|
Azerbaycan tarihinde 1502 yılından itibaren yeni bir dönem, Safeviler hakimiyeti başlar. Safeviler, ilhanlılar döneminde Erdebil'de yaşayan Şeyh Safiyüddün'ün müritlerinin çalışmaları sonucu güçlenmiş Şeyh Haydar'ın, Uzun Hasan'ın kızıyla evlenmesi sonucu da Tebriz'de saraya girmişler ve planlı yürütülen faaliyetleriyle Akkoyunlular'ın egemenliğinin zayıf olduğu Karadağ ve Muğan bölgelerini ele geçirmiştiler. Safeviler, Akkoyunluların yanısıra Şirvanşahlar'ın da hakimiyetine son vererek, Azerbaycan genelinde hakimiyetlerini sağlamaya çalışıyordular. Bu amaçla Akkoyunlular ve Şirvahşahlara karşı yürütülen çok yönlü faaliyet ve mücadelenin sonucunda Safiyüddün'ün torunu Şah İsmail'i 16.yüzyıl başlarında Azerbaycan genelinde "hakimiyetim sağlayan Safevi Devleti'ni kurmuştur. Safevi Devleti'nin kuruluşundan kısa bir süre sonra Azerbaycan yüzyılı aşkın süre ile devam edecek olan ve iki Türk Devleti'nin, Osmanlı ile Safevi Devletlerinin mücadele meydanına dönüşmüştür. Anadolu'da siyasi birliği sağlayan Osmanlı Devleti orduları kurulduğundan beri bu birliği tehdit eden unsur olarak değerlendirilen Safevilere karşı açılan savaşlar sırasında bir çok defa Azerbaycan'a girmiştir. Şah ismail ile Yavuz Sultan Selim komutasındaki Türk ordularının 1514'de Çaldıran'da karşılaşmaları Şah İsmail'in mağlubiyeti ile sonuçlanmış. Yavuz Sultan Selim, Tebriz'i ele geçirmiştir. Tebriz daha sonra tekrar Safevilerin eline geçmişse de Kanuni Sultan Süleyman'ın hükümdarlığı döneminde 1534 yılında ibrahim Paşa komutasındaki ordu tarafından tekrar ele geçirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman aynı yıl bölgede daha geniş arazileri ele geçirmiş ve Şirvanşah-lar'a yardım etmek istemiş, kış mevsiminin ağır şartlarından dolayı geri dönmüştür. Bu durumdan faydalanan Safeviler, Şirvanşahlar hakimiyetine tamamen son vererek Aras'ın kuzey bölgelerinde de kendi egemenliklerini sağladılar. Safevi hükümdarı Şah Tahmasb'ın 1551'de Doğu Anadolu'ya seferler düzenlemesi karşısında Kara Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu bölgeye gönderilmiş sonuçta Nahçıvan, irevan ve Karabağ'ın yanısıra Tiflis'de Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman 1555'de Amasya'da, Safevi elçisini kabul etmiş yapılan anlaşma ile Osmanlı Devleti, Safevi Devleti'nin Azerbaycan'daki hakimiyetini resmen tanımıştır. Sultan III.Mu-rad döneminde 1578'de Azerbaycan topraklarının bir bölümü yine de Osmanlı Devleti topraklarına katılmış, kısa aralıklarla bölgede hakimiyet el değiştirmiş 1585'de ise Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Şah Abbas'ın ordularım mağlüb ederek bölgede Osmanlı Devleti'nin hakimiyetim sağlamıştır. Bir süre sonra Şah Abbas Anadolu'daki Celali isyanlarından faydala-narak anlaşmayı bozmuş ve 1605'de Nahçıvan, irevan, Karabağ, Gence, Şirvan ve Erdebil'de tekrar hakimiyetini sağlamıştır. Sultan I.Ahmed döneminde Murat Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu 1610'da Şah Abbas'ı vergi ödemeye mecbur ederek bölgeyi kontrol altına almıştır. Osmanlı orduları 1617'de de Sultan II.Osman döneminde bölgeye seferler düzenlenmiştir. Sultan IV.Murad'ın 1635'de düzenlediği sefer sonucuda irevan aynı yıl Tebriz tekrar Osmanlı Devleti topraklarına katılmış bir süre sonra ise Osmanlı orduları bölgeden çekilerek 1639'da Kasr-ı Şirin anlaşması imzalanmıştır. (Kasr-ı Şirin anlaşması Türkiye ile iran'ın mevcut sınırlarım belirleyen anlaşmadır) Kasr-ı Şirin anlaşmasından uzun bir süre sonra 1714'de Sultan III.Ahmet döneminde de Nahçıvan, irevan, Karabağ, Şamahı ve Tiflis Osmanlı Devleti topraklarına katılmış ve Osmanlı Devleti valilerinin söz konuşu bölgelerdeki yönetimi 1724'e kadar devam etmiştir. Bu dönemde Aras'ın kuzey bölgelerine kısa aralıklarla Hazar Denizi ve Kafkasyanın kuzeyinden Çarlık Rusyasının saldırıları başlamıştır. Safeviler'in hakimiyeti Azerbaycan'da yaklaşık ikiyüzyıl boyunca devam eder Osmanlı Devleti'nin yer yer hakimiyeti ve bölgesel hükümranlıklarla varlığım koruyan Safevi Devleti 18.yüzyıl başlarında Nadir Şah'ın, Horasan'da hakimiyeti sağlaması sonucu gücünü kaybetmeye başlar.
NE MUTLU TURKUM DIYENE,
TURK IRKI SAGOLSUN!
__________________
|