9 Eylül 1922'de askeri kısmı tamamlanan milli mücadelemizden sonra,
sıra devletimizin adının konmasına gelmişti. Türk budunu, o günlere
gelene kadar yönetim biçimi olarak mutlakıyeti ve meşrutiyeti
görmüştü . Bu iki yönetim biçiminde de egemenlik, dolayısıyla son
söz sadece tek bir kişiye aitti. O kişi de padişah idi.
Başbuğ Atatürk'ün kafasındaki yönetim biçimi, 19 Mayıs 1919 yılında
Samsun'a ayak basmasıyla birlikte başlattığı milli mücadelenin
başından beri cumhuriyetti. Ulu Başbuğ, budununu tanıyor ve
seviyordu. Bu yüzden de budununun hak ettiği ve layık olduğu yönetim
biçimini "Cumhuriyet" olarak seçmişti. Çünkü ulu Başbuğ, Türk
budununun karakterine ve adetlerine en uygun olan yönetim biçiminin
"Cumhuriyet" olduğunu biliyordu.
Ulu Başbuğ Atatürk, 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını
Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara , "Yarın Cumhuriyet'i ilan
edeceğiz." dedi. Ertesi gün yani 29 Ekim 1923 günü açılan Meclis
oturumunda, Anayasanın birinci maddesinin "Egemenlik kayıtsız
şartsız milletindir. Türkiye Devletinin hükümet şekli cumhuriyettir"
biçiminde değiştirilmesi kararı alındı. Tüm milletvekilleri çok
mutlu ve heyecanlıydılar. Bu sırada milli şairimiz Mehmet Emin
Yurdakul söz alarak orada bulunanları "Yaşasın Cumhuriyet" diye
bağırmaya davet etmişti. Bu davet üzerine milletvekilleri ve
mecliste bulunan gaziler, komutanlar kim varsa, yerlerinden kalkıp
büyük bir coşku ve heyecanla "YAŞASIN CUMHURİYET" diye bağırmaya
başlamışlardı.
29 Ekim 1923 Pazartesi günü saat 20.30’da Cumhuriyet ilan edildi.
Türkiye Devleti'nin adı konmuştu: Türkiye Cumhuriyeti! Cumhuriyetin
ilk başkanı da Gazi Bozkurt Mustafa Kemal Atatürk oldu. Cumhuriyetin
ilan edildiğinin ve ilk cumhurbaşkanımızın Atatürk olduğunun
duyulması tüm yurtta büyük bir sevinçle ve coşkuyla karşılandı. Türk
Budunu bugünle birlikte, egemenliğin kayıtsız şartsız tek sahibi
olmuştu.
Bu kutlu gün, Türk budunu tarafından 82 yıldan beri büyük bir
coşkuyla ve heyecanla kutlanmaktadır. Budunun egemenliğini içlerine
sindiremeyen Atatürk ve cumhuriyet düşmanı olan kesim de, Atatürk
Cumhuriyeti'ni yıkmak için var güçleriyle mücadelelerine o gün bugün
devam etmektedirler. 82 yıldan beri yaşayan ve Türk budunu
tarafından yaşatılan cumhuriyet, sonsuza kadar yaşayacak ve
yaşatılacaktır. Günü geldiğinde; Cumhuriyet, Türklük ve Atatürk
düşmanı olan kesimin beynine demir yumruğumuzu öyle bir indireceğiz
ki, bir daha esameleri okunmayacaktır.
"Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz.
Cumhuriyetimizin dayanağı, Türk topluluğudur."
"Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk,
onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz."
"Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli
muhafızlar ister."
diyen ulu Başbuğumuzun emanetinin yılmaz bekçileri olan biz
Türkçüler olduğu müddetçe, bu soylu budun, cumhuriyein 82'inci
yıldönümünü kutlamanın yanında, "Size, cumhuriyetin 100'üncü yılını
kutlatmayacağız(?)" diyen soysuzlara inat, cumhuriyetin 100'üncü
yılını da kutlayacak ve kıyamet kopana kadar da kutlanmaya devam
edecektir.
Durmadan dalgalan şanlı bayrağım,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ağaçlar bezensin, dallar süslensin,
Bahçeler donansın güller süslensin.
Ata'nın geçtiği yollar süslendin.
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Yurt için savaşmak bir şanlı düğün,
Yaşamak tutkusu her şeyden üstün.
İstiklal sevdası ufkumuzda gün,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Tarihe sığmayan şanlar Türk'ündür,
Ölümden korkmayan canlar Türk'ündür.
Bayrağa renk veren, kanlar Türk'ündür,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ata'mız her zaman kalbimizde hız,
Ülkümüz uğrunda ölmek andımız.
Şölenler kurulsun, içilsin kımız,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Kanını toprağa katanımız var,
Bayrağın altında yatanımız var,
Destanlar kaynağı vatanımız var,
Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Atam, sen rahat uyu. Kurduğun cumhuriyeti emanet ettiğin Türk
gençleri oymaklarında görevlerinin başındalar. Bizlere bıraktığın
emanetini elimizden alabilecek güç bu acunda yok. Kutlu tinin rahat
etsin.
Ulu Türk Budunu!
Bu kutlu günü büyük çoşkuyla kutlayalım. Evlerimizi, işyerlerimizi
ve yaşadığımız tüm mekanları bayraklarla donatalım ki, dost mutlu
olsun, düşman ise kahrolsun!
Cumhuriyetimizin ilan
edilişinin 84'üncü yıldönümü ve 29 Ekim
Cumhuriyet Bayramı budunumuza kutlu olsun!
ATSIZCILAR