|
FETULLAHÇI OKULLARIN İÇ YÜZÜ
1-)Dinlediğim pek çok Azeri kadın, göz yaşları içinde, Fethullahçıların okullarında eğitim gören
çocuklarının kendilerinden koparıldığını, onları kaybetmek üzere olduklarını
söylediler.Çocuklarının geleceği için,Azeri okullarına göre eğitim kalitesi bir hayli yüksek
olan Fethullahçı okulları tecih eden,büyük maddi fedakarlıkta bulunan Azeri kadınlar, bir süre
sonra çocukların anne ve babalarını inançlarını sorguladıklarını, hatta aşağıladıklarını, neşe
ve canlılıklarını , çocukluklarını kaybettiklerini anlattılar.Onlara Türkiye'de de aynı
taktikten hareketle nasıl çocukların ailelerinden soğutularak koparıldıklarını, sonrada
kişilerinin nasıl törpülenip cemaat kişili içinde yer almalarını sağladıklarını- örnekleri ile-
anlattım ve ışık evlerindeki ilişkileri açıkladım.Kısaca çocuklarını seviyorlarsa bu okullardan
almalarını önerdim.
2-)Orta Asya'da, Afrika'da, Amerika'da, Avusturalya'da kısacası dünyanın her tarafında
"Türkiye'nin kültür misyoneri" olduklarını iddia ediyorlar.Programlarında haftada 3-8 saat
Türkçe'ye yer verirken, 25 saat İngilizce verdikleri için ingiltere'den "üstün hizmet ödülü"
alıyorlar.( Türkiye'de ise bu çocukların İstiklal Marşımızı nasıl Türkçe okuduklarını yüzlerce
kez göstererek kamuoyunu yanıltıyorlar.)
ABD'den ise "kırmızı pasaportlu CIA çıkışlı" öğretmen takviyesi ve siyasal dokunulmazlık,
ekonomik güç desteği görüyorlar.Buralarda Türkçü, çağdaş, aydın gençler yetiştirmek yerine,
sadece milli kimliğini bilmeyen, Türklük bilincinden yoksun molla yetiştiriyorlar. Ama bu
okullardaki Türk olmayan öğrencilere hiç karışmıyorlar;dini eğitimden kesinlikle
kaçınıyorlar;ulus biçimlerini etkilemeye çalışmıyorlar.Fethullahçıların yurt dışındaki
okullarında Türk olmayan öğrencilere Türkçe eğitimi sadece şeklen veriyorlar.Türk kültürü asla
öğretilmiyor.Belki şaşıracaksınız İslamiyet'de anlatılmıyor;öğretilmiyor.Bu okulların
programları itibariyle ABD ya da İngiliz kolejlerinden hiç bir farkı yok!...ABD bölgesel
hesapları gereği haritada nereyi işaret ediyorsa, Fethullahçı maşalar oraya gidiyorlar ve okul
açıyorlar.
3-) Sonuçta, Kırım'da, Azerbaycan'da, Orta Asya'da ve Rusya Federasyonunda ya da Türklerin
yaşadıkları diğer ülkelerde, Türk çocuklarını önce ailelerinden, sonra Türklüklerinden kopararak
mollalaştırıyorlar.En yeteneklilerini ve başarılılarını daha sonra Türkiye'ye getirerek yüksek
öğretim süresince beyinlerini yıkamaya devam ediyorlar.Bu gençler gerçekten güvenilir mürit
olduktan sonra tekrar kendi ülkesine gönderip burada stratejik makamlara gelmek üzere
yerleştiriliyorlar;Türklüğe hizmet için değil, Fethullahçı organizasyonun çıkarlarına hizmet
etmek üzere ...Kısacası Fethullahçılar böylece Türklüğe ihanet ediyorlar!...
4-)Fethullahçılar Azerbaycan bürokrasisine oldukça hakimler.Tıpkı Türkistan 'da olduğu gibi iki
bakan yardımcısının Fethullahçı olduğu ifade ediliyor.Ticaret, endüstri, eğitim ve gümrükle
ilgili birimlerde tüm yetkililerin Fethullahçılar tarafından "maaşa bağlandığı" iddialar
arasında.
Fethullahçıların aylık maaşa bağladıkları arasında Haydar Aliyev'in ve de hükümet yetkililerinin
yanı sıra , iktidar partisinin ve muhalefetteki tüm partilerinde yer alması, ister istemez
gerçek patron ABD'nin geleneksel politikasını çağrıştırıyor:"İktidar kadar,yarın iktidara
gelebilecek potansiyele sahip muhalefete de yakın ve organik ilişki kurmak..."
5-)Diyebiliriz ki, okullar mafyayı çağırıştıran çıkar çarkının sadece
kılıfı.Fethullahçılar,yerleştikleri ülkelerde, yönetimi ve bürokrasiyi elde ettikten sonra
ekonomik anlamda da kökleşmeye başlıyorlar.Yaklaşık 280'in üzerinde şirket ve holdige, 25 milyon
dolarlık mal varlığına ve yıllı 600 trilyon liralık iş hacmine sahip olan Fethullahçı
organizasyon, karlı gördükleri alanlarda bu ülkelere girmeye başlıyorlar.Suyun başı tutulduğu
için de rüşvet,haraç ve benzeri engellere takılmıyorlar....
|