|
1
Mehmed Pa şa
Efendimiz, Erzurum Ovası'nda asker toplarken
İstanbul'dan Büyükvezir Salih Pasa'nın ölümü haberi
gelince çok üzüldü. Bütün Sancak Beğleri'ne izin
verdi. Kendi de Erzurum'a girip yanında ancak Şeydi
Ahmed Pasa kaldı. Bir gece, yabancı kimse yokken
ziyafet bahanesiyle birçok güngörmüş ağaları
çağırdı. Tuz ekmek hakkına yemin ettirerek dedi ki:
"Ağalar! Bu kış kıyamette ben de Abaza Paşa gibi
Erzurum'da Celâli olarak Anadolu hazinesini
zaptettirip bu kaleye kapanmak isterim, ne
dersiniz?". Bütün ağalar kabul ile itaat ettiler
(1).
Bir
gece içinde 200 çengelli merdiven hazırladılar. 2000
Serdengeçti ile Bölükbaşılar hazır oldular. Sabahın
alaca karanlığında merdivenlerle iç kaleye geçmek
istediklerinde kaledeki muhafız Yeniçeriler farkına
varıp savaş naraları atmaya başladılar ve kalenin
dört tarafına meşaleler yaktılar, İç kaledeki
topları Paşa Sarayı'na çevirdiler. Dışarı varoştaki
yeniçerileri de iç hisara alarak kuvvetlendiler ve
dış kalenin kapısını açmadılar.
Mehmed
Paşa'nın
askerleri dışarıda kaldı. Paşa da 2000 askeriyle
sarayda kalmaya mecbur oldu.
Yeniçeriler kaleden sarayı topa tutmaya
başlayacakları zaman araya şehrin ileri
gelenlerinden ara bulucular girip "bire aslı yoktur"
diye Yeniçeri Ağası'na,
(2)
çorbacılara
(3)
hil'atler giydirdiler. 10 kese de susma hakkı
verildi. Böylece kargaşalık önlendi (27 Kasım 1647).
Bundan
10 gün sonra, 10 Zilkade 1057 de (= 7 Aralık 1647)
bir adam Azerbaycan Kapısı'ndan girip bir eşek yükü
havuç getirerek doğru Şer'îye Mahkemesi'ne geldi.
Emir Buhârî Şeyhi'nin damadı olan Molla Efendi'nin
huzuruna girip: "Sultanım! Bir eşek yükü havuç
getirdim. Eşeğim bağırmadan, kaleden Yeniçeriler
çağırmadan, Paşa kullarını başına kığırmadan
(4)
benim şu havucuma bir nerh ver" diyince Kadı:
"Meramın nedir yahu" der. O da: "Erzurum'u
Müsellimlikle
(5)
zaptetmektir
(6)
diye cevap verir. Molla hemen işi anlayıp yerinden
kalkarak "hoş geldin Müsellim Ağa" der ve derhal
Erzurum'un kapılarını kapattırır. Yeniçeri Ağası'na,
Çorbacılar'a, vilâyetin ileri gelenlerine haber
gönderir. Paşa'ya da duyurur.
Bu
durum karşısında Müsellim'in artık korkusu
kapattırır. Yeniçeri Ağası'na, Çorbacılar'a,
vilâyetin Ocağı ileri gelenleriyle Paşa Divanı'na
gelip Padişah emrini okuttu. Bununla Erzurum
Ej'aleti Valiliğinin Gürcü Koca Mehmed Paşa'ya ihsan
olunduğu öğrenildi.
Defterdaroğlu
Mehmet Paşa "Allah mübarek eyleye" diyerek Müsellime
kıymetli bir kattan giydirtti. Zavallı Müsellim edep
ve terbiye ile geriye giderken oradakilerin eteğine
basıp yere düşünce korkarak: "Aman sultanım! Ben
emir kuluyum. Suçum yoktur. Aziz başın için beni
asma" diye" feryada başladı. Meğer evvelce "Paşa,
Müsellimi asmak için Divanhane'de bir makara yaptı"
diye bir söylenti yayılmış. Müsellimin eşek ve
havuçla mahkemeye gitmesine de sebep bu imiş.
Korkusunun boşuna olduğunu anlayıp aklı başına gelen
Müsellim, Paşa Efendimiz'e hitaben: "Sultanım! Hemen
yarın sabah kaleden çıkıp üç günde hazırlığınızı
görün. Bu müddette bu şehirden çıkarsınız" diyince
Paşa Efendimiz çok öfkelendi: "Bire vurun şu
kahpeyi! Bak şu mel'unun kabul edilmez teklifine!
Ben yüce vezir olayım da bu da bana böyle dirensin
ha" diyince "Çorbacı Halil Ağa" araya girip Paşa'nın
kalede bir hafta oturduktan sonra gitmesine karar
verildi.
18 Zilkade 1057 ( = 15
Aralık
16«) de, Sert Bir Kışta
Erzurum'dan istanbul'a Hareket
önce Revan Hanı
(7)
tarafından 3000 baş hayvandan mürekkep kervan "Yezdânbaş"
adlı Şah otağı ile geldi.
Bunların ger'î kanun üzere gümrükleri alındı. Gümrük
Emini Tatos
(8)
adlı Ermeni'nin feryadı işitilmedi.
(9)
440 kese kadar gümrük alınıp büyük alayla Erzincan
Kapısı'ndan dışarı çıkılıp "Pazarbaşı Değirmenleri"
adlı ferah yerde duruldu. Erzurum ileri
gelenlerinden birçok hediyeler geldi. Dört çevreden
ağalar gelip dairemiz büyüdü.
1
Paşa'nın bu ters tutumuna sebep Birinci Cildin
sonunda belirtilen vak'adır. Yani Büyükvezir Salih
Pasa'nın idam edilerek yerine, Defterdaroğlu Mehmed
Pasa'nıkn can düşmanı olan Tezkereci Ahmed Pasa'nın
Büyükvezir olmasıdır. Mehmed Paşa bundan, kendi
hayatı bakımından kuşkulanmıştı.
2
İstanbul'daki Yeniçeri Ağası'ndan başka her
şehirdeki Yeniçeri birliğinin en büyük kumandanına
da Yeniçeri Ağası deniliyordu.
3 Çorbacı, büyük rütbeli
Yeniçeri subayıdır.
4 "K ığırmak",
çağırmak, davet etmek demektir.
5
"Müsellim", vali ad ına
bir eyalet idaresine elkoyan ve vergi toplayan vali
vekili demektir.
6 "Zaptetmek"
bugünkü mânas ında
olmayıp "idare etmek", "idareye hâkini olmak"
yerinde kullanılmaktadır.
7
"Revan Hanı"ndan maksat İranlılar'ın Revan
valisidir. Türkler'in hâkim olduğu İran ve
Hindistan'da "Han" unvanı devlet kademesinde yüksek
mevki alan herkese verilmiştir. Pakistan'ın son iki
devlet başkanının "Eyüp Han" ve "Yahya Han" olduğu
hatırlansın.
(8)
Bunun doğrusu "Tatyos" olmalıdır.
(9)
Defterdaroğiu Mehmed Paya" Celâli olmaya karar
verince yanındakilerin beslenmesi için gerekli
parayı Erzurum gümrüğünden sağlamaya çalışmış
olmalıdır. Bu parayı Osmanlı Devleti memuru olan
Gümrük Emini Tatos'tan zaptedince herhalde bu Ermeni
korkudan ses çıkaramadığı için Evliya Çelebi
"Ermeni'nin feryadı işitilmedi" demektedir.
|