|
Otağ Yöneticisi
Üyelik Tarihi: 14.12.2005
İletiler: 440
|
''Türkçe'm ses bayrağım benim'' diyordu Fazıl Hüsnü Dağlarca.
Bu ''ses bayrağının'' altında bugün yaklaşık 200 milyon Türk yaşıyor. Dünya üzerinde yaşayan bu kadar insanın ana dili Türkçedir. Yer yüzünde bu kadar yaygın konuşulan ve kullanılan Türkçe'nin çeşitli lehçeleri de yaşıyor. Bunların arasında;
Oğuz lehçesi(Türkmen, Azeri, Gagauz şiveleri gibi),
Karluk Lehçesi (Özbek ve Uygur şiveleri)
ve Kıpçak Lehçesi(Kazak, Tatar, Başkurt, Kırgız, Karaçay, Malkar vb. Şiveler) olarak biliniyor.
Dün ''ses bayrağı'' olan Türkçe, bugün ne yazıkki hak ettiği yerde, zirvede dalgalanmıyor.
Dil, insanoğlunun tarihi kadar eskidir. Dil ve vatan kavramı arasında çok sıkı bir bağlantı, koparılamaz güçlü bir bağ vardır. Bu bağ inceldiğinde, vatanın da incelmesi, gücünü yitirmesi hatta elden gitmesi söz konusudur.
Bugün tartışılan ve sahip çıkmaya çalıştığımız dilimiz, dün de tartışılıyordu. Günlük yaşam derdindeki halkın yoğun olarak ilgisini çekmeyen dil konusu, kimi zaman aydınlara bile bıkkınlık veriyordu.
Vatan fikri bizde daima vardı; fakat Namık Kemal'in bu fikri, kalbimizi de yeni bir nefesle uyandırdığı günden beri daha uyanığız. Onun, vatan fikrini uyandırdığı gibi, bir diğer Türk şairi çıkıp da lisan fikrinin kutsiliğini uyandırsaydı, bize öğretseydi ki bizi ezelden ebede kadar bir millet halinde koruyan, birbirimize bağlayan bu Türkçe'dir. Bu bağ öylesine metin, öylesine sağlam bir bağdır ki, vatanın hudutları koptuğu zaman bile kopmaz. Hudutlar aşırı yine bizi birbirimize bağlı tutar.
Az önce bahsettiğimiz gibi bir şairimiz de çıkıpta lisan fikrini kafalarımızda kutsileştirmedi. Türkçeyi sevmiyor değiliz seviyoruz. Fakat tıpkı, Vatan'ı Namık Kemal'den evvel sevdiğimiz gibi..
''Türkçülüğün Esasları'' adlı eseri ile bu alandaki çalışmalarını ebedileştiren,büyük düşünür Ziya GÖKALP, bu çabaları şöyle şiirleştiriyordu.
''Güzel dil Türkçe bize,
Başka dil gece bize,
İstanbul konuşması,
En saf, en ince bize.
Türklüğün vicdanı bir,
Dini bir,Vatanı bir,
Fakat hepsi ayrılır,
Olmasa lisanı bir.''
Türkçe ve Türk Dili Konusunda, Ulu Önder ATATÜRK'ü tanıma onuruna erişmiş ve O'nun ilgisine mazhar olmuş(ulaşmış) ünlü şairimiz Behçet Kemal Çağlar, ''Türk Dili'' adlı şiirinde coşkuyla şöyle diyordu:
''Ana üç süt verir her yavrusuna;
Biri kırmızı süt: Karnında iken,
Biri bembeyaz sür: Bağrında iken,
Biri görünmez süt: yanında iken.
Üçünün de değerini bil, öğren:
İkisiyle gelişir can, ten, beden,
Yalnız üçüncüdür ruhu besleyen.
Ana dili derler üçünüsüne...
Türk Dili bu, ulu, eski işlenmiş,
Zaman olmuş yabancılara dişlenmiş,
Yeni baştan sevilmeye başlanmış,
Duru arı bir güzelim dildir bu.
Sorarlarsa Türkiye ne demektir?
Karşılık ver: Dileği bir, dili bir,
Bir ülke ki bayrağa can verilir,
Türk Dili ile konuşan bir ildir bu..''
|