir hâdi-se çıktığı
zaman karar verip tatbik edecek
kimse yoktur. Böyle zamanlarda
müdür ne yapılmasını icap
ettiğini |
"Atsız"a
Bir buçuk yıl var ki senden öğüt aldık biz,
Senden taşan Türklük aşkı bize verdi hız...
Artık sussan ve beklesen bunun kârını,
Görsen nasıl hazırlıyor gençlik yarını?
"Türk"ü yalnız "Türk"ü örnek etmekti gayen
En ümitsiz varlık için emindi sayen.
Şuursuzca garba akan gençlik taşandı,
Bu sel senden neler aldı, neler kazandı!
Sendin çizen nispetini Bismark'la Türk'ün,
Sen anlattın niçin gitti Napolyon sürgün;
Artık bugün bir mefkure değildir Lenin,
Sihirledi onu çelik iraden senin.
Ektiklerin genç kalplerde vermekte filiz,
Bil ki onun yükselmesi yakındır Atsız ! ..
|
|
|
|
talebe uyandığı
zaman yatakların birinde hiç
tanımadığı bir çehreye rast
gelir. Bu, ta-lebeden birinin o
gece için yatmaya getir-diği
yataksız kalmış bir ahbabıdır.
Ve her kesin gözü önünde olan bu
vakadan mektep idaresinin haberi
bile olmaz.
Yüksek Muallim Mektebini idare edenler hakikatte idaresizliğin ve
iradesizliğin mü-şahhas
timsalleridir. Talebeyi muayzen
sa-atte mektepte bulunmaya icbar
için müte-addit emirler asılır.
Fakat talebe bildiğini, o-kumakta
berdevamdır. Çünkü talebe bu
e-mirlerin yerine
getirilmiyeceğinden o kadar
emindir ki bu emirlere karşı
yalnız gülümse-mekle iktifa
eder.
Erkek talebeye, kız talebe hususunda, bü-yük bir emniyetsizlik
gösterilir. Geceleyin sinemaya
veya tiyatroya gidecek olan kız
talebe erkek arkadaşlarıyla
değil erkek ha-demelerle
gönderilir. Halbuki mektep
idare-sinin bu çirkin şüphesi
çok haksızdır. Mek-tepte her
türiü münasebet- |
şikâyetçi
talebelere sorar. Diğer taraftan
talebenin gıdasına, istirahati
esbabına da hiç dikkat olunmaz.
Tedrisat müddetince yemekler
biraz daha iyidir fakat dersler
ke-silince yemekler azalır ve
kötüleşir. Hatta dersler
keşilince talebeye verilen 250
kuruş gibi azıcık bir aylık da
verilmez olur. Bu hale karşı
şikâyette bulunan talebeye
verilen cevap şudur: "Tatil
zamanında talebe çalış-madığı
için daha az gıdalarla da iktifa
ede-bilir. "Halbuki tatil
zamanı, bilhassa son se-ne
talebeleri için en hararetli
çalışma zama-nıdır.
Mektepte yatma, kalkma, çalışma zaman-lan katiyen belli değildir.
Hakikaten çalış-mak isteyen bir
talebe sessiz bir köşe bula-maz.
Talebenin biri çalışırken
diğerinin canı radyo veya
gramofon çalmak istese idare
buna mani olamaz. Yahut da bir
kısım tale-be çalışırken
diğerleri her hangi bir oyunla
meşguldür; çalışanlar
düşünülmez. Ve ya-hut da
yatakhanede. uyu- |
|
|
|
|