Tekil İleti gösterimi
Alt 21.12.2006, 21:57   #2 (İleti Bağlantısı)
İsenbike
Otağ Yöneticisi
 
İsenbike adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 14.12.2005
İletiler: 436
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
İlk-Türk adlı Üyeden Alıntı
"Türk birliğini parçalamaya çalışan cereyanlara dair" bir genelge yayımlandı.
Bu tip bir genelgenin günümüz koşullarında tekrar yayınlanması gerekmektedir. Fakat belgeye Arabistan'ı da eklemek gerekiyor. Çünkü ülkemiz git gide Arabistan'a dönmekte ve başımızdaki soysuzlar Laik Türkiye Cumhuriyetini, İslam devletine çevirmeye çalışmaktadırlar. Bunun en çarpıcı örnekleri de yine bir Arap-Amerikan uşağı olan El- Tayyib-i Kalleş tarafından söylenmiştir.

Belediye Başkanlığı Döneminde:

“Elhamdülillah şeriatçıyız” (21.11.1994 Milliyet)

“Ben tekkeye değil dergâha gittim” (22.1.1997 Gözcü)

Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok”(12.5.94 Hürriyet)

“Her 10 Kasım’da yaygara kopartılıyor” (14.11.1994 Hürriyet)

“İstanbul’u Medine yapacağız” (Akis)

“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak” (17.9.1994 Cumhuriyet)

“Sarık operasyonu çok komik” (15.5.1995 Sabah)

“Yeşil (kaldırım rengi) medeniyettir” (25.6.1994)

“Sadece imamlar resmi nikâh kıysın” (9.5.1995 Milliyet)

“Ben Millet Meclisi’nin de dua ile açılmasından yanayım” (8.1.1996 Milliyet)

“Ben İstanbul’un imamıyım” (8.1.1995 Hürriyet)

“Milli Piyango zulümdür” (29.9.1994 Hürriyet)

“Taksim’deki caminin temelini inşallah atacağız” (1.7.1994)

“Cumhurbaşkanı’nın İmam Hatipli olacağı günler yakındır” (5.2.1996 Akit)

Türkiye kendine din olarak” Kemalizmi “almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir.. .”

Türkiye’nin yarınında artık Kemalizm’e ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizm’in yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın etkileridir. Her şey ona göre belirlenir.”

“Camiler kışla, minareler süngü, kubbeler miğfer, müminler askerimizdir.”

“Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız... ” Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz.

Bir miting sırasında halka sesleniyor: “Yolumuzun ortasında inek oturmuş, yolumuzu kapatıyor, menzile ulaşmamızı engelliyor. İneği yolumuzdan önce lafla, usul usul, sonra evvel Allah sizlerin yardımıyla, artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız.”
O dönem yanında olduğu Erbakan hocasının “kanlı mı olacak, kansız mı” söylemini bir başka şekilde seslendiriyor.

Türkiye’yi eyaletlere bölmek lazım. Merkezi yönetimin bir takım yetkileri bunlara verilmelidir. Belediye Başkanları da bu konuda en yetkili olmalıdırlar. O bölgelerdeki her türlü eğitim de bunlara bırakılmalıdır.” (PKK gibi bölücülerle aynı söylem.)

“Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.”

Referansımız İslam’dır. Tek hedefimiz İslam devletidir.”

Sen “Ne mutlu Türküm diyene” dersen, onun da “Ne mutlu Kürdüm” deme hakkı vardır.”

“1.5 milyarlık İslam âlemi, Müslüman milletimizin ayağa kalkmasını sabırsızlıkla bekliyor... Kalkacağız, bu ayaklanma başlayacak.”

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir lafı koskoca bir yalan. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.

Başbakan olduktan sonra:

*Türkiye’yi pazarlıyorum. Bizim için verilecek para önemlidir. Her şeyi pazarlar satarız, parayı veren düdüğü çalar.”

*Bir tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye, millet isterse tabii ki gidecek be!.”

