Kemal Çapraz, İnternethaber.com sitesinde ilkel kürt uyduruk dili hakkında güzel yazmış.
RTÜK’ün izniyle Diyarbakır’da Gün TV ve Şanlıurfa Medya FM kürtçe yayına başladı. Herkes hatırlar önce “Televizyonlarda kürtçe şarkı türkü söylenilmesinde ne var?” denilmişti. Televizyonlar kürtçe şartı türküleri söylemeye başladı. Sonra, türkü barlarda kürtçe söylenmeye başlandı. Kasetçiler sürekli kulaklarımızı tırmalarcasına ve seslerini sonuna kadar açarak gürültü kirliliğine başladılar. kürtçe kurslar açıldı, ilgisizlikten kapandı, şimdi Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, bu konuda şunları söylemiş; “Bir dil kursunu para ile açarsanız yurttaşlar o kursa talep gösteremez. Bu gibi kurslar kapanmaya mahkumdur. Biz kürtçe dil kurslarının ilköğretimde seçmeli ders olarak okutulmasından yanayız. Aksi takdirde dil kursları formalite olma özelliğini taşıyacaktır”
Kürtçe’ye ilgi yok dememiş paralı olmasını bahane etmiş. Halbuki birçok dilin kursu var. Hepsi de paralı ama ilgi görüyor. Ayrıca bu Osman Baydemir isimli şahıs kürtçe yayın yapan televizyonun yayını dolayısıyla bir de basın toplantısı yapmış. Toplantıda kendisine soruların kürtçe sorulmasını istemiş. 30 gazeteci içinde sadece iki gazeteci kürtçe konuşabildiği için bu iki kişi soru sorabilmiş. Bu rakam aslında Türkiye genelini de yansıtan bir rakamdır. Baydemir herhalde basın toplantısını Türkiye’de yaptığını unuttu ki, soruların başka bir dilde sorulmasını istiyor. Bu yapılanlara Türkçe soytarılık derler, kürtçesi nedir bilmiyorum. Biliyorsanız siz söylersiniz. Bu adama, buranın Türkiye olduğunu kim hatırlatacak beyler! Başka bir dilde soru sorma mecburiyetini getiren ilk belediye başkanı olacak Baydemir. Aslında, onların şova yönelik ilk hareketi değil bu. Bütün hareketleri şova yönelik. Kendilerini sirkte zannedip sürekli gösteri yapıyorlar. Bu istekler hiçbir zaman bitmeyecektir. Hangi isteklerini yerine getirirseniz getirin bir yenisi hemen gündeme gelecektir. Okullarda eğitim dili denilecek. Daha sonra devlet dili olsun denilecek. Bir süre sonra bizim beyanatlarımızı da “kürtçe” yazın diyecekler. Valla kimse kusura bakmasın ben o adına kürtçe denilen uydurma dili ne öğreneceğim, ne de dil yerine koyacağım. Zorla dil oluşturulmaz. Biraz Türkçe, biraz Farsça, biraz Arapça katıştırıp dil diye ortaya koyacaksınız. Ondan sonra da bu dilin eğitim dili olmasını isteyeceksiniz. Bu işler zorla olmaz. Dilin tabi seyri vardır. Dil canlı bir varlıktır. O halk arasında yaşar. Edebî eserlerini verir. kürtçenin hiçbir edebî eserini siz duydunuz mu? kürtçenin hiçbir büyük yazarını işittiniz mi? Dış güçlerin desteğiyle açılan kürdoloji enstitüleri bile bunca yıldır çalışıyorlar. Ama hâlâ bu dil olduğu iddia edilen kürtçeyi dil yapmayı başaramadılar. Şimdi yine bir sürü cahil insan telefonla, faksla veya elektronik postalar yoluyla hakaretlere başlayacaklar. Ama şunu söyleyeyim önce bilginizi birikiminizi ortaya koyun. Kültürünüzü ortaya koyun, öyle küfür etmekle, hakaret etmekle millet olunmaz. Millet binlerce yıllık birikimle, tarihle, medeniyetle olur. Medeniyetsiz toplumların millet olması mümkün değildir. Emperyalist ülkelerin boydan millet yaratma teşebbüsleri de buna muvaffak olamayacaktır.
Sizin şovmenleriniz her zaman krallar gibi yaşayacak sizler ise yabancı güçlerin maşası olmaya devam edeceksiniz. Binlerce yıl beraber yaşadığınız, beraber aynı kaderi paylaştığınız insanlara ihanet edeceksiniz. Şunu unutmayın bugün size sahip çıkan o batılı güçler yarın sizin kullanım süreniz bittiğinde yüzünüze bile bakmayacaktır. Yine o asil ve büyük Türk milletinin çelik kolları arasına sığınacak ve ‘hatamızı affedin’ diyeceksiniz. Ama şunu unutmayın: Bu millet kendisine yapılan hayinlikleri hep bağışladı ama artık bu hayinlikleri bağışlamayacaktır. Binlerce evladını bu ülke uğruna şehit verecek, ondan sonra da sizlerin bu alçakça ihanetlerinize göz yumacak. Bu kadarını bu büyük milletten istemeye kimsenin hakkı yoktur.
Siz hâlâ kendinizi sirk sahnesinde zannediyorsunuz ama biri bir gün çıkar bu gösteriye son verir. Bu millet her zaman “Atatürkler” çıkaracak kudret ve kuvvettedir. Sakın ola bu milletin sabrını daha fazla zorlamayın. Sakın ola o bayrak diye salladığınız paçavraları daha fazla ortalığa çıkarmayın. Şunu unutmayın bu semalarda ayyıldızlı al bayrağımızdan başka bir bayrak dalgalanamaz ve dalgalandırılmayacaktır. Fazla heveslenmeyin…