|
Nasıl anlatsam, nerden başlasam?..
Nihalatsiz.org sitesiyle tanıştığımda yıllardan 2003 idi. Bir lise öğrencisi olarak laik Türk milliyetçiliğini savunan benden başka insanların olduğunu bilmek beni çok mutlu etmişti. 2004 senesi gibi nihalatsiz.org'a üye oldum. Otağı takip etmekle yetindiğim bu bir sene içerisinde evveliyâtında yalnızca bir ülkücü şair olarak bildiğim Atsız Ata'mın fikirlerinin ne kadar da muhteşem olduğunu gördüm, öğrendim. Neler neler yaşandı, ittifaklar, sonrasında gelen kavgalar, yeni ittifaklar, yeni kavgalar... Nihalatsiz.org sitesinin bana sağladığı en büyük fayda şu an bir kısmıyla araya sorunlar girmiş olsa da gerçek hayatta Türkçüler ile tanışmak oldu. Sevcan Otel'deki toplantı haricinde üye olduğum Eylül 2004 tarihinden itibaren düzenlenen zannedersem tüm İstanbul toplantılarına katıldım, ayriyetten şu an Türkçü camiadaki ilişkiler nasıl bilmediğimden ismini vermesem de saygı duyduğum bir vakfın düzenlediği bir toplantıda merhum Kâmil Komutan ile tanışmıştım, yeri Tanrıdağ olsun. Nihalatsiz.org adresinin bende yeri büyüktür, herşeyi geçtim, o site olmasaydı Ruh Adam gibi bir eseri belki de hâlâ okumamış olacaktım. Gök Tanrı buyruğuna uyup buraya göçtüğümüz Kemal Beğ'in ve nihalatsiz.org otağında emeği geçen herkesin her daim yanında olsun, içimde kalan tek şey Sevcan Otel toplantısına gidememem ve Ankara kadrosuyla tanışamamdır. Herşey için tekrar teşekkürler Kemal Aksungur ve diğerleri. Bu arada MeteBaşTürk Bey'e hayırlı teskereler diliyorum. Çağatay Beğ'e de geçmişte yaşanan tatsızlıklar esnasında kötü bir söz ettiysem ki ettiğimi hatırlıyorum, dönemin koşullarına göre değerlendirmesini ve affımı diliyorum :) Son sözüm şudur ki "Efsaneler ölmez, yalnızca şekil değiştir..." TTKvY!
Slavik diyarlardan tüm ırkdaşlara selamlar.
|