ATSIZ MECMUA

 
 

 

 

 
Aylık Fikir Mecmuası
Yıl: 1, Sayı: 8

Sahibi ve Müdürü: H. Nihâl

15 Birinci kânun 1931

Kuş Bakışı

Millî İktisat

İstihsali bedevi olan bir milletin istihlâki medeni olamaz.

  Asırlardan beri kapitülasyonlar gibi zalim zincirlerle eli ayağı bağlanıp açık göz ve be-zirgân ruhlu milletler ve sermayeler tara-fından sağlam bir inek gibi istismar olun-muş bir milletiz. Herkes müstemlekeler e-dinir ve onların kanını emerdi. Biz Ana yur-dumuzu da müstemlekelerimiz uğrunda is-tismar ettik.

  Bunlarla beraber, Tanzimat'tan beri Avru-pa medeniyeti ve onun icapları ile daha sıkı temasa gelerek bilhassa münevver geçinen sınıflarımızın gözü kapalı israfları ve züp-pelikleri yüzünden bütün servetimizi bir mi-rasyedi gibi düşüncesizce israf ettik.

  Zararlarımız bu kadar da değildir. 1310 se-nesinden beri hemen her yıl baş gösteren dâhili harplerle uğraşıyor ve bir sürü mas-raflar yapıyoruz. Bunlardan başka meşru-tiyet inkılâbını yaptık. Onun tabii ve ser-dengeçti birer neticesi olan bir sürü mas-raflarla karşılaştık.

  İtalyan taarruzu ve Trablus harbi önü-müze çıktı. Onunla pençeleştik. Bitmeden Balkan başladı. Henüz tedarik ettiğimiz bir sürü müdafaa vesaitimizi ve henüz denkleri açılmamış kız gibi malzemeyi büyük ve mümbit arazi parçaları ile beraber düşman-larımıza kaptırdık. Bu arada istikrazlar yap-tık.

  Büyük harp geldi. Yeniden bir sürü mas-raflara daldık. Çocuklarımız yiyecek ekmek bulamazken, mahsulâtımız sıfıra inmiş ve ihracatımız durmuşken çöllerdeki baldırı çıplaklara altın dağıtmakla uğraştık. Niha-yet mütareke geldi.

  Yeniden birkaç emperyaliste miras olacak kadar büyük arazi ile beraber büyük ser-vetler kaybettik.

  İstiklal harbini, gırtlağımızı aşan borç ve milletimizin dibi çıkmış kesesinden kırıntı halinde dökülen paralarla başardık.

  Ondan sonra da herkese parmak ısırttıran büyük inkılâplarımız başladı.

  Bunların hepsi masrafla olan ve kıymetleri para ile ölçülemeyecek büyük işlerdi. Milli müdafaamızı temin için zaruri fedakârlık-larla mühim müesseseler meydana getir-dik.

  Sonra yeni bir medeniyeti bütün etrafı ve levahiki ile kabul ettik. Bu son zaferi haya-tımız pahasına kazanmıştık. Zafer ve mu-vaffakiyet içimizdeki dolgun ruh iktibas-larını ve ıstıraplar içinde geçen hayatımızın sert zembereğini boşalttı, bir müddet isra-fa daldık. Bu arada yine dâhili isyanlar oldu.

Sayfa 2

 



 

<< Atsız Mecmua

Anasayfa

Düşünce Alanı >>