Tekil İleti gösterimi
Alt 14.12.2006, 01:33   #9 (İleti Bağlantısı)
Cx GOKTURK Cx
Otağ Yöneticisi
 
Cx GOKTURK Cx - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 13.12.2005
İletiler: 1.079
Cx GOKTURK Cx Rss Beslemesi
Nadir Şahın ölümü ile Azerbaycan tarihinde yaklaşık yüzyıllık bir dönemi kapsayan Hanlıklar devri yaşanır. Nadir Şah'ın öldürülmesinden bir süre önce Afşar hanedanlığına karşı 1743'de ilk isyan bayrağım kaldıran Seki Hanı Hacı Çelebi, Şeki'de bağımsızlığım ilan etmiştir ki, bu olay Azerbaycan'da ilk hanlığın kuruluşu olarak kabul edilmektedir. Azerbaycan'da 16.yüzyılda Safevi Devleti'nin merkezi idare sisteminden kaçınması adeta o yıllardan itibaren Hanlıkların kurulmasına vesile olmuştur. Takip eden yıllarda da bu anlayışın değişmemesi sonucudur ki, her bir şehir etrafında bağımsız veya yarı bağımsız feodal devletler olarak değerlendirilebilecek hanlıklar 18.yüzyılın ikinci yarısında bağımsızlıklarım ilan ettiler. Batı Azerbaycan'da irevan Hanlığı, Aras ile Kür Nehirleri ara-sında Karabağ Hanlığı, Zengezur Sıradağlarından Aras vadisine kadar uzunan bölgede Nahçıvan Hanlığı, Murov Dağlarından Kür cayma kadar uzanan bölgede Gence Hanlığı, Şirvan Düzlüğünde Şamahı Hanlığı, Kuzeyde Seki ve Derbent Hanlıkları, kuzeydoğuda Guba Hanlığı, Kür ile Aras Ne-hirlerinin birleştiği bölgede Lenkeran Hanlığı ayrıca Kazak ve Zakatala - llisu Sultanlıkları Aras Neh-rinin kuzey bölgesinde kurulan hanlıklar olarak Azerbaycan tarihinde yer aldılar. Aras Nehri'nin gü-neyinde ise Urmiye Gölü çevresinde Urmiye Hanlığı, güneyinde Merağa Hanlığı, kuzeyinde Hoy ve Maku Hanlıkları, doğusunda Tebriz hanlığı kuzeydoğuda ise Erdebil ve Karadağ Hanlıklarımn yanısıra Selmas ve Serab Sultanlıkları kuruldu. Azerbaycan Hanlıkları dönemin şartları dikkate alındığında bağımsız birer devlet özelliği taşı-yordular. Azerbaycan Hanlıklarında egemenlik mutlak surette Hana aittti. Sosyal düzen Han tarafın-dan atanan naipler, Güvenlik ve Posta işleri Jandarma ve Çapar denilen süvarilerce yerine getirilir-di. Sosyal düzen şeriat ve töreler üzerine kurulmuştu. Mahkemelerin başkanı Kadılar idi ve kadıları Hanlar tayin eder, hükümleri de hanlar verirdi. İdam cezası hanın yetkisindeydi. Cinayet olaylarına ise kadılar, naipler ve hanlar tarafından sırasıyla bakılırdı. Yönetim işleri hanın başkanlığında Divan da görüşülürdü. Hanlıkların arazisinde yaşayan ahali genellikle hayvancılıkla, tarımla ve hanlıkların bölge özelliğine göre Örneğin sahilde ise balıkçılık ayrıca halıcık, ipekçilik bakır ve demir işçiliği ile geçimim' sağlıyordu. Arazinin mülkiyet hakkı Han'a aitti. iskan edilen topraklarda yaşayanlar o toprakların işletmecisi gibiydiler. Hanlar toprakların gelirlerini naipler aracılığı ile toplardı. Naipler de toprak kullanımı hakkı babadan oğula geçmez, köylü köle değil ve mahsulün sahibiydi. Azerbaycan Hanlıklarında o dönem şartlarında ekonomi sahasında adeta bir sanayi kurulmuştu. Seki ve Gence Hanlıkları arazilerinde 