OSMANLI TARİHLERİ I

Şükrullah

Behcetüttevârîh

 
 

 

 

4

4—Yalnız Nuruosmaniye nüshasında bulunup ikinci tertip nüshalarda bulunmayan ve Şükrullah'ın, Karakoyunlular beği Cihanşah'a elçiliğini anlatan parça (yani 53 üncü sayfanın 11-27'nci satırları) daha büyük puntoluk ince harflerle gösterilmiştir.

5—Asıl metinde olmadığı halde, mânânın daha kolay anlaşılması için benim tarafımdan eklenen kelimeler (ki pek azdır) parantez içine alınmıştır.

6—Nüsha farklarında bilhassa rakkama ve has isimlere ait olanlar, her sayfanın altında gösterilmiştir. hiç bir ehemmiyeti olmayanlar gösterilmemiştir.

7—Metinde açıklanması gereken bazı noktalar, küçük rakkamlarla işaretlenerek kitabın sonunda izah edilmiştir.

8—Metin, tarafımdan Türkçe'ye çevrilirken mümkün olduğu kadar 15'inci asır Türkçesi'ne yaklaşmış olmak için bazı eski Türkçe kelimeler kullanılmıştır. Bu kelimelerin çoğu bugün geniş okuyucu yığınınca biliniyorsa da, bilmeyenlere kolaylık olmak üzere onları da aşağıda gösteriyorum. Bu kelimeleri kullanmaktan maksadım, Arapça-Farsça kelimeleri anlamak için emek verecek olan okuyuculara, aynı emekle Türkçe öğretmeği sağlamaktır.

9—Eserin asıl metninde manzum olan parçalar manzum olarak çevrilmiştir.

Tercümede Kullanılan Eski Türkçe Kelimeler

Çiftçioğlu Nihâl Atsız

 

Bu kitap Tanrı kullarının en güçsüz ve yoksullarından Şükrullah'ın yazdığı kitaplardandır ki beğlik direkleri-nin desteği, vezirlik göğünün yalazı, kişi oğullarının işlerinin onarıcısı, acunda vezirlerin sultanı, beğlerle sultanların öğütçüsü, suyun ve balçığın özü, ada sana ihtiyacı olmayanın kutlu adına sunulmuştur.

YAKARIŞ

Yer yüzünde dâima mes'ûd ola

 Nâmı gibi akıbet mahmûd ola

Ey Tanrı! Seçilmiş yalavacın, an soyunun,  iyi arka-daşlarının yüzü suyuna onun çağını mengülüğe ulaştır, ululuk ağacını göz değmesi fırtınasından koru!

 

 

Devamı



 

<< Osmanlı Tarihleri

Anasayfa

Düşünce Alanı >>