Sonra, zevcem Tolınay'ın İstanbul
kütüphanelerindeki sekiz Türkçe nushayı
karşılaştırarak hazırladığı Türkçe metinle kelime
kelime mukayese ve kontrol etmek suretiyle bugün
ortaya koyduğum tercümeyi meydana getirdim.
Şükrullah'ın hayatı ve eseri hakkındaki tetkikimi ve
kitabın sonuna koyduğum notları eklemek suretiyle de
eseri tamamladım.
Biraz değeri olan bu eseri (çünkü
değeri olduğuna inanmasam neşretmezdim) sırf kendi
kendime yapmış değilim. Hakikî ilim adamları,
başkalarının yardımı olmaksızın hiçbir ilmî eser
vücuda getirilemeyeceğini çok iyi bilirler. Ben de
bu eseri ortaya koymak için değeri bilinmeyip kıyıya
atılmış eski âlimlerle arkadaşlarımın yardımlarına
bel bağladım. Şükrullah tarafından kısmen Arapça
yazılmış olan başlangıç için Türk bilginlerinin
ulusu, yer yüzündeki bütün şarkiyatçıların manevî
hocası, Arap dili ve edebiyatının son büyük üstadı
Bayazıd Umumî Kütüphanesi müdürü, eski
müderrislerden İsmail Saib Efendi Hazretleri ile;
İstanbul Darülfünunu'nda islâmiyat müderrisi, hakikî
din bilgisi âlimi Yaltkaya-Oğlu Şerefeddin Bey
Hocadan; ince ve keskin nükteleri dillerde dolaşan,
bu asrın nükte söyleyicilerinin başı, Acem dili ve
edebiyatı üstadı Kamoğlu Ferid Beyden; Türk, Arap,
Acem dillerindeki bilgisi herkesçe tanınmış olup her
ilim harmanında birkaç demet başağı bulunan Muallim
Kilisli Rıfat Beyden istifade ettim. Tanrı
ömürlerini uzun etsin. Bu dört kişinin yardımı
olmaksızın hiçbir eser çıkmayacağını gerek Türkler,
gerekse çalışmak üzere Iİtanbula gelen Avrupalılar
bilir.
Bunlardan başka, eserin
tercümesini bitirdikten sonra yanlışlarımı düzeltmek
üzere arkadaşım Gölpınarlı-Oğlu Abdülbâkî ile farisî
metni benim tercümemle karşılaştırdık. Gölpınarlı-Oğlu,
yanlışlarımı düzeltmek suretiyle bu eserin biraz
daha iyi olmasına yardım etti.
Arkadaşım Gökyayoğlu Orhan Saik,
bu eseri yazmak için okumam şart olan sayfalarca
yazıyı bana Almanca'dan tercüme ederek büyük
yardımda bulundu.
Profesör Zeki Velîdi notlar
kısmındaki «Kırgız» ve «Karluk» maddelerini gözden
geçirmek, Profesör Abdülkadir İnan Kırgız oymak
adlarının doğru okuyamadığım bazılarının doğru
okunuşlarını bildirmek, dostum Yinancoğlu Mükrimin
Halil ise yalnız kendisinde bulunan bazı yazmalardan
istifade ettirmek, «Qût ül-Ervâh» ın nerede olduğunu
haber vermek ve bazı meselelerin aydınlanması için
benimle münakaşa etmek suretiyle yardım etmiştir.
Kendilerine burada teşekkür ederim. Merhum, Amasya
tarihi müverrihi Hüseyin Hüsamettin Bey, Kitapta da
görüleceği üzere, bana Şükrullah'ın ataları hakkında
şifahî bazı malûmat vermişti. Tanrı'nın esirgenliği
üzerine olsun.
Bu eseri orta okul ve liselerde,
bazen haftada 29 saati bulan ders zamanlarından
artırabildiğini saatlerde ve tatillerde çalışarak
iki yılda hazırladım. Tercümesinde,
Behcetüttevârîh'in yazıldığı on beşinci asrın güzel
halk Türkçesi'ni taklit etmeğe çalıştım. Fazla
olarak da bugün için unutulmuş olan bazı Türkçe
kelimeler kullandım. Bu kelimeleri kullandığım için
dil kurultayı maskaralıklarına yahut dil-güneş
teorisi hezeyanlarına taraftar olduğum sanılmasın.
Okuyucular, alışılmamış Arap ve Acem sözleri için
lügate bakacakları yerde unutulmuş Türkçe sözleri
öğrenirlerse daha doğru olur kanaatindeyim.
Kullandığım eski Türkçe sözler kitabın sonuna üste
halinde eklenmiştir.
Bunlardan «mel'un» yerine
«karganmış» ı «kargamak» mastarından çıkardım.
«Zalim» yerine «kıyıcı» yi ise kendim uydurdum.
Ötekiler esasen vardı. 19-40'ncı sayfaları dolduran
ve asıl Şükrullaha ait bulunan metinde kara
harflerle gösterilen kelimeler ve edatlar, basıma
temel tutulan Nuruosmaniye nushasında bulunmayıp
öteki nushalarda bulunan kısımları gösterir. 27'nci
sayfada italik harflerle yazılan kısım ise yalnız
Nuruosmaniye nushasında bulunup ötekilerde
bulunmayan parçadır. Metinde bazı kelimeler parantez
İçine alınmıştır. Bunlar aslında bulunmayıp mânânın
daha iyi anlaşılması için benim tarafımdan eklenen
kelimelerdir. Nushalar arasındaki küçük kelime
farkları sayfaların altında gösterilmiş, manzum
kısımlar manzum olarak tercüme olunmuştur. Eser,
tarih öğretmeni olan zevcem Tolunay Atsız'a benden
bir yadigârdır.
21/22 Şubat 1939 ATSIZ