*Kadın nereye isterse oturur, Sana ne ya! Ayıp ya!” (Kars’ta AKP toplantısında kadınlarla erkeklerin ayrı yerlerde oturtulmasını eleştiren gazeteciye)

*Türkiye’de Kürt sorunu vardır. Bunu “Türkiyelilik” kavramıyla çözmeliyiz. Türkiyeli kimliği her vatandaşın üst kimliği olmalı, Türk kavramı da alt kimlik olarak değerlendirilmelidir ... İsteyen isterse yine ben Türküm derse desin!” (Diyarbakır’da halka yaptığı konuşmada alt üst kimlik tartışmasıyla Türk kimliğini de Ermeni, Rum, Kürt gibi alt kimlik olarak gösteriyor.) PKK ile aynı söyleme giriyor.

*PKK’nın cenaze töreninde bayrağını açması da, F-16’ların alçaktan uçuş yapması da yanlış.” ( İki tarafın da yaptığı yanlış. PKK terör örgütü ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ni aynı kefeye koyuyor, kendince her iki tarafa da eşit yaklaşıyor).

*Suriye’yi Lübnan’dan çıkardıkları gibi, bizi de Kıbrıs’tan çıkartırlar. Birileri bize çık der, kuzu kuzu çıkarız.”

*“Yahu, bu millet yatıp kalkıp size mi çalışacak.” (Erzurum’da çiftçilere sesleniyor)

*Sana mı kaldı türban konusunda karar vermek, bu ulemanın işidir. Ulema ne diyorsa o olur.” (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne)

*Sallama. Elini kolunu sallama, her yerin oynuyor be!” (Muhalefet milletvekiline. )

*Ulan terbiyesizlik yapma! Artistlik yapma ulan! Hadi ananı da al git buradan.” (Mersin’de bir vatandaşa.)

* Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmayan yüzlerce atamanın vekâletlerle yürütülmesi konusunda: “Biz hukuka aykırı bir şey yapmıyoruz. Mecelle’de (şeriat hukuku) böyle bir kaide var.”

*Askerlik yan gelip yatma yeri değil.” (Şehit yakınlarına.)

*Söyleyin şu sahtekâra ne istiyormuş.” (Almanya’da bir gurbetçi için söylüyor.) Bu lafı söylediği toplantıda salondaki vatandaşlar Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçisi yuhalanıyor.

*Burası (kafasını göstererek) basmıyor. Hayatında iki koyun gütmediği için bunu kavrayamıyor.” (YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’e.)

*Kendisine kefilim, babam gibi güvenirim. Ona kendime inandığım gibi inanıyorum.” (Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyada terörist ilan edilen ve aranan El Kadı hakkında.)

*Onları hoplatacağım.” (Terörist El Kadı’yı eleştiren muhalefet üyeleri ve gazetecilere. )

*PKK ateşkes kararı verince: “Biz de durduk yerde onlara operasyon yapmayız.” (PKK’yı muhatap alıyor ve ateşkes kararlarına jest yaparak karşılık veriyor.)

*Neyseki, yaşına başına saygı duyuyorum. Ağzı olan konuşuyor!” (Kıbrıs davasının 50 yıllık lideri Rauf Denktaş’a.)

*Ulusalmış, milliyetçiymiş , Ne milliyetçisi yahu. Bunlardan olsa olsa saman milliyetçisi olur.”

*Kes ulan sesini... Sana üç nokta koyarım... Otur ulan oturduğun yerde, her şeye burnunu sokma.”

*2002 seçimlerinden hemen önce ve Başbakan olunca: “Ben gelişerek değiştim.”

*Başbakanlığının 4. yılında: “Ben hiçbir zaman değişmedim. İslami fikirler değişmez.”

*Ve henüz 1980’li yıllarda Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve Cumhuriyet rejimine karşı etmiş olduğu yemin: “Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye’yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan, şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim, Allahım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim.”

*Cumhurbaşkanı’nın İmam Hatipli olacağı günler yakındır.” (5.2.1996 Akit)
İsenbike Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla