1645 baharında Girit seferine çıkan Yusuf Paşa
kumandasındaki ordu ile Hanya'nın fethinde bulundu.
Sonra İstanbul'a döndü.
1646'da, Erzurum Beğlerbeği Defterdaroğlu Mehmed
Paşa'ya müezzin ve Erzurum gümrük kâtipliğine tayin
edilmiş olarak onunla ve kalabalık maiyeti ile 12
Eylülde İstanbul'dan hareketle Anadolu'nun birçok şehir,
kasaba ve köylerinde konaklamak suretiyle Erzurum'a
gitti.
Tebriz Hanı'nın elçisine yoldaşlık ederek Azerbaycan
ve Gürcistan'ın bazı yerlerini gördü. Bir takım
vazifeler dolayısıyla Revan, Gümüşhane ve Tortum'a
giden, sınır paşalarının Gürcistan seferinde bulunan
Evliya Çelebi 1647-1648 kışını Erzurum'da geçirdi.
Erzurum Beğlerbeyi Defterdaroğlu Mehmed Paşa, Kars'a,
tayin edilip bu vazifeyi kabul etmeyerek İstanbul'a
hareket edince Evliya Çelebi de ona katıldı.
Defterdaroğlu Mehmed Paşa o sırada hükümete karşı
isyan etmiş bulunan Varvar Ali Paşa'yı tenkile memur
edilenler arasındaydı. Fakat hükümete güvenemediği için
bu emri dinlemediği gibi, diğer Anadolu paşalarıyla
anlaşmaya çalışıyor, bu sebeple Evliya Çelebi'yi kurye
olarak kullanıyordu. Evliya Çelebi bu gidiş gelişlerin
birinde yolunu şaşırıp ünlü Celâlîler'den Kara
Haydaroylu ile Katırcıoğlu'nun arasına bile düştü.
1648 yazında İstanbul'a geldi. Babası çok yaşlı
olarak bir sırada Ölmüştü. Miras işlerini hallettikten
sonra. Şam Beğlerbeği Murtaza Paşa'ya katılarak 1648
Ağustos'unda, Şam'a gitmek üzere onunla yola çıktı.
Ekimde Şam'a vardılar. Murtaza Paşa tarafından vazifeyle
gönderilmek suretiyle Suriye ve Filistin'in birçok
yerlerini gördü.
Murtaza Paşa, Sivas'a tayin edilince onunla birlikte
Sivas'a gitti. Vergi toplamak için Orta ve Doğu
Anadolu'nun: birçok yerlerini gezdi.
Murtaza Paşa, Sivas'tan azledilince onunla 14 Temmuz:
1650 de İstanbul'a döndü.
Bu sırada Melek Ahmed Paşa sadrazam oldu (5 Ağustos
1650). Hısım oldukları için paşa, Evliya Çelebi'yi
kendisine musahip ve mahrem edindi.
21 Ağustos 1651 de Melek Ahmed Paşa büyükvezirlikten
azlolunup Özi Beğlerbeğiliğine tayin olununca Evliya
Çelebi de onunla beraber gitti. Rumeli'nin birçok
yerlerini gezdiği bu yolculuğa 1651 yılının Eylül ayı
ortalarında başladı.
Melek Ahmed Paşa, Rumeli Beğlerbeğiliğine tayin
olununca yine onunla birlikte Sofya'da bulundu. Paşa
azlolununca 1653 Temmuzunda İstanbul'a döndü. Bir süre
İstanbul'un gezinti yerlerinde eğlendi. 1655 başına
kadar İstanbul'da kaldı.
Melek Ahmed Paşa, Van Beğlerbeğiliğine tayin olununca
onunla birlikte giderek Doğu Anadolu'nun büyük bir
bölümünü görmüş oldu. İranlılar tarafından götürülen
koyun sürülerinin geriye verilmesini sağlamak ve Bağdat
Valisi Murtaza Paşa'nın İranlılar'a esir düşmüş olan
kardeşini kurtarıp Bağdad'a getirmek vazifeleriyle
İran'a ve oradan da Bağdad'a gitti. Buradan Van'a döndü.
Melek Ahmed Paşa yine Özi Eyaleti'ne vali tayin
olununca 26 Temmuz 1655 te İstanbul'dan kalkarak onunla
birlikte eyalet merkezi Silistre'ye gitti.
26 Mayıs 1657 de Macar Rakoczi üzerine yapılan sefere
katıldı. Bu sırada Kırım Hanı IV. Mehmed Kirey Han'ın
hizmetine girdi. Güney Rusya'ya yapılan akınlara ve
Özi'ye saldıran Rus Kazakları'nın bozgunu ile biten
savaşlara katıldı. Bu zafer haberini İstanbul'a
ulaştırıp yine vazifesi başına döndü. Eyalette birçok
yerleri dolaştı.
10 Aralık 1657 de İstanbul'a döndü. Melek Ahmed Paça'nın
zevcesi Kaya Sultan'ın bahçesinde hoş vakitler geçirerek
dinlendi.
Melek Ahmed Paşa, Bosna Beğlerbeği olunca onunla
birlikte yola çıktıysa da Büyük Çekmece'de Sadrazam
Köprülü Mehmed Paşa'nın adamları tarafından yaralanarak
tedavi için İstanbul'da bir ay kadar kaldı.
1658 de Bursa, Çanakkale ve Gelibolu yörelerine gidip,
9 Kasım 1659'da Buğdan'ın yeni
voyvodası Stefanitsa'yi memleketine götürenlerle
birlikte Edirne'den kalkarak Romanya'ya doğru gitti.
Yaş Ovası'nda Eflak Voyvodası Minnea ile yapılan
savaşta bulundu. Sonra Kırım atlılarıyla birlikte
akınlara katılıp Edime"ye döndü.