|
Biz yurdunu, milletini çok seven ve düşünen Türkçüler, "şuurlu demokrasi" taraftarıyız. Başka bir deyişle; bizler, Türkiye ve Türklük düşmanlarının değil de, Türkiye ve Türk insanının lehine işleyen, milli bir demokrasi anlayışının tesis edilip, egemen kılınmasından yanayız. Bizler, başkaları gibi; "en kötü demokrasi en iyi diktatörlükten daha iyidir" şeklinde düşünmüyoruz. Çünkü bizler, herhangi bir şahsi çıkar gözetmediğimiz gibi herhangi bir siyasi kaygı da taşımıyoruz. Bu yüzden de, Türkiye'nin ve Türk insanının çıkarlarını herşeyden üstün tutuyor ve herkesten fazla gözetiyoruz. Türkiye'ye ve Türk insanına zarar veren şey; "bozuk demokrasi" anlayışı ve işleyişi ise; biz bu tip demokrasi anlayışını ve işleyişini reddediyoruz. Bizler, yalnızca Türkiye'nin milli devlet ve laik yapısını bozmaya niyetli olan kişilerin, vatan hainlerinin, rantçıların, katillerin vb. Türkiye'nin siyasal ve toplumsal yapısına zarar veren güruhların çıkarlarını gözeten ve onları koruyup kollayan bir demokrasi anlayışının şiddetle karşısındayız. Bizler, bir an önce "şuurlu demokrasi" anlayışının tesis edilip, egemen kılınmasını arzu ediyoruz. "Katıksız demokrasi ayak takımının despotizmidir." Asil, hoşgörülü ve iyi niyetli milletimiz de, bugün cennet yurdumuzda vatan hainlerinin, nankör etniklerin, ahlaksızların, herşeyi maddiyat olarak görüp, vatan-millet sevgisi gibi asil duygularla alay eden "borsacı zihniyetli" siyasetçi ve basın mensuplarının despotizmi altında inleyip, eziyet çekmektedir. Atamız'ın şu sözünden anlaşılacağı üzere, maalesef korktuğu şeyin başına gelmiş olduğunu görüyoruz. “Hayatımda en çok isteyip de maalesef bugüne kadar görmediğim şeylerin başında yurdumuzda çok partili demokrasinin kurulması konusu geliyor. Türk ulusu çok zekidir. Kendisi için hayırlı olan şeyleri kavramakta gecikmez... Ancak şuna kesinlikle inanıyorum ki, demokrasi gereği olan çok partili bir dönem, Türkiyemiz'e de gelecektir. O zaman ben hayatta olmasam bile ruhum bilesiniz ki şad olacaktır. Ancak bu dönem için de tek korkum, bu güzelim yönetim tarzını yozlaştıracak, onu anlamsızlaştıracak, hatta ve hatta halkın gözünden düşürecek kişiler ve partiler çıkmasıdır..." Evet! bu güzel yönetim şeklini yozlaştıran, anlamsızlaştıran, hatta halkın gözünden düşüren kişi ve partiler çıkmakla kalmayip birbirini kovalamıştır. Türk milleti, bu "yoz demokrasi" anlayışının yok edilerek; şuurlu, istikrarlı, kurumsallaşmış milli bir demokrasi anlayışının egemen kılınması noktasında, gerekli adımları atarak, uygun ortamı hazılayacağına inandığı tek kurum olarak Türk Ordusu'nu görmektedir. Çünkü bu ülkenin, herşeyi siyasetçilerin inisiyatifine bırakacak ve deneme yanılma yöntemiyle zaman kaybedecek lüksü kalmamıştır. Gönül isterdi ki; ülkemizin ve insanımızın sorunları çağdaş demokratik ülkelerde olduğu gibi, demokratik hukuk devleti anlayışı içerisinde çözülebilsin. Ancak demokrasilerine gıpta edilen ülkelerin yönetenlerinin demokratik hukuk devleti anlayışı bizde olduğu gibi vatan hainlerine, şahsi çıkar peşinde koşan hırsızlara, işbirlikçilere vb. şer odaklarına pirim vermiyor ki!
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır.
|