Tekil İleti gösterimi
Alt 17.08.2007, 21:03   #4 (İleti Bağlantısı)
BAGHATÜRK
Türkçü
 
BAGHATÜRK adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 11.06.2007
İletiler: 787
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Bütün Aleviler etnik olarak Türkmen'dir. Dil Babadan ogula geçen bir gen
degildir aynen siyasi fikir gibi sonradan ögrenilir. Benim anlatmak istedigim
bu dis güçlerin eline gecebilecek kozalar vermeyelim bir adama üç defa deli
dersen deli olur. Elalemin Almani Rusu bunlari Zaza Kürt yapiyor diye bizde
öyle yapmak zorunda degiliz. Biraz daha bilgili olalim lütfen...

Zaza sünni yerleşik bır halktır Dersımlı kendıne Zaza demez bunu kullanan yenı yetme bır kac ıltıcacı Dersımlıdir bahsettıgım gıbı almanlarla çalısan bır kac satılmıs sıgıntıdir. Yaslı bır Dersımlı Alevıye sen Zazasın veya kürtsun dersen hakaret kabul eder ve sana kufreder.

Alman antropolog Felix Von Luscan 1911 yılında yayınladıgı "The early
inhabitants of westen asia" Journal of Royal Anthropoloical Institute, 41
sayfa : 221-224 de Anadolu'da yaptıgı kafatası ve külturel incelemeler
sonuda su tespıtte bulunmus.

Anadolu'da ki tüm sekter Alevi-Bektaşi grupların (likya'nın Tahtacı ve
Bektasları, iç Anadolu'nun, Kızılbaşları ve Dogu Anadoluda'ki Alevılerın kahta
-erzıncan-dıyarbakır-Tunceli-Elazıg-bölgelerındeki) kafataslarını
inceledıgınde bölgede ki arap ve kürtlerın kafatasları ile karşılastırıp su
sonuca varmıs :

Tüm bu Alevi-Bektaşi-Kızılbaş gruplar kısa kafalı (brachycephalic)
Arap ve Kürt gruplar ise uzun kafalı (dolichocephalic)
"Dinlerını korumus (Alevilikten bahsedıyor) bu yüzden yabancılarla dış
evlilikten kaçınmış, böylece eskı karakteristik özelliklerini korumuş olan,
eski homejen bir nüfusun arada kalanlarını temsil ettigını söyleyerek bitirir.
Von luscan 1911 sayfa 232.

Von luscan burda neyın tespıtını yapmıs ? Dersım bölgesınde kı Alevilerinde
kafa yapısı olarak (brakisefal) fızıkı ve kültürel olarak Anadolu'nun herhangı
bır yerındeki Türkmen'den farklı olmadıgını ve Arap ve Kürten farklı bır
yapıya sahıp oldukarıdır.

Alevilik-bektaşilik : Türkmen-Oguzların Islamıyetı algılama ve uygulama
biçimidir ve eski Türk dinleri olan samanızmın manhaızmın izlerını tasır yanı
Alevılıgı sadece Islama acıklayamazsın şamanizmin üstune Islamıyetın
gıydırılmesıdır.

Kısaca bu topraklarda hiç bir Kürt Alevilige geçmemiştir Kürtce ve dımilli
(dersım bölgesı lısanı) kullanan Alevıler baskı ile can korkusuyla, yan yana
aynı cografyada yasamaları sonucu bu dıllerı ögrenmıslerıdir.

Pir Ahmet Dikme işte bu tarihsel alt yapıyı bilerek kalkıp şöyle yazabiliyor: "Munzur dediği dağın güney yakasında bir tek Kürt yoktur. Orada yaşayan seyhhasan aşireti tamamen Horasan kökenli Türkmenler’dir. Daha doğuya, Pülümür'e doğru gelindiğinde ise, Areli, Lolanlı, Sahvelanlı, Kemanlı, Çerekanlı ve daha bir çok aşiret oturmaktadır Bu aşiretlerden hiç biri Kürt değildir. Tamamı Türk kökenli aşiretlerdir. Ben bu konuyu her platformda tartışmaya hazırım." diyor 1937 doğumlu bugün 63 yaşında olan Pir Ahmet Dikme Dede.

