|
Otağ Yöneticisi
Üyelik tarihi: 19.01.2005
İletiler: 1.736
|
ATAMIZ'I ÖZLEMLE ANIYORUZ!
10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü ve Atatürk Haftası
ATAMIZ'I ÖZLEMLE ANIYORUZ!
Büyük komutan, büyük devlet adamı, büyük Türkçü; yurdumuzu düşman işgalinden kurtaran, bir budunu yokolmaktan kurtarıp, yeniden vareden; yurdumuza bağımsızlığını kazandırarak, ona; "TÜRK"İYE adını veren, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu, Türk Budunu'nun Ata'sı Başbuğ Bozkurt Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, uçmağa varışının 68nci yıldönümünde saygıyla, minnetle ve özlemle anıyor, O'nu bugün daha iyi anlıyor ve arıyoruz.
1938 yılından bu yana 10 Kasım'lar, Türk Budunu için budunsal bir yas günüdür. Çünkü bugün, Türklüğün güneşi batmıştır. Çünkü bugün, devşirmeler ve Türklük düşmanları için yaşam yeniden başlamıştır. Çünkü bugün, karabulutlar Türkler ve Türkler'in yurdu üzerinde yeniden dolaşmaya başlamıştır.
10 Kasım'lar, Türk insanı için her zaman hüzünlü günler olmuştur. Bendenizin de, 10 Kasım'larda, içini her zaman derin bir hüzün kaplamıştır; tıpkı tüm yüzde yüz Türkler'in olduğu gibi. İlkokul 2. sınıfa giderken, 10 Kasım Atatürk'ü anma gününde okuduğum aşağıdaki şiir, oldum olası tüylerimi diken diken etmiştir.
MUSTAFA KEMAL'İ DÜŞÜNÜYORUM
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri.
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri,
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyor zaferden zafere.
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde,
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.
Mustafa Kemal'i düşünüyorum,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum.
Ümit Yaşar OĞUZCAN
Atatürk'ün uçmağa vardığı gün Cumhuriyet Hükümeti, budunsal yasın acısını her satırında ortaya koyan ve ulusun duygularını dile getiren resmi bir bildiri yayımlamıştı.
Anadolu Ajansı'nca duyurulan bu bildiri, aynen şöyleydi:
''İSTANBUL, 10 (A.A) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir:
Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir.
Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız.
Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye'sidir.
Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame hususunu, büyük Türk Milleti'nin hükümeti ile tek vücud olarak teyid ve temin edeceğine şüphe yoktur.
Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'üncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi Reisi Abdulhalik Renda, Reisicumhur Vekaleti vazifesini deruhte etmiş ve ifaya başlamıştır."
10 Kasım 1938'de Ulus Gazetesi, Başbuğ Atatürk'ün uçmağa varışıyla ilgili manşetini şöyle atmıştı: "ATATÜRK BAŞKUMANDAN: BAŞBUĞLAR YETİŞTİRİLMEZLER, ONLAR BAŞBUĞ HASLETLERİYLE DOĞARLAR!"
Evet! Tanrı'nın kut verdiği Türk soylular başbuğ hasletleriyle doğarlar. Başbuğ Atatürk de, Türk'ün Tanrısının "kut"unu esirgemediği çok özel bir Türk, çok büyük bir başbuğ idi.
O; zekasıyla, uzgörüsüyle, hitabet kabiliyetiyle, söylediği sözlerle, yazdığı yazılarla, giyim kuşamıyla, kullandığı vücut diliyle, savaşçı ruhuyla, asaletiyle, yakışıklılığıyla, bozkurt misali bakışıyla; anıt bir kişilik ve üstün bir insan idi. O'nu sadece Türkler takdir etmedi. O'nu, dost düşman tüm dünya takdir etti. Tıpkı eski İngiltere Başbakanlarından David L'loyd George gibi. Ebedi düşmanımız İngilizler'in Başbakanı Atamız hakkında şunları söylemişti: "Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dahi çağımızda Türk milletine nasip oldu."
Ulu Başbuğum, "Benim naciz vücudum bir gün toprak olacaktir. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyyen payidar kalacaktir." dedin ama sadece bedensel olarak bizlerden ayrıldın. Sen kalbimizde yaşamaya devam ediyorsun. Kutlu tinin bizlerle. Sen rahat uyu ve Tanrı Dağları'ndan bizleri izle.
Türk'ün Atası! Buduncu Bozkurtlar'ın buyruklarından kendilerine görev çıkartarak, eserin olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bekçiliğini son nefeslerine kadar yapacaklardır. Yaşamın, buyrukların, sözlerin, uygulamaların, ilkelerin gibi, bıraktığın kutsal kitabın "NUTUK" da, verdiğin görevi layıkıyla yerine getirebilmemiz için, her zaman bizlerin rehberi olacaktır. Bu soylu budun, eserini sonsuza kadar muhafaza ve müdafaa edip, yaşatacaktır.
BAŞBUĞ ATATÜRK ÖLMEDİ VE SONSUZA DEK YÜREĞİMİZDE YAŞAMAYA DEVAM EDECEKTİR!
|