09.07.2007, 15:38
|
#11 (İleti Bağlantısı)
|
|
Otağ Yöneticisi
Üyelik Tarihi: 14.12.2005
İletiler: 435
|
Alıntı:
|
Çapulcu kocabeydili adlı Üyeden Alıntı
5) Türkeşle Atsız atam aynı safta yer almadı mı zamanında
|
Türkeş ile Atsız birbirleriyle aynı safta olmamışlardır. Biri arı Türk soyunu savunurken biri Türk'üm diyen herkesi Türk olarak kabul görmüş biridir. Birilerinin aynı saflarda yer alabilmeleri için aynı düşünceyi benimseyip savunmaları gerekmektedir. Bu nedenle Türkeş ile Atsız belki aynı mahkeme heyeti tarafından aynı suçla yargılanmış olabilirler ama aynı görüşü paylaşmamışlardır.
Kanıtı mı?
1962 yılının 3 - 4 sayılı (Nisan - Mayıs) ORKUN dergisinde ki bir makale kimin o yıllarda neler dediği hakkında herşeyi gözler önüne seriyor.
Makale konusu: 1944 de Türkçülük düşmanlarının tertiplediği davada "Sorgulardan Parçalar"
Atsız'ın, Zeki Velidi'nin ve Nejdet Sançar'ın sorgulamarından sonra sıra A. Türkeş'e geliyor.
A. Türkeş'in sorgusundan:
Hâkim – Son tahkikat kararında hakkınızda ileri sürülenleri dinlediniz. Bunlara karşı ne diyeceksiniz?
Türkeş – Efendim son tahkikat kararında benim hakkımda: Atsız’ı gölgede bırakacak kadar Turancı, ırkçı ve menfi buyurulmaktadır. Bu mefhumlar hakkındaki kanatlarımı yüksek mahkemenize sunmak isterim. Ben daima devletimin kabul ettiği prensiplere inandım ve onlara hürmet ve riayetten ayrılmadım. Ben koyu bir milliyetçiyim, fakat zannedildiği manada ırkçı değilim. Yani memleket içerisinde ayrılıklara ve düşmanlıklara yol açacak hiçbir fikrim yoktur.
Hâkim – Evvela şu noktayı size soralım: Türkiye’de mevcut saf bir soydan gelme ve karışık ırktan olanların bulunamayacağı hakkındaki düşüncelerinizin ne olduğunu şey etmek istiyoruz.
Türkeş – Bugün devletimizin kabul ettiği ve üzerinde yürüdüğü prensip bence de en doğru en makul prensiptir. Yani Türklüğü her şeyden üstün görmekle beraber gayrıtürk unsurları da gerek kültür, gerek telkin yoluyla çok kısa zamanda temsil etmek..
Hâkim – Karışık ırklar hakkında ne olacak?
Türkeş – Arzettim efendim. Mademki Türkleşmiştir, dedesi veya ninesi şöyledir diye aranmasını doğru bulmam.
Hâkim – Atsız demek size Turancılıktan bahsederdi?
Türkeş – Türk birliğinden konuşurduk efendim.
Hâkim – Ne derdi size?
Türkeş – "Mazide olmuş olan şeyler istikbalde de olabilir." Şeklinde Ali Fuat Paşa’nın bir sözü vardır. Bu sözün gayet doğru olduğunu söylerdi. Türkler'in Oğuz Han zamanında birleştikleri gibi istikbalde de birleşebileceklerini konuşurduk.
Hâkim – Atsız ile nasıl tanıştınız?
Türkeş – Efendim, ben harbiyede iken, hatta daha eskiden beri tarih ve bilhassa türk tarihine ve edebiyatına meraklı idim. Harbiyede Hüseyin adlı bir sınıf arkadaşım vardı. Konuşurken bana Atsız’dan bahsederdi. Bir gün Atsız’ın Kahrmanalık ve Toprak – Mazi adlı şiirlerini okudu. Kendisini bu suretle tanıdım. Bir yaz tatili İstanbul’da kendisini ziyaret ettim. Bu suretle tanıştık.
Sorgunun ilk başlarındaki ifadeye dikkat edelim.
"Ben koyu bir milliyetçiyim, fakat zannedildiği manada ırkçı değilim. Yani memleket içerisinde ayrılıklara ve düşmanlıklara yol açacak hiçbir fikrim yoktur. "
Memleket içersinden ayrıklara ve düşmanlıklara yol açabilecek fikirden kasıt Atsız'ın ırkçığına gizliden gizliye bir göndermedir. Yani Türkçülük fikri ona göre ayrılıklara yol açan ve düşmanlık aşılayan bir fikirdir! Ona göre Türk'üm diyebilen herkes Türk ve Türk olmayanların kültürlerini de temsil edilebilir. Nerdeyse taban tabana zıt iki fikrin savunucusu sizce aynı safta yer alabilir mi?
Diğer bir sözünde "Türklüğü herşeyden üstün görmekle beraber..." madem bu kadar Türklüğü herşeden üstün görüyordu da neden kızlarını Türk olmayanlarla evlendirdi. Bunu bizler alelade birinin yapmasına bile şiddetle karşı çıkarken bu derece "koyu milliyetçiyim" diyen birinin yapması uygun karşılayabilmemiz mümkün mü? Sanırım Atsız Ata, onun zamanla fikrini değiştireceğini güçlü önseziyle anlamış ki ona yönelik "Ne Yaptığını Bilmeyenler" makalesini yazdı.
Biri Türklük ve Türkçülük için dönemin komünist yöneticilerine karşı maddi manevi savaş veren ve Türkçülüğün yeniden parlamasını sağlayan bir dev, diğeri koyu milliyetçiyim diyerek Türk olmayan unsurları Türk'üm dediğinde kabul edebilen, soyca arkasının aranmasını uygun görmeyen ve dönemin komünist yöneticilerinin prensiplerine uyduğunu söyleyebilecek ve açıkca Türkçüyüm diyemeyecek kadar "koyu milliyetçi(!)" biri.
Zaten Atsız sorgulamasının bir kısmında:
" Türkçülük denince bunun içinde bir takım unsurlar vardır. Mesela ırkçılık. Türkçülüğün ayrılmaz bir parçasıdır. Milliyetçilik umumi bir kavramdır. Bizim milliyetçiliğimizin adı Türkçülüktür."
diyerek milliyetçiyim deyipte Türkçüyüm diyemeyenlere inceden inceye bir mesaj vermiştir.
|
|
|