|
Otağ Yöneticisi
Üyelik Tarihi: 19.01.2005
İletiler: 1,976
|
3 Mayıs Türkçüler günü kutlu olsun!
Koca Bozkurt, ulu Türk, yol göstericimiz ve fikir babamız Atsız Ata'nın yeniden yaktığı Türkçülük ateşi, 3 Mayıs 1944'te büyük bir milli yangına dönüşmüştü. Bir program yapmadan, birbirlerinden habersiz, tek tek, birer kartopu misali Ankara'ya Atsız Ata'larına destek olmaya giden Türkçü gençlerin birleşmesi sonucu oluşan çığ, Türklük düşmanı İnönü'nün ödünü patlatan büyük bir kitlesel harekete dönüşmüştü. Bu büyük hareket, Türk milleti'ni komünizme karşı uyandıran ve gözünün açılmasına neden olan milli bir harekettir. 3 Mayıs 1944 olayları sonucu fikir babamız Atsız Ata ve diğer Türkçüler, büyük eziyet ve ıstıraplara maruz kalmışlar fakat onurlu bir duruş sergileyerek "Istırabı kanına kat da göz kırpmadan iç! Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç!" diyerek katlanmışlar ve tabutluklardan kurtuldukları günden itibaren de mücadelelerine kaldıkları yerden devam etmişlerdir. Bugün, bizler yani Atsız'ın çerileri, komutanlarının izinden sapmadan, söylediklerini harfiyen uygulayarak, O'nun emir ve tavsiyeleri doğrultusunda mücadelemize yılmadan, pes etmeden devam etmekteyiz. Atsız Atamız'dan devraldığımız Türklük bayrağını bizden sonraki kuşaklara teslim edinceye kadar layıkıyla taşıyıp, dalgalandırmazsak, Gök girsin, kızıl çıksın!
Başımızda, ruhunu Arap'a ve Batı'ya satmış olan devşirmeler de olsa, sonunda zindanlara ya da mezara girmek de olsa, "Türk Ülküsü"nü gerçekleştirme yolunda hiçbir engel, hiçbir baskı, hiçbir aleyhte uygulama, velhasılıkelam hiçbir şey bizi yolumuz ve ülkümüzden geri döndüremeyecektir. Bu kutlu savaşta birilerimiz yere düşse bile ardımızdan gelen yeni Bozkurtlar düşenlerin yerlerini alacaktır.
Bugün, resmi olarak, "Türkçü" kelimesinin kullanılması bile kanunen suçtur. Türk'ün yurdunda, Türk'ün ülküsünün bir ifadesi olan Türkçülüğün kullanılmasına engel olanlar; bir gün bunun faturasını ödeyeceklerini, bir gün başlarına Tanrı'nın gazabı inmezse daha da müthişi olan Türk'ün yıldırımının ineceğini bilsinler!
Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misali Türk soyundan gelmeyip de, Türk Budunu'nun engin hoşgörüsü sayesinde bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olan zatlar, bu cennet vatanda kendilerine kucak açan ve yaşama şansı veren; bu iyi kalpli, hoşgörülü, soylu millete reva gördükleri muamelelerin karşılığını aldıklarında sızlanıp, dövünmeye hiç hakları olmayacaktır. Türkiye Türklerindir. Bu ülkeye Laz'ı, Çerkez'i, Kürt'ü, Boşnak'ı v.s etnik kimlikleri ortak etmeye çalışmak kimsenin haddi değildir. Türkler'i, Türkler'in yurdu olan Türkiye'yi ve bu yurda TÜRK-İ-YE adını veren ulu Türk'ü yani ATA-TÜRK'ü sevip, ihanet etmeyen herkes yaşayabilir. Ancak binanın tapusunun kime ait olduğunu unutup, binayı üzerine geçirmek ya da kendisini binaya ortak etmek isteyenlere; Türk Budunu'nun dünyanın en hoşgörülü, en iyi niyetli ve en sabırlı budunu olduğunu, sabrı taşar ve kükrerse de önünde dağların, taşların duramayacağını bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Bizler, Başbuğumuz Atatürk ve fikir babamız Atsız’ın izinden giderek, hadlerini bilmeyenlerin hadlerini bildirip, Türkiye’yi hak ettiği konuma getireceğiz. Bir gün o gün de gelecek!
Sonuç, bu bayrağın Turan adlı ulu Türk ülkesinde dalgalanması olacaktır. Bu kesindir. Er ya da geç bu gerçekleşecektir. Tanrı'nın verdiği "Kut"la bu soylu budun bunu başaracak ve Türk'ü yeniden Acunun Beği yapacaktır. Türkçülüğün yeniden uyanıp, dirildiği kutlu gün olan 3 Mayıs 1944'ün 62'nci yıldönümü, Türk Budunu'na ve tüm Türkçülere kutlu olsun!
Atsız Atam, sen rahat uyu; emanetinin yılmaz bekçileri olan ATSIZCI BOZKURTLARIN senden devraldıkları Türkçülük bayrağını son nefeslerine kadar dalgalandıracak ve senin kutlu tinini şad edeceklerdir.
Kutlu tinin şad, mekânın uçmak olsun!
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır.
|