|
ERGÜN POYRAZ "TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUBU" OLDUĞU GEREKÇESİYLE CEZAEVİNE KONULDU!
Bugün Türkiye'de kürt kökenli bir yazar veya siyasetçi herhangi bir suçtan ötürü tutuklanıp cezaevine konulacak olursa yer yerinden oynar. Organize olmuş kürt gruplar başta Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır ve Adana olmak üzere birçok ilde eylem yaparlar. Sivil toplum kuruluşları, vakıflar, dernekler, sendikalar, basın-yayın organları, anlı şanlı köşe yazarları, sözde aydınlar, hatta bazı siyasî partiler ve siyasetçiler yüksek perdeden yaygara koparırlar. "Demokrasi", "insan hakları", "fikir ve ifade özgürlüğü" diye çığıran bu koroya Avrupa Birliği ile Amerika'nın baskısı da katılınca, kürt kökenli yazarı veya siyasetçiyi içeride uzun süre tutmak mümkün olmaz... (Değil içeride tutmak, içeriye koymak bile mümkün olmuyor artık. Leyla Zana, Osman Baydemir ve türevlerine kimse dokunamıyor.)
Fakat bir Türk, kurucu aslî unsuru Türk olan ve "Türk"iye adını taşıyan bu ülkede maalesef sahipsizdir. Zor gününde yalnız kalır, kimseden destek görmez. Kendi başının çaresine bakmak, tek başına yaşam mücadelesi vermek zorundadır... Ve sonunda ne olacağı da belli değildir.
Lâik Cumhuriyet rejimini hedef alan irticaî yapılanma hakkında kitaplar yazan Ergün Poyraz hiç inandırıcı olmayan bir sebepten ötürü cezaevine konuldu fakat kimseden ses yok. Kimse "Bu adam terörist falan değildir; Tayyip Erdoğan'ın ve Fetullah Gülen'in gerçek yüzlerini sergileyen kitaplar yazdığı için üzerine hayalî suçlar yıkılarak cezaevine kapatıldı." demiyor. Kimse O'na destek olmak için eylem yapmıyor. Vaktiyle sofrasında yiyip içen kişiler bile bugün O'nun adını telâffuz etmeye veya hakkında iki satır yazmaya korkuyorlar. "Demokrasi", "insan hakları", "fikir ve ifade özgürlüğü" gibi kavramların Ergün Poyraz için de geçerli olmasını yüksek sesle talep eden çıkmıyor.
Ergün Beğ'in Ankara'nın Ümitköy semtindeki evine birkaç kez gittim. 24 saat boyunca yanından ayrılmayan sivil giyimli jandarmalar tarafından korunuyordu, yani devletin koruması altındaydı. Durum böyle olduğu için, devletin haberi olmadan herhangi bir faaliyette bulunması mümkün değildi. Şehirlerarası seyahate çıkmasının bile özel izne bağlı olduğunu ve kendisine refakat eden jandarmaların rapor tuttuğunu anlatmıştı. Bu şartlar altında yaşayan bir kişi nasıl "terör örgütü mensubu" olabilir? Yanındaki askerlerle birlikte mi terörist eylemlerde bulunacak? İnsaf yahu!..
Terörist arayan T.B.M.M.'ne baksın; bağımsız Türk adaleti tarafından yargılanarak cezaya çarptırılan Sebahat Tuncel adlı terörist bugün Meclis'tedir!
Ergün Poyraz'ın yazdığı "Musa" serisinden fena hâlde canı yanan Tayyip Erdoğan söz konusu kitapların toplatılması için mahkemeye başvurdu fakat istediği sonucu alamadı. Bunun üzerine yazarı farklı yoldan susturmaya karar verdi ve seçimi aşıp iktidarını garantilendikten sonra yapacağını yaptı... Olayın aslı bundan ibarettir.
Şahsî kanaatimce Ergün Poyraz'a destek amacıyla Ankara'nın Kızılay meydanında bir miting düzenlenmelidir. Belki fazla ses getirmez, belki hepimiz fişleniriz ama hiç değilse Ergün Beğ bugüne dek gösterdiği çabaların boşa gitmediğini, kötü gününde kendisini hatırlayan birilerinin olduğunu görüp biraz moral bulur.
TTK
|