Behcetüttevârîh 863 (= 1459)te
bitti. Sadırazam Mahmud Paşaya İthaf olundu.
864 (=1460)te "Menhec ür-Reşâd"(=
Olgunluk Yolu) adlı din bilgisi kitabını yazdı. Bu
kitabın başlangıcında daha Önce yazmış olduğu
eserler olarak "Enis ül-'Ârifîn"ile kelâma ait
"Kasîde-i İmâli Şerhi"ve "Behcetüttevârîh"ten
bahsolunuyor. Musiki kitaplarının adı geçmiyor.
İhtimal ki din bilgini olan. Şükrullah, musikiye ait
eserlerine değer vermiyordu veya böyle bir din
kitabında onlardan bahsetmeği lüzumsuz bulmuştu.
868 muharreminde ( 15 eylül
14 ekim 1463) Bursada "Cami' üd-Da'avât"( = Dualar
Dergisi) adlı eserini yazmağa başladı. Bazı
arkadaşları 10 muharrem S68 (=24 eylül 1463) de
kendisini hatırlayarak bir dua kitabı yazmasını rica
ettiler. O da bunu kabul ederek 868 Cemâziyelevveli
ortasında ( = 1464 başlangıcı) kitabı Bursa'da
bitirdi.
Şükrullah'ın ölüm tarihini
bilmiyoruz. Son eserini yazdığı zaman 76 yaşında
olduğuna ve daha Behcetüttevârîh'i yazdığı
sıralarda, yani 71 yaşlarında iken ihtiyarlıktan pek
fazla şikâyet ettiğine göre 1464'ten sonra pek fazla
yaşamadığını tahmin edebiliriz. Bursa'da ölmüş
olması muhtemeldir.
Şükrullah'ın "Ahmed Çelebi"
adında bir oğlu olduğunu biliyoruz. Sultan Cem,
1482'de Bursa'yı zaptettikten sonra İkinci Bayazıd'a
bir elçi heyeti göndermişti ki Çelebi Sultan
Mehmedi'n kızı Selçuk Sultan ile Mevlânâ Ayaş ve
Şükrullah'ın oğlu Ahmed Çelebi'den mürekkepti.
Eserleri
1) Musiki risaleleri: Şükrullah'ın ilk eseri,
herhalde Rauf Yekta Beğin elinde bulunan ve İsa
Çelebi adına yazdığı söylenen musiki kitabıdır.
Millî Tetebbüler Mecmuasında Yekta Beğİn verdiği
örneklerden anlaşıldığına göre açık bir Türkçe ile
yazılmıştır. Fakat biz bu eserin İsa Çelebi adına
yazıldığını kabulde mütereddidiz. Çünkü 861
muharreminde (= 1456 sonu) yazmağa bağladığı
Behcetüttevârîh'in başlangıcında yaşının 70'i
geçtiğini söyüyen ŞÜkrullah, Behceti.ittevârîhin
sonunda 22 yaşmdanberi Osmanoğullarına dua ile
meşgul olduğunu yani onların hizmetinde bulunduğunu
ve 22 yaşından bu kitabı yazdığı tarihe kadar 51 yıl
geçtiğini söylüyor. Demek ki Behcetüttevârîh'i hicrî
hesapla 73 yaşında bitirmiştir. Behcetüttevârîh İse
863 (= 1458-1450) te bitmiştir. Bunu da. 864 ( =
1460) te yazdığı "Menhec ürReşâd"adlı eserinde, daha
önce yazdığı eserlerin adlarını sayarken
Behcetüttevârîh'i de zikretmesinden anlıyoruz. Şu
halde 861'de yaşı 70'i geçen yani 71 yaşında bulunan
Şükrullah'ın 863'te 73 yaşında bulunması ve bu
hesaba göre de 790 (= 1388)da doğmuş olması
gerektir. İsa Çelebinin ölümü veya kaybolması en geç
1405'te olduğuna göre Şükrullah'ın bu tarihte 17
yaşında olması lâzım gelir. 17 yaşında bir çocuğun
bir musiki risalesi, yazması biraz güçtür.
Şükrullah'ın İkinci Murad adına
da bir veya iki musiki risalesi yazdığını biliyorsak
da mahiyeti hakkında, bilgimiz yoktur. Şükrullah
diğer eserlerinde musiki risalesi yazdığından
bahsetmemiştir.
