| |
|
|
Aylık Fikir Mecmuası |
|
Yıl: 1, Sayı: 7 |
Sahibi ve Müdürü: H. Nihâl |
15 İkinci teşrin 1931 |
|
Kuş Bakışı |
|
Millî Benlik |
|
Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler,
başka milletlerin şikârıdır. Gazi
|
|
Yirminci asır medeniyeti ve Avrupa millet-leri ile
temasa gelen insanların bir çoğunda milli benlik hissinin
sarsıldığını görüyoruz. Şüphesiz yüksek, duygulu olan her medeni
insan Avrupa ve Amerikanın yüksek ilmini ve ince tekniğini görünce
onlara karşı tak-dir ve hürmetle karışık bir hayranlık duyar. Fakat
birçokları bu kadarlarla da kalma-yarak onların dini, siyasi, içtimai
ve iktisadi ahlaklarına ve bütün insanlık asaletlerine de hayran
kalarak kendi milletimizi ve ken-di milli benliğimizi hiçe saymaya
başlıyor-lar. Bunların içinde derin bir göğüs geçire-rek "onlar nerde,
biz nerde?" diyenler bulunduğu gibi, kendinden geçerek ve her şeyi
unutarak Avrupa ve Amerikalılara tapınanlar ve birkaç yıl yabancı
memle-ketlerde kaldıktan sonra, bir vazife almak üzere vatana
döndükleri zaman derin bir inkisara düşenler ve hatta ağlayanlar da
vardır.
***
Bu ileri medeniyetlerin ihtişamı ile gözleri
kamaşan ve milli benliklerini kaybeden in-sanlara acımamak elimizde
değildir. Fakat onlara yalnız acımak da kâfi değildir.
***
Eğer,
Türk milleti Garptaki
milletlerden sefil, perişan,
yoksul ve geri ise bu kabahat ne
onda
|
ve ne de
bizdedir. Ancak geçmiş zamanlar-da bu milleti zincirleyen ve süründüren harici
ve dâhili siyasetlerde, fenalıklarda ve nihayet muahedelerde ve
münevverlerde-dir.
***
Eğer bugün Avrupa ve Amerikalılara şuursuz bir
budala aşkı ile bağlanmıyor da onların insanlığına hayran
yaşıyorsak, bu za-vallılığına ve geriliğine hükmettiğimiz Türk
milletini de o seviyeye çıkarmak en büyük insanlıktır.
***
İyiliklere ve güzelliklere hayran kalarak,
zavallıları ve mustaripleri unutan ve hiçe sayanlar, ancak cılız
enerjili ve kısır ruhlu insanlardır. İnsanlığımızda kuvvetli, soy ve
cins isek, milli benliğimizi kaybetmeden; a-cizlere ve miskinlere
yakışan hüsranlara ve inkisarlara düşmeden, bu yüksek gördü-ğümüz
milletlere ve memleketlere doğru hamle yapmak mecburiyetindeyiz.
***
Hâlbuki milli gayretlerimiz bu
kadar sade ve basit bir acıma
hissine ve bir misyoner
sevgisine muhtaç kalacak kadar
da düşkün değildir. Davamızda
hakikat, |
|
|
|
|