Alıntı:
|
karakurum adlı Üyeden Alıntı
birşey sormak istiyorum türklüğün yüzakı dediğiniz barbaros hayrettin devşirme değilmidi?
|
Aklıma gelmişken bu konuyla ilgili kısa bir ilavede bulunmak istiyorum. Hayrettin Paşa ölüm döşeğinde son nefesini verirken "Turgut benden yeğdir" demiştir. Yani kendisinden sonra Kaptan-ı Deryalık makamına Türk çocuğu olan Turgut Reis'in getirilmesini istemiştir. Turgut Reis gerçekten de çok büyük bir denizciydi. O dönemde Menteşe Sancağı adıyla bilinen Muğla'nın bir köyünde doğmuş, 14 yaşındayken Muğla bölgesinden levent toplayan Hızır Reis'e (Hayrettin Paşa adını henüz almamıştı) katılmış, zaman içerisinde kahramanlık göstererek yükselmiş ve kendi filosunu oluşturmuştu. Sonra o da Osmanlı'nın hizmetine girdi ve Karlıeli Sancakbeyi oldu. Fakat Osmanlı donanmasındaki tüm leventler ile reislerin desteğine sahip olmasına rağmen devşirme saray erkânı tarafından harcandı ve Kaptan-ı Deryalık rütbesi ona değil, Enderun'da eğitim görmüş bir devşirme olan Piyale Paşa'ya verildi. Devşirme Piyale'nin Haliç'te kayık yüzdürmekten başka bir icraatı yoktu ama Osmanlı'daki meşhur "devşirme dayanışması" sayesinde koskoca donanmanın başına geçti. Buna rağmen Turgut Reis küsmedi, 80 yaşına kadar Osmanlı için savaştı ve 80 yaşında Malta Kuşatması'nda elinde kılıçla şehit oldu.
Devşirme zannettiğiniz Hayrettin Paşa aslında Osmanlı Kaptan-ı Deryalığı yapmış "tek" Türktür. Ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, Türk soylu denizciler Kaptan-ı Deryalık makamına getirilmiyordu, tıpkı Turgut Reis örneğinde görüldüğü gibi... Bu devşirme Kaptan-ı Deryalar kazandıkları zaferleri altlarında görev yapan Türk soylu donanma reislerine borçludurlar. Çoğu Ege bölgesinden toplanmış Türk çocukları olan leventler devşirme Kaptan-ı Deryaları pek takmazlarmış, bu yüzden onlara söz geçirebilmek için başlarına Türk soylu reisler konulurmuş.