Bruinessen; Bingöl, Muş, Varto da yaşayan çoğu Hormek, Lolan ve Balaban aşiretine mensup Aleviler için "Kendilerini Kürt addetmeye daha az meyillidirler." dedikten sonra geleneksel düşmanları, ulkuculer, hem Sünni Kürt nitelikli seyh Sait isyanında yer aldıkları zaman bu aşiretler, özellikle Hormek ve Lolan, Kürtlere karşı çıkarak Kemalist hükümetle kaderlerini birleştirdiler. (Fırat 1570-1945)" Bu aşiretlerin önde gelenlerinin kendilerini tanımlama biçimi için ise; "Bu aşiretlerin egemen seçkinlerinin bir kısmı, en azından 1930'lardan bu yana kesin olarak kendilerini Türk olarak tanımladılar" diyor.

Bruinessen; raporda şu bilgilerin yer aldığını yazıyor: "Zaza Aleviler’e gelince: Bunlarda mezhep ve ibadet dili Türkçe'dir. Ayinlere iştirak edenler Türkçe konuşmak mecburiyetindedir. Bu mecburiyettir ki Alevi Zazalık asırlardan beri ihmal edildiği halde Türklükten pek de uzaklaşmamış Dersim Alevileri arasında cevap istememek şartı ile Türkçe meram anlatmak mümkündür." dendikten sonra raporda 20- 30 yaşlarından yukarı olanlarla Türkçe ile anlaşmak mümkün iken 10 yaşından küçük çocuklarla Türkçe konuşmak imkanı ortadan kalkmak üzeredir dendiği yazıyor. Raporun sonlarına doğru ise; "Bu netice Dersim Alevi Türkleri'nin de benliklerini kaybetmeye başladıklarına ve ihmal edilirse günün birinde Türk dili ile konuşana tesadüf edilemiyeceğine delildir." diye yazıyor.

<!-- / message --><!-- sig --> Bruınessen'in yazdıklarından ve raporundan çıkan sonuç; Türkçe'nin unutulduğu onun yerine Zazaca veya Kurmanci'nin hakimiyet kurduğudur. Demekki; Aleviler önce Türkçe biliyorlar. Türkçe'nin yerini zamanla Kürtçe ya da Zazaca alıyor. Bu durum, Türk Tarihi, Osmanlı Alevi ilişkileri, Osmanlı Kürt ilişkileri ile de koşut sayılır. Osmanlı’da kuruluş yıllarında Türkmen ağırlığı vardı. Bu Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar devam etti. Dönme Devşirme geleneği Osmanlı'da hakim oldukça Türkmen düşmanlığına koşut olarak Alevi düşmanlığı da arttı. Türkmen’in önünde iki yol vardı. Ya Sünnileşip ümmetleşecekti veya "katli vacip"ti. işte Osmanlı'ya karşı bitip tükenmeyen Celali ayaklanmaları böyle başladı. Merkezi otoritenin güçleri karşısında yenilen Türkmen'in canını kurtarmak için önünde tek yol kalmıştı. Kuş uçmaz kervan geçmez dağ köylerine yerleşmek, Türkçeyi derhal unutup Kürtçe ya da Zazacayı öğrenip canını kurtarmak. Işte Horasan Türklerinin Kürtleşme macerası böyle başlıyor.
__________________
1. Türkçüyüz
2. Arınmış Türkçeciyiz
3. Yasacıyız
4. Toplumcuyuz
5. Milli gelenekçiyiz
6. Şuurlu demokrasiye taraftarız
7. Ahlakçıyız
8. Bilimciyiz
9. Teknikçiyiz
BAGHATÜRK Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla