Tekil İleti gösterimi
Alt 29.08.2007, 19:38   #12 (İleti Bağlantısı)
Barbaros
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Üyelik Tarihi: 27.08.2007
Yaş: 27
İletiler: 61
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Tolunay adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Halen bunu anlamayan gerizekalılar mevcut... Aileme gerizekalı demek istemem ama ne yazık ki onlar da halen milliyetçi oldugunu düsünüyor bu partinin!!!

Ya evet vah vah aynen efendim benim babam o kadar TSK ve Atatürk hayrani, ondan sonra sen git DP'ye(Babam 1937'lidir), APye MHP'ye ver oyunu...Menderes'i, Demirel'i öv bana. Ben de yaziyi bastim:

Merhaba sevgili ve sayin Babacim,
Bu yazi Hürriyetten alinma bir yazidir. Oku yorumlarim sonda.
Yazar: EGE CANSEN
Her seçim bir referandumdur
SEÇİMLERİ beklenildiği gibi AKP kazandı. 2002 seçimlerinden sonra yazdığım ilk yazıda "Tayyip Erdoğan on yıl için iktidara geldi" başlığını kullanmıştım. Sinema, bir rejisör sanatı ise, siyaset de bir lider oyunudur.
Bir siyasi partiyi, iktidar yapan, kadro veya ideoloji değil, liderdir. Liderlik, toplumun geleneksel çizgisini değiştirmektir. Tayyip Erdoğan, "dindarları, modernleştiren", "solcuları, sağa; sağcıları, sola çeken" , "milliyetçiliği, demodeleştiren", "laikliğin içini boşaltan" bir çizgide Turgut Özal’dan sonra gelen ikinci liderdir. Demirel, Ecevit ve hatta bir dereceye kadar Erbakan da kendi şartlarında birer liderdi. Şimdi soru şu: Erdoğan, karizmatik liderliğini sürdürebilecek midir? Sürdüremeyebilir. Çünkü Erdoğan’ın seçimi kazanmasında "şansının" yani küresel konjonktürün çok büyük payı vardır. Şans, tanım icabı, insana her zaman gülmez.
* * *
Bu seçimlerin öne çıkan özellikleri şunlar olmuştur.
1. Batı, bütün gücüyle seçimi AKP’nin kazanması için çalışmıştır. Batı medyasında yer alan haber ve yorumlar inanılmayacak kadar tarafgiranedir. AKP’ye dışarıdan destek verenlere, İran, Arap alemi ve İsrail de katılabilir. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Devleti de herhalde AKP’nin seçimleri kazanmasına çok sevinmiştir.
2. Aslında bir ülkede yabancıların desteklediği bir hükümetin bulunması sevinilecek bir husustur. Bu, başarılı bir dış politika izlendiği anlamına gelir. Ancak yine de bu desteğin Türkiye’ye bir şekilde fatura edildiği veya edileceği açıktır. Bu faturaların birbiriyle çelişmesi de muhtemeldir. Ödemede güçlük çıkabilir.
3. Avrupa, Türkiye "láik muhafazakár" olacağına "İslamcı liberal" olsun daha iyi demektedir. Bölgenin huzuru için en büyük tehlikenin Türkiye’de milliyetçiliğin yükselmesinden geleceği görüşündedir.
4. Bu seçimlerde AKP’nin zaferini sağlayan temel husus, iktisadi hayatta elde edilen sonuçlardır. Bu sonuçları sağlayan da yurt dışından gelen sıcak ve soğuk paradır. Bu paragrafı, bir üst madde ile birlikte değerlendirmek gerekir.
5. İslam’la esaslı bir çatışma içine girmiş bulunan Batı medeniyeti için, İslamist (Referansı İslam olan) bir siyasi partinin Türkiye’de iş başında kalması, bulunmaz bir propaganda nimetidir. Ne kadar Batılı olursa olsun, hiç bir láik hükümet bu fonksiyonu göremez. Batı, (mevcut ılımlı çizgisini koruduğu sürece) AKP’yi destekleyecektir.
6. Kampanyalardan benim aklımda kalan en çirkin tablo, Bahçeli’nin kürsüden urgan atmasıdır. Barbaros-> Sirf bu hareketi yüzünden neredeyse ve gercek yüzünü bilmesem MHP'ye oy verecektim.

