EN SİNSİ TEHLİKE

 
 

 

 

1

EN SİNSİ TEHLİKE

Türklüğün tek kurtuluş ve yükseliş yolu olan Türkçülüğü başka milletler hesabına yapılan bir hareket gibi göster-mek isteyen solculuk, şimdi de güya halkçılık, yurtçuluk maskelerine bürünmüş olduğu halde gençliği zehirlemeğe çalışıyor. Bu en sinsi tehlike ile yaptığım kalem savaşını bu kitapçıkla okuyuculara sunuyorum. Bunlardan "Komünist Don Kişotu Proleter - Burjuva Nâzım Hikmetof Yoldaşa" adlı birincisi 1935'in son ayında broşür halinde 500 tane basılmış ve bir günde tükenmişti. "İçimizdeki Şeytanlar" adlı ikincisi 1940 ağustosunda 1000 tane olarak basılmış, 2–3 haftada hepsi satılmıştı. Pek çok Türkçü gençler bu iki broşürün, bilhassa birincisinin yeniden basılmasını istedik-lerinden Türkçü efkârı umumiyenin bu isteğini yerine getir-mek için bunları yeniden, iki makale daha ekleyerek, toplu bir halde bastırıyorum. "Üç Rejim" ve "En Sinsi Tehlike" adlı yazılar ilk defa çıkıyor. Namık Kemalin oğlu olup darül-fünunda "metin şerhi" hocamız olan Ali Ekrem merhum, ilk broşür dolayısıyla bana bir mektup göndermişti. Bunun kli-şesini ve yeni harflere çevrilmiş şeklini, tarihî bir hâtıra olarak buraya koyuyorum.

Türklük ve Türkçülük için olan savaşımız sonuna kadar sürecektir.

Ağustos 1943, Maltepe Atsız

Merhum Ali Ekrem Bulayır'ın mektubunun yeni harflere çevrilmiş şekli

Benim merd-i ferd oğlum Nihâl

Sana bu hitabı babamın ruhu gönderiyor, şânına şâyân olduğundan sen de vicdanım gibi emîn olmalısın.

Nâzım Hikmet itine vurduğun hadd-i te'dibi okudum. Kemal hakkında çok sözler söylenmiştir, fakat hiçbiri bu risalen kadar büyük bir sellâle-i kalb, bir ümmân-ı ruh değildir. Va-tan tarihinde Nâmık Kemal nâmı payidar oldukça Nihâi nâm-ı güzîni de yaşayacak. Böyle bir dürre-i vicdanı enzâr-ı millete arzedebildiğin için seni, Nihâl gibi müstesnâ-fitret bir evlâdı bulunduğu için de milleti tebrik ederim.

Sen de benim kadar Kemalin oğlusun, yalnız o şehîd-i hamiyyetin hâtıra-i ebediyyesine sürülmek istenilen şâ'ibe-i laneti ben böyle bir hamle-i sâdıka ile tathîr ve imha edemezdim, bâzû-yi himmet ü celâdetine benden hezâr âvâze-i tahsîn; var ol Nihâl.

Cebîn-i sâûna Kemalin revân-ı pâkinden koparak dudaklarıma gelen bûse-i tebcili kondururken seni bağrıma basmakla iftihar ederim evlâdım.

Devamı