Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden Seçmeler II

 
 

 

 

4

Keyan Kayası denen yer kale dibidir. Oradan hayat suyu gibi bir su kaynar. Buraya yakın "Ali Kayası" derler bir kaya vardır. Bu şehir halkının boş inancına göre Hazreti Ali gelip belini dayayarak dinlendiği için hâlâ bel ağrısına tutulanlar o kayaya belini koysa iyileşir derler. Ama hassası Allah'tandır. Şehir ahalisi bu kayaya "Kirli Kaya" derler. Bu kayadan yokuş yukarısı Gayrimüslim varoşudur. 2 hanı, 2 hamamı, 1 büyük camisi var. Hamamının birisi mahkemeye bitişik "Çorbacı Hamamı", öteki de Keyan'a yakın, Fırat Irmağı kıyısında "Kethüda Yeri Hamamı" dır. Varoş etrafında büyük bir bina yoktur. Bu varoştan yukarı şehrin büyük kalesi göğe doğru yükselir.

Kemah Kalesi beşgen şeklinde, sağlam yapılı güzel bir kaledir. Burçları ve duvarları büyük taşlarla yapılmıştır. Erzurum Eyaleti içinde benzeri yok gibidir. Fırat Irmağı'na aşırı eğilmişse de bundan zarar gelmez. Kıbleye bakan bir kapısı ile ondan içeri iki kat kapısı vardır. Üçü de süslü, metin demir kapılardır. Önceki kapının iç yüzünde sağ ve solda ikişer tunç top vardır. Boylan 27 şer karış olup 3 kantar ağırlığında gülleler atarlar. Şurası garip ki böyle ağır, acayip, kalkıp inmesi güç topları bu yalçın kaya üzerine nasıl çıkarıp da koymuşlar, içerdeki kapısının üst basamağı üzerine bir pehlivan gürzü, Hazreti Ali'nin bir oku ve yayı asılmıştır, iç kalede toprak örtülü 600 kadar ev vardır. Lâkin dar yerde yapılmış bağsız, bahçesiz evlerdir. İçerisinde "Kara Yakuboğlu"nun, "İbrahim Çelebi"nin evlerinden başka bahçeli ev yoktur. Kale içinde kendi haline bırakılmış boş toprak çoktur. Hatta boş olan yerlerde 5 tane buğday ambarı var. içerisi Yavuz Selim Han'dan beri pirinç çeltiği (14) ve darı ile doludur. Gören, bugün harmandan gelmiş de ambara konulmuş sanır. Kuşatmalarda asker bununla karnını doyurur. Bu iç kalede 11 mihrap (15) vardır. 3 tanesi camidir. Kale kapısından içeri "Beğ Camisi" gayet büyük ve eski tarzdadır. Bir kagir minaresi vardır. Bundan başkası tahta minareli olup diğerleri minaresiz mescitlerdir.

Kalenin kuzeyinde, Şehitler Kulesi üstünde büyük, küçük 32 tane top vardır. Kapıdan aşağı, kayadan kesme su yolu ile ta aşağı, ırmağa iner su yolu vardır. Kuşatma sırasında oradan su alınıp susuzluk giderilir. Aşağıda birbirine yakın 3 tane su sarnıcı vardır. Birisi çok lezzetli, biri güherçileli su, öteki tuzlu sudur.

Bu şehrin de güzelleri herkesçe övülüp beğenilir. Şehir Erzurum Eyaleti sınırları içinde olup ahalisi Türk'tür. Yabancılara dost, dindar, uysal adamları vardır. Mahsullerinden çadır bezi, ak ve lezzetli tuzu, katık peyniri denilen katmer peyniri meşhurdur. Midilli'nin lor peyniri, Şam'ın kureyşe peyniri gibi peynirlerinden taze, lezzetli ve çabuk sindirilir bir peynirdir.

(14) "Çeltik", kabuğu ayıklanmamış pirinç demektir. Pirinç çeltiği demek yanlışsa da Evliya Çelebi böyle yazdığından aynen aldık.

(15) Evliya Çelebi, cami ve mescidin ikisine bîrden mihrap adını veriyor.

Devamı



<< Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nden Seçmeler II

Anasayfa

Düşünce Alanı >>