tereceğiz. Kuvvetini ve şahsiyetini
halk i-çinde ve onun
için tüketerek ölenlere milli kahraman diye tapacağız. Yalnız
köylerde ve köylülerin gönlünde yaşayan uluslara milli kahraman
diyeceğiz.
Salonlarda dile gelen, şehirlerde hak dava eden,
iş görmek için mevki bekleyenlere ve yaptıklarıyla öğünenlere
inanmayacağız.
En büyük kıymetlere, kıymet oldukları gün
sırnaşmayacağız. Milletimizin iyiliği ve yük-sekliği için müspet
çalışanları gönlümüzde yaşatacak ve Türkiye topraklarına
gömül-dükleri gün, mezarlarını milli mefkûremizin mabedi yapacağız.
Yüze karşı söylenen sevgilere güleceğiz. Sevgiler
gönülde, hatıralar tarihte, kahra-manlar milli mabetlerde kutlu
olacak.
Riya ve şarlatanlık karışık olan her şeye
tüküreceğiz.
Millet ve Vatan yolunda can verenlere ve onların
yadigârlarına bu milletin tarihte ol-duğu gibi en kutlu insanları
olarak bakacak ve onları fedakârlıkta kendimize, örnek e-deceğiz.
Millet ve Vatan işlerinde hırsızlık, ahlak-sızlık
ve fenalık yapanlara tafsilatlı kanun maddeleri yazarak cürme göre
pazarlığa girişmeye aklımız ermediğinden böylelerin yok olmasını ve
yok edilmesini isteyeceğiz.
Rüşvet ve İrtikâp kelimelerin sehpalara a-sılı
yaftalarda seyredeceğiz.
Halkın hakları ve dertleri için acı, sert, açık ve
fakat doğru söyleyenleri dinleyecek tat-lı, yumuşak, kapalı ve
nezaketli konuşan-lardan şüphe edeceğiz.
Sefaletler içindeki sefahatlere, ıstıraplar
karşısındaki zevkler, iniltilerle alay eden kahkahalara
haykıracağız.
Halkın sıhhati, hayatı, refahı ve istikbali i-çin
faydalı olan her şeyi benimseyecek, bunlara karşı koyan ve ne
şekilde olursa ol-sun halkı esir yapmaya ve istismar etmeye uğraşan
her şeyi düşman bileceğiz.
Neslimiz bunları yaparsa, nesillerimiz ve
istikbalimiz kurtulmuş olacaktır.