|
.
Değerli kandaşım Göktürk Bey,
Bu duygu yüklü, milli ruhun ayaklanmasını sağlayan şiir için teşekkür ediyorum. Sağolun varolun.
Her duyduğumda çok derinden etkilendiğim bu şiire konu olan yani Babek Bez Kalesiyle ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum.
BABEK BEZ KALESİ
1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Kuzey Azerbaycan’ın tekrar bağımsızlığını kazanması ile birlikte Güney Azerbaycan’da da bağımsızlık sesleri duyulmaya başlanmış ve Güney Azerbaycan Türkleri milli kimliklerinin farkına varmıştır. Bu tarihten sonra bağımsızlık yönünde ve Farslaştırma politikalarına karşı çeşitli şekillerde mücadele eden Azerbaycan Türkleri her zaman şiddetten uzak durmuştur. Siyasi ve kültürel yollarla kendi haklarını arayan ve Farslaştırmaya karşı çıkarak kimliğini korumaya çalışan Azerbaycan Türkleri, Babek Kalesi’ni bu mücadelesinin sembolü haline getirmiştir. Arapların VIII-IX yüzyıllarda Azerbaycan’ı işgaline karşı direnen Babek mücadelesini, Güney Azerbaycan’ın doğusunda daha önce de Araplara karşı savaşan Cavidan tarafından yapılmış Bez Kalesi’nden yürütmüştür. Babek mücadelesine Hürremid adını vermiş ve bu mücadele Hürremidler Hareketi olarak anılmıştır. 23 yıl Arap ordularına karşı savaşan Babek, Arapların büyük sayıda ordularını yenmiştir. Arap Hilafeti 837 yılında Babek’e karşı en büyük ordu liderleri Afşin’i göndermiştir. İlk savaşta orduları yenilgiye uğrayan Afşin yakınları tarafından Babek’e karşı suikast düzenlettirmiş ve böylece Hürremidler Hareketi son bulmuştur. Suikaste uğrayan Babek ve Bez Kalesi Azerbaycan Türkleri için mücadele sembolüne dönüşmüştür.
Güney Azerbaycan Türkleri; sosyal, kültürel ve siyasi hakları için Hürremidler Hareketi’nin merkezi olan Bez Kalesi’nde mücadele ruhunu aramaktadır. Bu amaçla son üç yıldır Babek’in doğum tarihi olarak bilinen Temmuz ayının ilk haftası kaleye yürüyüşler düzenlenmektedir. Her yürüyüşte yaşlı, genç ve çocuk “Yaşasın Bütün Azerbaycan” sloganları ve Azerbaycan Türk kültürünü yansıtan çeşitli gösterilerle yaklaşık 1 milyon kişi yürümektedir. İran yönetimi ise polis, ordu ve istihbarat örgütlerini seferber ederek yürüyüşü engellemeye çalışmaktadır.
Güney Azerbaycan’ın Tebriz, Salmas, Urumiye, Erdebil ve başka şehirlerinden kaleye giden insanlar durdurularak geri çevrilmişlerdir. Aynı zamanda yabancı basın da kaleye alınmamış ve geri gönderilmiştir. Yerel basın ise 500 bin insanın yürüyüşü ile ilgili hiçbir haber vermemiştir. Polisin ve ordunun müdahalesi sonucu 500 kişi tutuklanmış ve tutuklananlar dünden itibaren açlık grevine başlamıştır. Polisin müdahalesi sonrası birçok insan yaralanmıştır. Polis ve ordu olaylara müdahale etmekte ve olayları şiddete dönüştürmeyi hedeflemekte ve bu şekilde kendi tutuklamalarına haklılık payı kazandırmak istemektedir. Yürüyüş öncesi Güney Azerbaycan Türkleri BM İnsan Hakları Örgütü’ne müracaat etmiş olsa da olumlu yanıt alamamıştır.
TANRI TÜRK IRKINI KORUSUN!
ESENLİKLER
__________________
SEN GURBETTE KALIRSAN, BEN ÖLÜRSEM NE ÇIKAR?
RUHLARIMIZ BULUŞUR ELBET''TANRI DAĞI''NDA...
TANRI TÜRKÜ KORUSUN!...
|