Tekil İleti gösterimi
Alt 06.07.2007, 18:19   #1 (İleti Bağlantısı)
Balbal
Otağ Yöneticisi
 
Balbal adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.01.2007
İletiler: 899
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Bir Arap Alevisi ( Nusayri ) 'nin Türkler hakkındaki düşüncesi

Arkadaşlar bu yazıyı alevi forumların birinde buldum . Yorum size kalmış.



Ben Hataylıyım.
Hatay'ın yerli halkı Hristiyan Araplar, Rumlar, Ermeniler ve Arap Alevileridir. Yerli olan Türkler de vardır. O Türkler ki, yüzümün tek akıdır. Ama sadece Hatay'ın yerlisi olan Türkler. Devletin 60 yıldır Hatay'ı Türkleştirmek için verdiği çabalar, ayak oyunları ve iskan politikasına rağmen Hatay, barışçı ve hoşgörülü tavrını korumuştur.

Ben ALtınözü ilçesindenim. Suriye sınırında bir beldede. Altınözü'nde çoğu köyde, Arap Aleviler, Hristiyanlar (kimi yerde Ermeni, kimi yerde Rum, kimi yerde ise Arap) ve sünni Türkler birarada yaşamaktadır.

Öylesine bir güzelliktir ki,

Kilise, cami ve cemevi(Arap Nusayrilerin ibadet yeri-diğer adı ziyaret) yanyanadır bu köylerde.
Köyler Hatay'ın yerlileridir.

Ama devlet tarafından Türkleştirme amacıyla boşaltılan ve yıkılan Ermeni ve Rum köylerine yerleştirilen Türkler, kültürsüz, cahil ve ırkçı-kafatasçı insanlardır. Hepsi devlet tarafından silahlandırılmıştır. Oturup iki kelime konuşamazsın adamlarla.

Kiliselere saldırırlar, Aleviler hakkında asılsız iftira ve karalamalarda bulunur ve Alevilere buna göre davranırlar. Hepsi MHP'lidir. Ya da dinci gericiliğin pençesinde. Hatta bizim oraya yerleştirilen Türklerin büyük çoğunluğu Alevilerin ve Hristiyanların Sünni Türklerin kanını içerek yaşadığına inanır. Abartı gibi göreceksin ama değil.

Hristiyanlara, gavur-kafir-ermeni dölü, Araplara da FELLAH diyerek aşağılarlar. Ya da Kızılbaş...


Kavgacı ve gürültücü insanlardır. Alevi ve hristiyanların kestiklerini yemez, onlara kız vermez kız almaz ve medeniyetten ve insanlıktan uzak bir biçimde yaşarlar.

Sana Hatay'ı biraz anlatayım.

Adana'dan İskenderun'a doğru olan bölgede Erzin, Dörtyol ve Payas'taki tarım bölgelerine sahip olan Arap Aleviler 1940'lardan sonra bölgeden zorla sürülmüş ve malları devlet tarafından yağmalanarak oraya göç ettirilen Türklere verilmiştir. Aynı İzmir'de katledilen ve sürülen Rumların mallarının yağmalanarak Türkleştirme politikasına dönk olarak ırkçı-gerici kesimlere devlet tarafından peşkeş çekildiği gibi. Aslında tüm ülkede aynı yağma olayı yapılmıştır. 6-7 Eylül'ü biraz araştır.

Neyse. Şu an, Erzin, Dörtyol ve Payas, MHP'li güçlerin elindedir. Yani Hatay'ın Türkiye ile olan bağlantı yolu tamamen Türkleştirilmiştir.

İskenderun Kozmopolit bir yerdir. Liman kentidir. Çoğunluğu 1970'lere kadar Hristiyan ve Alevi Araplar idi.

Demir Çelik Fabrikalarını yaptılar. Hatay'a tarihi boyunca yapılan tek yatırım İskenderun Demir-Çelik fabrikasıdır.
Zamanında 30.000 kişi çalışıyormuş bu fabrikada. 30.000'in sadece 500-1000 arası çalışanı Hataylı. Gerisi, karadeniz, orta anadolu ve diğer yerlerden göç ile gelen Türklerdir. Amaç yine Türkleştirme.
Bölge insanının refahı için değil tamamen politik amaçlarla kurulmuştur.

İskenderun'da, Samandağ'da, Harbiye'de ve Antakya'da, genelde ovada yaşayan Arapların köylerinin yukarısındaki her tepeye, sonradan Hatay'a yerleştirilen Türkler iskan ettirilmiştir. Tamamı, milliyetçi olan ve her türden farklılığa karşı kin ve nefret duyguları ile beyinleri doldurulmuş olan bu köylülerin tamamı silahlandırılmıştır.

