Bir de baharda bu şehrin
dağlarına çulluk (16) kuşları
gelip bostan ve dağlarına konar. Kemah halkı bunun
mevsimini bildiklerinden gidip kuşu avlayarak
tüylerini yolup tuzla turşu yaparlar. Kışın yerler.
Çok lezzetli kuştur. Kuvvetlendirici eti vardır.
Ellerinden kurtulan kuşlar başka yerlere göçer.
Burada "Kened Efendi Ziyareti"
ile köprü başında "Melik Gazi Sultan Ziyareti"
vardır. Şehir anayol üzerinde olmadığından kervan
yolu değildir. Taşlık bir yerde olup Fırat Irmağı,
Sultan Dağı'ndan gelip bu şehir arazisini sular. Bu
kalenin kayasını dolanıp batıya doğru akarak İzali
Kürtleri içinden geçer. Bingöl'den sonra Murad
lrmağı'nı da alır. Sonra Fırat Irmağı, Malatya
yakınında "Kömür Ham" geçidinden akar. Harput, Eğin,
Palo, Diyarıbekir gibi yerlere gitmek isteyenler
Fırat'ı gemi ile geçmeyince karşıya varamaz.
Bu şehri üç gün temaşadan sonra
Paşa'nın malı olan Kuruçay Voyvodası'nın
muhasebesini görüp kalan malından 700 kuruş alındı.
Bana da eski ücret olarak 100 kuruş verdiler. Tuzla
Emini Emir Hasan Ağa'dan bakaya mal için 150 kuruş
aldık.
Buradan giderek öteki işlerimizi
görüp dönüşte yine bir gece Kemah'ta misafir olduk.
Ertesi günü sabahleyin Fırat Irmağı kıyısınca 9 saat
giderek "Şurım" köyüne geldik. 200 evli bir köydür
ve zeamettir. Buradan da Fırat Irmağı kıyısınca
zaman zaman sarp yollardan giderek 10 saatte "Cebece
Hanı" durağına vardık. Eski zamanda mamur ve
şenlikli yermiş. Yine kuzeye giderek Fırat Irmağını
sağ tarafımızda bıraktık.
Buradan kalkıp geniş bir ovada
giderek "Çemen" köyüne geldik. Azerbaycan toprağında
mamur bir köydür. Ketesi (17),
keşkesi (18) meşhurdur. Burada
pek çok tipi, boran ve kar zahmeti çekip canımızdan
bezdik. Buradan kalkıp Erzincan Kalesi'ne geldik.
Erzincan:
Erzurum'a bağlıdır. Cennet bağı
gibi bir yer olup nice bin padişah bunu elde etmek
için uğraşmıştır. Nihayet 855 yılında (=3 Şubat 1451
- 22 Ocak 1452),(19) Erzincan
padişahı olan Sultan Zâhireddin (20)
Yıldırım Bayazıd Han'ın dört çevresindeki
düşmanlarından intikam almak için yıldırım gibi
nereye yönelirse muzaffer olduğunu görünce Amasya
Kalesi'nin fethi günü (21)
Amasya'ya gelip Erzincan Kalesi'nin anahtarlarını
Yıldırım Bayazıd'a teslim etmiş, Padişah da lûtfunun
çokluğundan Erzincan tahtanı yine Sultan
Zâhireddin'e M ihsan etmiştir. Lâkin sikke ve hutbe
Yıldırım Bayazıd adına olmuştur.