ATSIZ MECMUA

 
 

 

 

 
Sayı: 5 ATSIZ MECMUA Sayfa: 2

  Köy evleri kerpiç harabeler halinde iken Türkiye'de şehirler yapılamaz. Türkiye'de şehirler daimi: köylerin zararına olarak yapılır ve büyütülür. Sanayi, memleketi ol-madığımız için millî istihsale fay dalı fabri-kalarla dolu sanayi şehirlerimiz de yoktur.

  Şu halde bizde şehir, memurların, tüccar-ların, köylü ile tüccarlar arasındaki muta-vassıtların ve daha bilmem nelerin oturdu-ğu yerlerdir. Yani köylünün uşakları şehirde oturur; fakat ne gariptir ki, efendilerimiz harabelerde yaşar,

  Biz bütün hedeflerimizin başında düşünül-mesi lâzım gelen bir prensibi terabüz ettirmek istiyoruz. Bu da köycülüktür.

  Fertlerden cemiyetlere, mesleklere, içti-maî sınıflara ve devlet teşkilâtına kadar her yerde her işin başında köylerin ve köy-lülerimizin refahı düşünülmelidir. Bir yerde taş taş üstüne koymak istiyorsak bunu ilk önce en muhtaç köylerimizde yapmalıyız. Bir yere bir gölge verecek ağaç dikmek isti-yorsak buna en çorak köyümüzden başla-malıyız.   Bir yerde sıhhî bir müessese

Köylüyüm

Yazılarım onundur; çünkü bir oğluyum ben,
Çünkü bu yurt ömrünü borçludur o kadına.
Topraktan aldığını yine toprağa veren,
Aziz bir annedir ki «köylü» derler adına...

Köylüyü çok muhterem bilenlerden biriyim:
Karşılıksız çalışan çocuklar, analardır;
Ve madem ki kanımda onların kanı vardır;
Köylünün şairiyim, köylünün şairiyim...

Arkadaş! yahut benim dilimce "ey hemşeri"!
Mevzuum: "hasta Öküz, hasta çocuk, dul ana
Ve taşlı tarlalarda dökülen alın teri"...
Daha yakındır bunlar kendi derdinden sana!

                                                                     Fuat Edip

onun ücretli hizmetçileri büyük şehirlerin sakinleridir. Köylerde elektrik yapılmadan şehirleri elektriklemek doğru değildir. Köy-lerde millî zevkimize göre bir köy mimari-sine uygun programlı bir imar başlamadan büyük şehirlere büyük binalar yapmak caiz değildir. Köylere radyo vermeden şehirliye radyo dinletmek haramdır.

  Gübreli çirkefler köy sokaklarını bataklık yaparken, büyük şehirlerin kanalizasyon-una para harcamak yerinde olamaz.

  Köy mektepleri mahdut yerlerde ve kerpiç damlar altında bulurken şehirlere ve hatta kazalara süslü ve büyük mektep binaları yakışamaz.

  Mevzuun esasında ve düşünme tarzının hareket noktasında fark olduğu için bu misallerin sayısını arttırmak, her sahada muhtelif örnekler bulmak kabildir. Bizim kastımız şu şekli veya bu sahadaki devlet tatbikatını tenkit etmek değildir.

 açmak niyetinde isek bunda da her şeyden önce köylünün ihtiyacını düşünmeliyiz.

  Bugün gördüklerimize göre birinci plânda şehirlerle uğraştığımız derhal anlaşılır. Biz, köylerimizin birinci plâna geçmesini istiyor-uz. Hiçbir j yerde efendinin binasından önce hizmetçilere mesken yapılmaz. Hiçbir yer-de efendimiz karanlıkta otururken ecirleri elektrik yakamaz.

***

  Bu sözlerde belki bir parça koyu renkli fikirler ve hissiyat şiddeti görenler buluna-bilir. Fakat mademki köylüyü her şeyden üstün sayıyor ve bizim bütün muvaffakı-yetlerimizin kaynağı tanıyoruz.

  Onu kendimizden çok düşünmek, kendimi-ze yani şehirlerimize bir şey yapmadan ön-ce onun ihtiyaçlarını dindir meye çalışmak borcumuzdur.

Sayfa 3

 



 

<< Atsız Mecmua

Anasayfa

Düşünce Alanı >>