Tekil İleti gösterimi
Alt 05.08.2007, 13:10   #11 (İleti Bağlantısı)
cxonbasi
Üyeliği iptal edilmiştir
 
cxonbasi adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: istanbul
İletiler: 74
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
sözde milliyetci ükkücü kürdofillerden oluşan partidir mhp kürt sever partisi ve altdaki yazıyı bir okuyun TÜRKE yapılmak istenen budur bence

KENDİNİ CÜCE SANAN DEV!

BİR VARMIŞ, ÇOK YOKMUŞ. HAİNLER; AYDIN, GAZETECİ VESAİRE, DEVŞİRMELER YÖNETİCİ İKEN, MİLLETİM BEŞİKTE MIŞIL MIŞIL UYUR İKEN, BİZE BENZİYEN AMA BİZDEN ÇOK UZAKLARDA BİR ÜLKEDE DEV İLE KOMŞUSU CÜCE YAŞARMIŞ.

BU DEV, MASALLARDA Kİ GİBİ KÖTÜ DEĞİLMİŞ. İYİLİK SEVER, ÇALIŞKAN, GÖNÜL GÜZELLİĞİ YÜZÜNE VURMUŞ ÇALIŞKAN BİR DEVMİŞ...

KOMŞUSU CÜCE. BU DEV'İ KISKANIR, HER FIRSATTA DEV'E KÖTÜLÜK YAPMAYA ÇALIŞIRMIŞ. KALBİNDE Kİ KÖTÜLÜK YÜZÜNE VURMUŞ BED SURATLI RİYAKAR BİR CÜCE İMİŞ...

DEV, BU CÜCEYİ KAÇ KERE KENDİSİNE KÖTÜLÜK YAPARKEN YAKALASA, CÜCE AĞLAYIP SIZLAYARAK ELİNDEN KURTULURMUŞ.

SONUN DA CÜCE BAKMIŞ Kİ BU BÖYLE OLMAYACAK. SONUNDA DEV KENDİSİNİ SİNEK GİBİ EZECEK! BİR ÇÖZÜM DÜŞÜNMÜŞ...

SONUNDA DA BULMUŞ...

ARTIK KOMŞUSUNA KÖTÜLÜK YAPMIYOR, ONUNLA İYİ GEÇİNİYORMUŞ. DEVAMLI GÜZEL, GÖNÜL OKŞAYICI SÖZLER SÖYLÜYORMUŞ.

DEV, CİSMİ GİBİ GÖNLÜ DE DEV OLDUĞUNDAN, KENDİSİNE YAPILANLARI ÇOKTAN UNUTMUŞ BİLE...

CÜCE, DEV OLAN KOMŞUSUNA HER KARŞILAŞTIĞINDA ONA DERMİŞ Kİ; ''SEN BEN ASLINDA KARDEŞİZ. SEN BANA BENZİYORSUN. DEV GİBİ DURDUĞUNA BAKMA, ASLINDA KENDİNİ BEĞENMİŞLİĞİN YÜZÜNDEN KENDİNİ DEV AYNASINDA GÖRÜYORSUN. SEN DE BENİM GİBİ CÜCESİN İŞTE. CÜCE CÜCE...''

HAİN CÜCE BUNU HER GÜN O KADAR TEKRARLIYORMUŞ Kİ, SONUNDA DEV, KENDİSİNİ CÜCE GİBİ HİSSETMEYE, KOMŞUSU GİBİ OLDUĞUNU GÖRMEYE BAŞLAMIŞ...

BİR ZAMAN SONRA DEV, ARTK GERÇEK GÜCÜNÜ UNUTTUĞU İÇİN, CÜCE KOMŞUSU HER TÜRLÜ KÖTÜLÜĞÜNÜ YAPMAYA DEVAM ETMİŞ...

GÖKTEN ÜÇ HIYAR DÜŞMÜŞ.
BİRİ HALA GÜCÜNÜN VARLIĞINI ANLAMAYANLARA, BİRİ HAİN CÜCELERE, BİRİ DE BU MASALI ANLAMAYIP BİR AVUÇ TUZLA KOŞARAK ''HANİ BANA, HANİ BANA!'' DİYENLERE...
..................................

''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..''
anlamadığı bir şeyle karşılaşırsa “tuhaf! tuhaf!” diye söylenirdi. Bu “Bilimkurguca” ülke de (ne kadar bilim-kurgu, yani “hayâl” artık siz karar verin) öylesine TUHAF! Ülkenin adı “Turandot”du**. Halkına da “Dot”lar derlerdi. Komşuları, bu halkın % 80 çoğunluğu öyle olduğu için, “Garip küçük burunlular” olarak bilirlerdi. Onları, hattâ kendilerininkiyle karşılaştırmak için bilimadamları burunları ölçmüşlerdi bile.
“Tuhaf” dense de çok güzel bu ülkede bin, belki de iki bin yıldır rahat yaşıyorlardı. Yüce (süper) anları da olmuştu.***
Derken bir gün uzaydan gelme bir “Uçan Daire” ateşler içinde yanarak bu topraklara düştü. Gemileri parçalanmıştı ama, uzaylıların çoğu, -binden fazla yaratık- az yara bereyle kurtulmuştu.
Henüz “Tuhaf” diye adlandırılmayan Turandot ülkesinin garip küçük burunlu Dot halkı çok konuksever olduklarından, burunlarının iriliği dışında her şeyleriyle dünyalılara benzeyen uzaylıları tedavi etmiş, bağırlarına basmışlardı. Gemilerinin neden yandığını ise, uzaylılar onların d ilini öğrendiğinde bilebildiler. Uçan daire kendilerinin değilmiş, ülkelerinin polisi onları mahkûm olarak gemiye doldurmuş, sürgüne götürüyormuş. İri burunlu mahkûmlar bir yolunu bulup uçan daireyi ele geçirmiş, öteki uzaylıları öldürüp kumandayı ele aldıklarında becerememiş, yanlış düğmelere basınca yangın çıkmış, düşmüşler.
Bu sığınmacılara “Dot”lar “Acayipler” demişler, hattâ kız alıp vermeye başlamışlar. Evet, acayip güzel kızlar da varmış onların arasında. Acayipler de her ne kadar çoğu karışık evliliklere gizliden gizliye karşıysalar da, yerlilerin dinini, dilini, âdetlerini, isimlerini kabul edivermişler. Ama koca burunlarını-yerlilerle evlenmedikçe- değiştirememişler.
Dot’lar, başlangıçta bu “sabık mahkûmların” neden suçlandıklarını öğrenmeyi istemişlerse de, Acayipler karmakarışık bir şeyler mırıldanmış, kimse bir şey anlamamıştı. Yüzyıllar geçince de artık merak etmez olmuşlardı.
Sonunda öyle oldu ki, Dot’lar, Acayiplere, “Acayip” diyenlere, burun ölçülerinden söz edenlere kızar oldular. “Buruncular” diye bir de deyim uydurdular ve ayrımcılık yapanlara suçlu gibi bakıldı. “Acayipler ne demek, onlar da bizden” diyorlardı. Gerçi “Acayipler” hep uzaylıları belli etmeden tutuyorlardı. Bunu fark eden yerlilere hemen “Buruncu, ayrımcı” diye bağırıyorlardı.
Gelgelelim, Acayipler aralarında Dot’lara “Bizden değil” “Onlar” diyorlardı. Onlara karşı tutumları zamana göre değişiyordu. Turandot ülkesi zengin, başarılı, dünyaya söz geçirir hâle geldiği dönemlerde, kraldan fazla kralcı oluyorlar, Dot’lardan olmakla övünüyorlar, yeni ülkelerine yararlı işler yapıyorlardı. Fakat işler ters gidip de ülke zayıflayınca yer yer düşmanlar tarafından işgal edilince, hemen kendilerini ayırıyor, bazıları da düşmanla iş birliği yapıyordu.
Dot’lar saf, iyi insanlardı, bunu “onların haltı” gibi görmüyor, “bizden de böyle insanlar çıkıyor işte” diyorlardı. Ülkenin lâkabı, bu olaylardan sonra “Tuhaf ülke” olarak anılmaya başlandı.
Günün birinde, tuhaf, pardon Turandot ülkeli bir matematikçi (belki de istatistikçiydi), kötü günlerin, kötülerini hesaplamış, burun ölçülerini de hesaba katmış ve şaşmış kalmış: yüzde seksen olan “Hakikî Dot’ler”den hainler % 5 çıkarken “Acayip” kökenlilerden (ki nüfusun sade % 3-5’i imişler) hainler % 50 çıkmış.
Bu küçük burunlu “Dot bilgini” meraklı bir adammış. Araştırmasını genişletmiş, tarih içinde, Turandot ülkesi henüz “Tuhaf ülke” diye bilinmezken -ve uçan dairenin çarpmasından 100-150 yıl sonra- devleti yönetenlerin burun hesabını yapmış: Ülke inişe geçtiği yıllardan itibaren devletin başına geçen “büyükten” 145’nin sığınmacılardan (Acayiplerden) olduğunu saptamış. Ülkede azınlık oldukları hâlde!"

http://nihalatsiz.org/forum/viewthread.php?tid=9716

eger tedbirimizi hemen almassak sonumu bu olacak gibi geliyor bana ??
cxonbasi Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla