|
Irkçılığın yerilmesinde 2. Dünya savaşının büyük önemi vardır.
2. Dünya savaşından sonra nazi ve hitler belgeselleri yapılmaya başlandı. Bu belgesellerin çoğu ABD ve İngiltere'ye ait. Belgeseller genelde şöyledir. İlkönce savaş belgelerine yer verilerek izleyicilerin belgesele güvenmesi sağlanır. Savaş, müttefiklerin işlerine geldiği gibi aktarılır. Sonlara doğru ise ırkçılığın kötü olduğu ve dünyayı felakete sürüklediği mesajı beyinlere aktarılır. Belgesel izleyip her duyduğuna inanan cahil insanımız da ABD ve ingiltere'nin bu propagandasına kendini kaptırmış olur. Bu zokayı yutan insanımız ırkçılığı negatif olarak görürken kendini demokrasi öğrencisi olarak buluverir. Ortada bir savaş var ve siz bu mücadeleyi tek taraftan dinleyip bütün her şeyi yargılıyorsunuz!
Çoğu Türk bu tür belgesellerden etkilenerek Hitler'e söver. Tamam doğru diyelim. Peki savaş yıllarında Türkiye'nin sırtına bıçak dayayıp Adana'yı isteyip tehdit eden çörçil domuzuna da o kadar öfkeli misin? Çörçil'e Hitler kadar öfkeli değilsen bunun sebebi nedir?
ABD ve İngiltere nazi belgeselleriyle milyonlarca insanı kandırmıştır. 4 milyon yahudinin, naziler tarafından öldürüldüğü iddia edilirken, 1 milyona yakın Türk'ü katleden soysuz gürcü Stalin'den bahsetmek kimsenin aklına gelmez.
Irkçılık dünyayı felakete sürüklüyorsa, Irak'ı kana bulayan bugünkü ABD demokrasisi ne oluyor? Demokrasiyi Irkçılık kadar sorguluyor musunuz?
Her Türk, Türk ırkının askeridir. Bu ünvan Tanrı tarafından verilmiştir. Herkese nasip olmaz. Şamanizm ise en önemli Ata kültürümüz ve inanç kaynağımızdır.
|