İskenderun'dan Samandağ'a doğru uzanan sahil şeridi kapatılmış ve Antakyaya tek geçiş yeri olan Belen Gediği ve Top Boğazı'na yine Türkiye'nin başka yerlerinden getirtilen Türkler yerleştirilmiştir.
Belen daha sonra ilçe olmuştur. Belen halkının çoğunluğu dinci ve ırkçı partilerde örgütlenmektedir.

Antakya'da Arap mahallelerinin çevrelerine yeni evler inşa edilerek asimilasyona dönük bir politika izlenmiş ve bölgeye yine gerici unsurlar yerleştirilmiştir.

Hatay'ın tüm tarihi boyunca Belediye Başkanlığı'na nüfusun çoğunluğunu oluşturdukları halde tek bir Arap ya da Hristiyan getirilmemiştir. İskenderun'da da durum aynıdır.

Şehir merkezlerindeki tüm Arap mahalleleri, yeni inşa edilen mahallelerle çevrilmiş ve ırkçı-gerici sünni-türk çevreler buralara iskan ettirilmiştir.

Bilmiyorum bunları yazıyorum ama sen hakkettiği anlamı çıkarabiliyor musun bu olgulardan?

Hatay'ın bütün tarihi yapıları, ya yıkılmış(2000 yıllık Antakya Köprüsü 1975 yılında Belediye Başkanı tarafından hiçbir neden olmamasına rağmen yıktırılmıştır.) ya porno sinemaya çevrilmiş ya da bakımsızlıktan çürümeye bırakılmıştır.

Bölgede Olağan üstü Hal benzeri bir askeri yönetim uygulanmaktadır.

Hatay'ın tüm sınır ilçeleri de Türkleştirilmiş, ya da sınır bölgelerine Türk köyleri kurulmuştur.

Tamamı yine silahlandırılmıştır.

Sınır ilçeleri olan Yayladağ, Altınözü, Reyhanlı ve Reyhanlı civarındaki Kırıkhan ile Hassa yine dışarıdan getirtilen Türkler tarafından işgal edilmiş ve tüm bu bölgelerde, MİT ve polisin de desteği ile gerici örgütlenmelere taban yaratılmıştır.

Bugün Türkiye'de Hatay benzeri, kozmopolit illerin hepsinde aynı uygulamalar vardır.

Hatay bağımsız iken Meclis binası olan bina-ki Antakya'nın ortasında en işlek caddesindedir_ Yıllardır PORNO SİNEMA olarak hizmet vermektedir.

Tarihi Ermeni ve Rum Kiliselerinin hemen hemen hepsi, PORNO SİNEMAYA dönüştürülmüştür.

Utanmazlığın, saygısızlığın ve ahlaksızlığın bu kadarına ne denir?


Açlığa, sefalete, yokluğa yoksulluğa ses çıkarmayan, hortumculara ve milyar dolarlarını çalan devlet ve ordu yetkililerine geçit veren, herşeyi kader olarak algılayan, sefil ve perişan bir halde insanlıktan çıkmış bir biçimde yaşayan Türk Halkı.

Duyarsızlığın ve tepkisizliğin doruğunda yaşayan Türk Halkı.

Kürt deyince vuran, Alevi deyince yakan, Hristiyan deyince malını mülkünü yağmalayan Türk Halkı.

Gerici ve faşist örgütlenmelerin kucağında her türden rezilliğe ve soytarılığa sessiz kalan Türk Halkı.

Hoşgörüsüz, anlayışsız, vicdansız, kültürsüz, ahlaki değerlerden yoksun, kin-öfke ve nefret dolu Türk Halkı.

Sivas'ta, Maraş'ta, Gazi'de, Kürt illerinde, Çorum'da kontrgerilla devletinin oyunlarıyla KARDEŞİZ dediği kimlik ve kültürleri katleden, diri diri yakan ya da tüm bu olanlara seyirci kalarak suça ortak olan TÜRK HALKI.

Daha ne diyeyim.

Ben kötülemek için değil uyarmak için yazıyorum bunları.

Ne olduğunu, nerede olduğunu, kimlerin çıkarlarına hizmet ettiğini anlamayan bir topluluk, hayatı boyunca rezil ve kepaze bir yaşamı kader olarak çekmek zorunda kalır.

Aziz Nesin Türk Halkının yüzde altmışının aptal olduğunu söylerken, gerçekçi ve sorumlu bir davranış sergilemişti.

Aydın insan, kimliği ile övünmek yerine, ters giden yanlış olan şeylerin topluma yansıtılması görevini üstlenir.

Gurur duymak, Türklere yapılacak en büyük ihanet ve haksızlıktır.

Ne olduğunu bilmek ve olnası gerekenleri hayata geçirmek.

Bize düşen işte budur.

Yoksa yalanlarla örülmüş saçma bir tarihin işgalleriyle coşup, katliamlarıyla övünmek değil....
__________________
Hulâgû'nün Adaleti
Balbal Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla