Tekil İleti gösterimi
Alt 23.05.2007, 00:20   #3 (İleti Bağlantısı)
AYZIT
Türkçü
 
Üyelik Tarihi: 14.02.2007
İletiler: 114
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
BU SÖZLER FIRTINA KOPARIR

Tarihe kara bir leke olarak geçecek olan ibret belgesi Abdullah Gül'ün 19 Aralık 1992 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye’nin Milli Bütünlüğü ve Güvenliği Toplantısı’nda yaptığı konuşmasından aktarılmıştır.

Bu şahıs Türkiye Cumhuriyeti’ne Dışişleri Bakanı olmuş yaptığı konuşmalardan da anlaşılacağı üzere felaketin rotasını çizmiş ne yüzsüzlüktür ki bu belgeler ülkeyi felakete sürüklediği yetmiyormuş gibi bu derviş zihniyetli insanlar utanmadan ülkeyi felakete sürükledikleri yetmiyormuş gibi Başbuğ Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne Cumhur Başkanı olmak istemektedirler.

Adapsız Abdullah’ın konuşmasında kullandığı birebir aktarılan sözleridir;
' Yurtta Sulh Cihanda Sulh ' anlayışının çok yanlış olduğunu ve birde bunu harp okullarının duvarlarına yazarak yanlışı daha da büyüttüğümüzü 'Ne mutlu Türküm diyene' lafının Türkiye'yi ilkelleştirdiğini ve en nihayetinde ağzındaki baklayı çıkartarak kuklanın arkasındaki kuklacıları mutlaka vurmamız gerekir.onları mutlaka tespit etmemiz gerekir diyen Abdullah Gül konuşmasına devam ederek ; Atatürk ilkelerinden biri olan Milliyetçilik maalesef bir nevi ırkçılık olarak devam etmiştir Türkiye'de.Halbuki içinde bulunduğumuz coğrafyadaki insanlar asırlardır İslam'ın ve bunun oluşturduğu manevi değerlerin potasında barışık bir halde yaşamış ve İslam’ın etrafında bunların hepsi bütünleşmişti. Öyle olmuş ki bırakın yüzyıllar önceki ,son sıkıntılı yıllarımızda bile ne Çanakkale'de ne Medine müdafaasında ne Trablusgarp'ta insanlar birbirini taşırken ,yaralılar birbirinin yarasını sararken hiç birbirinin ırkının ne olduğunu sormayı akıllarından geçirmemişler.

Milliyetçilik demin dediğim gibi öyle olmuş ki; TÜRKÇÜLÜK şeklinde alınmış ve bu ister istemez aksini de bazı insanların aklına getirmemiştir. Mesela, -bunları açık söylemek zorundayım -' NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE' lafını tutup her yere yaza yaza ne bunu özellikle hiç olmayacak yerlere yaza yaza ,Türkiye aslında ilkel bir hale dönüşmüştür.' BİR TÜRK DÜNYAYA BEDEL ' gibi bu laflar arasında Türkiye’nin o bütünlüğünü,Türkiye’nin o geçmişteki bütün insanları İslam kardeşliği etrafında toplayan bu bütünlüğünü tehdit eder anlama gelmiştir. Şimdi ne gariptir ki,bu laftan; seyahat ederseniz Doğu ve Orta Anadolu’ya doğru gidildikçe ' ÖNCE VATAN ' yazıldığını, Batı’ya Ankara'ya İstanbul’a gittiğinde ise hiç rastlamazsınız bunlara. Yani bunlar tek parti devrinden kalan ve zorla halkın kendi inanç değerleri ile bütünleşmeyen ,bir dünya sistemini halka zorla kabul ettirmektir.Ama bunların zararını tabii ki biz daha sonra çekmeye başlamışız.

KAYNAK: Ali ÖZOĞLU'nun "ŞİFRE ÇÖZÜLDÜ" adlı kitabından alıntıdır
AYZIT Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla