|
Jean-Paul Roux'un kendisi tarafından yazılan özgeçmişini okumuştum. Anlattığına göre, Ceneviz donanmasında paralı askerlik yapan fakat Kaptan-ı Derya Hayrettin Paşa'nın ağabeyi Oruç Reis tarafından esir alınıp 8 yıl boyunca forsa (kürek mahkumu) olarak kullanılan bir Fransız'ın torunu imiş. Bizimkiler dedesine kürek çektirmişler, Roux'un Türklere olan ilgisi ve düşmanlığı bundan kaynaklanıyor... Aynı psikoloji İspanyol yazar Miguel de Cervantes'de de görülür. İnebahtı Deniz Muharebesi'ne katılıp Türklere esir düşmüş ve Uluç Ali Paşa'nın donanmasında uzun süre forsalık yapmıştır. Ailesinin fidye ödemesi sayesinde serbest kaldıktan sonra Türklere yönelik iftiralar içeren iki tane kitap yazmıştır, sonra da Don Kişot'u yazıp dünya çapında ünlü olmuştur... Roux'un "Türklerin Tarihi: Büyük Okyanus'tan Akdeniz'e İki Bin Yıl" adlı kitabında Cervantes'in yazdığı kitaplardan bol miktarda alıntı vardır. "Türklerin hiçbir ırksal ozelliği yoktur." cümlesiyle başlayan paragraf da birebir Cervantes'den alıntıdır.
Ertuğrul Özkök ise Nejdet Sançar Beğ'in deyimiyle "maalesef Türkler"dendir. Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinden Türkiye'ye göçmüş bir Türk ailesinin oğludur, soyu temizdir ama zihniyeti bozuktur. Türk milletinin aleyhine olan her türlü icraatı kayıtsız şartsız destekliyor, son olarak Kenan Evren'in ortaya attığı eyaletlere bölünme saçmalığını destekledi.
|