Enîs ül-'Âritîn: 1451-1456
arasında yazılmıştır sanıyorum. Nasıl bir kitap
olduğunu bilmiyoruz. Kâtib Çelebi de kitap hakkında
izahat vermeyerek Fatih devleti bilginlerinden
Şükrullah'ın eseridir demekle iktifa ediyor. Hangi
dille yazılmış olduğunu da söylemiyor. Bunun musiki
kitabı olması İhtimali de vardır.
Kasîde-i İmâli Şerki: Bir kelâm
kitabı olan bu eser de 1451-1456 arasında
yazılmıştır. Bunu ve bundan Önceki eserini yazmış
olduğunu "Menhec ür-Reşâd"adlı eserinde bildiriyor.
Behcetüttevârîh: Farsça
yazılmış bir umumî tarihtir. 1456-1459 arasında
yazılmıştır.
Menhec ür-Reşâd: 1460 ta
yazılmış Farsça bir din kitabıdır.
Cami' üd-Da'avât: Muhtelif
yerlerde ve durumlarda okunacak duaları bir araya
topîıyan bîr eserdir.' 1463 Ekim ayı ile 1464 Ocak
ayı arasında Bursa'da yazılmıştır.
Behcetüttevârîh:
Bir umumî tarih olan, fakat tabiî
tarih, coğrafya, kozmoğrafya, etnografya ve dinden
de bahseden Behcetüttevârîh'in Osmanlılar bölümü
gayet mühimdir. Emevî, Abbasî, Alevî halifeîeriyle
Selçuklular hakkında verdiği malûmatın pek üstünkörü
olmasına rağmen, uzun zaman Osmanlı padişahları
hizmetinde bulunması ve resmî sıfat taşıması
dolayısıyla Osmanlılar için değerli bir kaynaktır.
Çelebi Mehmed, İkinci Murad, Fatih zamanlarını
idrak eden müellifin 810 (=1407) dan bağlıyarak
verdiği malûmat pek mühim olup bu hususta bir ana
kaynaktır. Yaşayıp görmediği zamanlar için yani
Osman, Orhan, Murad, Yıldırım çağları için verdiği
malûmatı nereden aldığını bilmiyoruz. Çünkü kitabın
başlarında kendisine kaynak olduğunu söyleyerek
sıraladığı eserlerden hiçbirisi Osmanlı tarihi
kaynağı değildir. Zikrettiği kaynaklar arasında
nasıl bir eser olduğu ve kimin tarafından yazıldığı
belli olmayan bir "Sahîhüttevârîh"vardır.ki zayıf
bir ihtimalle Osmanlı tarihinin eski kaynaklarından
olabilir.
Gerçi Şükrullah'ın, Ahmedî'yi
kendisine kaynak yaptığı muhakkaktır. Fakat
Ahmedî'de vukuatın yılları gösterilmediği ve
Niğebolu savaşı gibi mühim bir savaştan
bahsolunmadığı halde Şükrullahta vukuatın çoğunda
yıl ve hattâ ay ve gün târihleri vardır. Niğebolu
savaşından da bahsedilmiştir. Bu bakımdan
Şükrullah'ın yalnız Ahmedîye dayanmadığı, başka
kaynakları da gözden geçirdiği, muhakkaktır. Fakat
bunları zİkretmemiştir. Eserini Bursa'da yazdığına
göre de belki o zaman bulunup bugün yok olan bazı
arşiv vesikalarına başvurmuştur.
Şükrullah eserini ilk defa yazıp
Sadırazam Mahmud Paşaya takdim etmiştir. Fakat
Mahmud Paşa 1467 de Sadrazamlıktan düşünce galiba
kitabını yeniden tertip etmek lüzumunu duymuş ve
Mahmud Paşaya olan ithafı kaldırarak kitabını
yeniden tanzim etmiştir. Kitabın ilk tertibinde
Şükrullah, Karakoyunlular beği Cihanşah'a olan
elçiliğini ve bu sırada Osmanlılar'la Kara
koyunlular m akrabalığım öğrendiğini yazıyor.
Kitabın ikinci tertibinde ise bu parça yoktur. Belki
de Fatih, Karakoyunlularla akrabalığı hoş görmediği
için Şükrullah bu. parçayı çıkarmıştır.1
Nuruosmaniye nüshası kitabın İlk tertip şeklini,
diğer bütün nüshalar ise ikinci tertip şeklini
gösterir. Nuruosmaniye nüshası 12 bölüm olup
diğerleri 13 bölümdür. İkinci tertip nüshaların
onuncu bölümü meşhur hakimlere ait olup bu bölüm
Nuruosmaniye nüshasında yoktur. Nuruosmaniye
nüshasının 12'nci, diğerlerinin 13'üncü bölümleri
Osmanlılar'a aittir.