400'ü aşkın ipek ve pamuklu dokuma fabrikaları, yaklaşık bütün hanlıkların arazilerinde halı tezgahları yaygınlaşmış, Taşkesen bölgesinde zengin demir madenleri işletiliyordu. Baku Hanlığı arazisinde, Abşeron yarımadasında ise o dönem için pek yaygın kullanılmayan ancak aydınlatma ve bir takım deri hastalıklarının tedavisinde kullanılan petrolün varlığı artık biliniyordu. (Abşeron Çarlık Rusyasının işgaline uğradığı 1806 yılında bölgede 50 nin üzerinde petrol kuyusu açılmıştı.) Azerbaycan Hanlıklarının sahip olduğu bu zenginlikler komşu ülkelerin özellikle de Batıda Gürcistan Krallığı ile Kuzeyde Dağıstan'a kadar uzanan bölgeyi işgal eden Çarlık Rusyasının iştahım kabartıyordu. Azerbaycan Hanlıklarının birleşemeyip bir ittifak kuramamaları ayrıca aralarındaki ihtilaflar onların geleceği açısından en büyük handikaptı. Seki Hanı Hacı Çelebi Gence, Şamahı ve Karabağ Hanlıkları ile Guba Hanı ise Derbent ve Baku Hanlıkları ile birleşmek istemişseler de Gürcü Kralı II.Iraklı'nın da entrikaları sonucu bu çabalardan bir netice elde edilememiştir. Azerbaycan Hanlıkları komşularından yönelen tehditler karşısında Osmanlı Devleti'ne müracaat ederek çeşitli kereler destek istemişlerdir. 1747'de Seki Hanı Çelebi, 1751'de Gence Hanı Şahverdi, 1760'da Şirvan Hanı Mehmet gönderdikleri elçilerle Osmanlı Devleti'nin hizmetinde olduklarım bildirmişlerdir. Söz konuşu müracaatlar Osmanlı Devleti yöneticilerini Kafkasya'da fiili kontrolü sağlamaya yöneltmişse de gerek devletin içinde bulunduğu durum gerekse Kınm'daki vaziyet buna engel olmuştur. Osmanlı Devleti'nin hareketsizliğim' gören Gürcü Kralı Iraklı, Rusya'nın da desteğini alarak Azerbaycan Hanlıklarına karşı düşmanca siyasetini açıkça sürdürmeye başlamıştır. Gürcü Kralı, Gence ve İrevan Hanlıklarının arazilerine defalarca saldırılar düzenlenmiştir. Osmanlı Devleti 1775'de Çıldır Eyalet Valiliği aracılığı ile hanlıklara haber göndererek desteğim' bildirmiş, bunun üzerine Gürcü kralı, Rus Çarına müracaat ederek Rusya'nın hakimiyetine girmiştir. Gürcü Kralı Çarlığın talimatlarıyla Azerbaycan Hanlıkları arasında kurulmaya çalışılan birliği bozmak için entrikalar çevirmişse de pek başarılı olmamış, bunun üzerine Çarlık yönetimi hanlıklara çeşitli hediyeler ve elçiler göndererek onların Rusya'nın himayesine girmelerim' istemiştir. Çarlık yönetimi bu siyasetin başarılı olmaması üzerine tehditlere başlamıştır. Hanlıklar bu tehditler karşısında tekrar Osmanlı Devletine müracaat etmişler, Osmanlı Devleti de 1782-84 yıllarında hanlıklara bir takım destek ve yardımlar sağlamışsa da Sultan III.Selim döneminde orduda hayata geçirilmeye çalışılan reformlar gerçekleşememiş, dolayısıyla Azerbaycan Hanlıklarının istediği mali ve askeri yardım temin edilememiştir. Bu durum da Azerbaycan Hanlıklarında istikbal adına bir takım endişeler yaratmıştır.


NE MUTLU TURKUM DIYENE,
TURK IRKI SAGOLSUN!
__________________
Cx GOKTURK Cx adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla