|
Lütfen bana kulak verin. Kürtler yüzünden mesleğimi bıraktım.
Merhaba. Ben İngilizce öğretmenliği mezunu bir öğretmen adayıydım. atamalarda tayinim güneydoğuda bir ile çıktı. Bir ilçesine.(adını söylemek istemiyorum) Fakat mesleki yaşantım çok uzun sürmedi. Çünkü gittiğim ilçede aynı filmlerde gördüğümüz gibi bir aşiret vardı ve o aşiretin ağasının oğlu bana göz koydu. Bir türlü kurtulamıyordum kendisinden. Sürekli nereye gitsem ne yapsam karşıma çıkıyordu. Ailem hemen bırakıp gelmem konusunda bana ısrarcı davranıyordu ama ben sabredip kalmak istiyordum çünkü kpss denen illetten zor kurtulup en sonunda atandığım için böyle bir olay yüzünden yıllarca okuduğum ve emeğini döktüğüm şeyden vazgeçmek istemiyordum. Fakat zamanla olay boyut değiştirdi. Anladım ki bu ben hem öğretmenim hem de oradaki insanlara göre farklı bir yerden geldiğim için benden vazgeçmeyecekti. Hatta kendi kendine benim için onun sözlüsü nişanlısı olduğumu bile iddia etmeye başlayınca iş çığından çıktı. Zaten gittiğim okulda doğru dürüst kız öğrenci yoktu çünkü gelmiyordu daha doğru göndermiyorlardı. Erkeklerde okula vakit buldukça gelip zaman geçiriyorlardı. Doğru dürüst Türkçe konuşamayan insanlara İngilizce’yi nasıl öğretecektim ki. Hepsi farklı bir şekilde homurdanıyorlardı sanki. Hiç bir şey yiyemiyordum. İnanılmaz bir tiksinti içinde geçti aylarım. Zaten hayvanlar olduğu için pire çok oluyordu ilk başta alerji sanmıştım. Sonra çok üzülerek söylüyorum ki bit olduğunu fark ettim saçımda :(( hem bu durumlar hem de şu sülük oğlan beni canımdan bezdirdi. En sonunda yıllarca okumak için çaba sarf edip görev için gittiğim yerden ailem gelip aldı. İstifa ettim :(( hep filmlerde rastlanan bir türde benim olayım. Ve artık görüşlerim çok değişti. Oraya giderken tüm güzel duygularımın yerini şimdi nefret aldı. Her türlü hissimi öldürdüler en sonunda. Oraya giderken görevime başlamanın ve yeni bir hayatın umudu içerisindeydim. Sonuçta orası da Türkiye’nin bir yeriydi ve o insanlarında eğitime hakları vardı diye düşünüyordum ama şimdi hayır oradakiler hiçbir şey hak etmiyor. Güzele dair hiç bir şey yaşanmıyor ve yaşatmıyorlar. Ben ilk değilim son da olmayacağım kesin. Atama yapıyoruz diye en ilkel hayat süren ve hiçbir şekilde eğitimi istemeyen yerlere gönderdikleri için meb lanet ediyorum. Oradakiler okumakmış yazmakmış gibi bir dertleri yok. Her kadın bir yerden bir yere giderken srü gibi gidiyor. En az 7 çocuğu var biri hala bebek biride karnında. Hiç hayat telaşesi gütmüyorlar. Nasıl olsa devlet bize bakar diyorlar galiba. Benimle de konuşmuyorlardı zaten. Başım açık olduğu için garip bir bakışları vardı. Bunları gördükçe sahte Müslümanlıkları gördükçe bütün fikriyatım alt üst oldu. Şimdi psikolojik tedavi görüyorum. Ailem benim için üzülüyor. felaket bir şekilde kilo kaybettim. şimdi yemek yiyemiyorum. Biraz ürküyorum açıkçası. Yani o havayı atamadım henüz üzerimden. Bu aralar internetteyim. Kürtlerle ilgili yazılarınız google çıkınca sizinle başımdan geçen bu üzücü olayı paylaşmak istedim. Bir çok yere yazdım aslında siz ilk değilsiniz fakat orda değişik tepkiler aldım. İyi Kürtlerde vardır, hepsini bir tutma, sen bir provokatörsün, sen yanlış tanımışsın o insanları gibi bana olur olmaz eleştirilerde bulundular. Orada yaşayan bendim ve tüm gerçekliği ile anlatmıştım olayı ama sanırım oradaki insanların bundan bir gocuntusu olduğu için hem oralara giremez oldum hem de yalancısın diyerek beni bir kat daha soğuttular herşeyden. Oysaki tek bir amaç güdüyordum insanlar öğrensin orası dışardan gözüktüğü gibi değil. Çok kötü. Bunu kötü sözünden başka nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum. Ama inanın yaşanacak bir yer değil. O zamana kadar kendi yaşadığım yerde de bu tip insanların olduğu fark etmemiştim. İşte insan kötü bişiy yaşayınca kötüyü hemen seçer hale geliyorsunuz. Algıda seçicilik deniyor buna. Ama artık bir önemi kalmadı bu bilgilerimin. Bir daha tekrar nasıl başlarım nasıl bir başlangıç yaparım bilmiyorum. Neyse sizin sitede ilk kez yazıyorum. Umarım şu diğer hani bilinen bir parti varya oranın mensubu sitelerdeki gibi sizde beni asıp kesmezsiniz. Çünkü size yazmamdaki o gücü benim tiksindiğim varlıklara olan bakış açınızdan aldım. Umarım beni anlarsınız. Tekrar görüşünceye kadar hoşça kalın.
|