labiliriz. Birçok insanlar biliriz ki bu
memle-kete kendi uydurmaları olan bir frenk te-lakkisiyle bakar,
gördükleri ve hatta yap-tıkları bütün şarlatanlık, riyakârlık ve
fena-lıkları şarklıyız diye izaha kalkarlar.
Milletimize ve ahlakımıza bundan daha bü-yük bir
bühtan olamaz. Halkımız milli fazi-letlerimizin kaynağıdır; ona göre
millet ve memleket yolunda hak yok, vazife vardır. Bugün, kızgın
güneş altında orak biçen köy-lü, yarın hudutlarda kan döken kahraman,
ondan sonra da yine köyünde vergi ver-meye çalışan fakir bir vatandaş
veya eğer şehit olmamışsa, malul bir insandır.
Milleti yolunda ölçüsüz fedakârlık yapan, ona
mukabil övünmek ihtiyacını bile duy-mayan atsız kahramanlar, bizim
köylüleri-mizin ekseriyetini teşkil eder.
***
Münevverlerimizi bu fazilet heykelleriyle mukayese
imkânı yoktur. En küçük feda-kârlıkların, en yaygaralı davalarla dile
gel-diğini, en tabii vazifelerin buhranlı mesai şeklinde
gösterildiğini, en küçük çalışma-ların en muhteşem riyalada
methedildiğini, ancak münevverlerimizin arasında görürüz.
***
Halkımız kanuni mükellefiyetler haricinde birçok
işleri parasız görür; fakat biz, millet yolunda bir adım atarken
şahsi menfaat-lerimizi düşünmekten vazgeçemeyiz.