Bu seçimlerde halk, AKP’yi destekleyerek, şu tercihleri onaylamıştır.
1. Güneydoğu’da sabit kırmızı değil, silinebilir pembe çizgiler vardır. Barbaros-> bilinen bir gercek Türkiye'de halk poposunun rahatligina idealerinden daha düskün.
2. Kıbrıs meselesini çözmek için gerekli tavizler verilmelidir. Barbaros-> Verilmelidir, verilmelidir verilmeli ki tüketim devam etsin cep telefonlari 3 ayda bir degisebilsin.
3. Ulusal bağımsızlık boş bir ülküdür. Batı ile bağlar güçlenmeli ve ülke yönetiminde onlarla birlikte hareket edilmelidir. Barbaros-> Daha sonra Türk yerine Bizanz kimligini kabul ederek bize %32 fahis faizle para verenler gizli düsmanlarimizi rahatlatmaliyiz.
4. Ne pahasına olursa olsun, yabancı sermaye akımı sürmelidir.
5. Ordu, kesinlikle siyaset dışı kalmalıdır. Barbaros -> Yaa siz bekleyin daha bakalim a mankurtlar!
Son Söz: Hayatın amacı, iyi yaşamaktır. (Barbaros: Anlasilan Türk halkinin %48'ine göre simdilik böyle)
**************
Benim tahlillerim de ayni sekilde tecelli ettigi icin bu yaziyi koydum. Biliyormusun ki, ben Viyana'ya indigimde bir gencecik bir kiz sigarasina ates alma bahanesiyle bana icini döktü; Agladi. Bu benim icin dönüm noktasi oldu. Dedi ki: "Polislerin her Türk ucagini apronda uzak bir yere cekip daha kapida pasaport kontrolü yapmalari ne zamandan beridir böyle?". "Bakin dedim 7 senedir artarak devam ediyor, 1,5 senedir ucakta kontrol edilmedigim ucus olmadi. Bir tek Türk pasaportunu yutup da iltica talebinde bulunmasin diye böyle yapiyorlar" dedim. "Yaa demek ki bu hale geldik bu kadar itibarimiz yerlede sürünüyor." dedi gözlerinden yaslar fiskirarak. "Evet hanimefendi" dedim, "Ayne öyle, ve halkin 50% bu rezaletin sürmesi icin rey verdi. Biz ki kendi cikarimizin ötesinde bir Türkcü ideallerimiz var kayip ettik. Ordu olmasa Atatürk bugün itibariyle yenilmistir. Ama ayip hep Orduyu bekliyoruz, bu onurlu ve mert bir durusmudur? Bugün ilimli Islam, yarin radikal islam, öbürsü gün hilafet, hatta.." dedim "...pedofil papaz dinini bile kabul eder bizim, millet diye kendimizi kandirdigimiz, ümmet ve alcak kürt sürüsü. Yeter ki dedim, cep telefonlari, Chyrsler'ler, Volkswagen'ler, Mercedes'ler, televole/futbol, gicir gicir paraciklar gelsin, tüketim olsun. Ne olacak, bugün Kibris, yarin Güneydogu-Dogu, 100 sene sonra Istanbul. Kendimizi kandirmayalim" dedim, "Ordu güclüymüs söylemis. Dogru ordumuz sükür ki güclü peki halk mi güclü ordu mu? Halksiz ordu uzun vadede caresizdir, elinde ne silahlar ve imkanlar olursa olsun. Kendi milletine karsi duramaz. Gercek bu."dedim. "Sizin de iciniz doluymus." dedi. "Evet, su nacizane halimle ayligimin ücte birini sirf bir oy vermek icin yatirdim" dedim, "Fakat kendimize de söyleyecek bir cift sözüm var" dedim. "Giyiminizden ve tarzinizdan sizi hali-vakti yerinde olan bir kesimde görüyorum. Soruyorum size bugün aglayan siz, sizinle aglayan bizden büyükler bu ülkede yasayan Türklerin gelismesi icin ne yaptilar?" "Yeterince calisip, yirtindik mi? Yoksa acaba isbirlikci gayri milli bir ekonomiden nemalanan seckin kesimi olarak simdiye kadar bu durumu degistirmek icin hic birsey yapmayip aclarin milletlerinden nefret edip, referanslarini önce dindarlik simdide dinciligin ve liberal amerikanciligin pici bir ideolojiye teslimmi ettik?" Saskin saskin bakti. Bavullarimizi aldik. Adimi sordu "Barbaros" dedim. "Sizin?"dedim, "Isik. Hepimize sabir"dedi. "Sabirin cözebilecegi bir durum göremiyorum Isik Hanim; Bundan sonra Amerika'nin degil, Türk'ün isigi olunuz." dedim. Herkes yoluna gitti.
Asil soru herbirimizin Türkiye'nin nasil bir ülke olmasini arzu ettigimizdir. Ben 8-12 milyon kürdün bu ülkenin herseyini sömürüp bir de nüfus savasi yürütürken, 20 milyon Türk insaninin ne yasamaya ne de ölmeye kabil oldugu, buna mukabil, 1-2 milyon bir zengin azinligin onlari böyle bir yasama hangi milletin tasidigini görmezden gelerek, hoyrat ve kibirli sekilde bir kisminin Miami'yi bir kisminin Brüksel'i özledigi, bir o kadarinin da bedevi cadirini, ve tarikat seyhlerinin ayak kokusunu özledigi bir Türkiye'den utanc duyuyorum. Tayyipos'un dedigi gibi Atatürk ölmüstür. Ne yazik ki ölmüstür ki bundan dolayi ben kendi ülkemden aci icinde utanc duymaktayim, iyi ki ölmüstür cünkü böyle karanlik bir rezaleti kendisi o cakmak gibi gözleriyle görme zulmünden kurtulmustur.
Yeterince ulus olamamis bu ülkenin sürünmeye ve nihayet paylasilip sindirilmeye mahkum oldugu bir gercek. Peki ben nereye gidecegim. Benim kendimi evimde hissettigim yer Türkiye'dir. Tam bagimsiz, Türkce konusulan, Türk mallarinin üretilip satildigi, yemyesil üretken bir Anadolu'da Türk bayraginin dalgalandigi, pasaportunun saygi duyuldugu, vatandaslarinin tarikat mensubu kul degil bilincli Türk vatandasi oldugu cumhuriyetci ve Türki aile birligini kurmus, okyanuslardan yararlanan, uydu fotograflarinin bile korkuttugu savas gemilerinin, nükleer denizaltilarinin dünya okyanuslarinda bayrak dalgalandirdigi, 200 sene sonra uzayda dünya gezegeni adina baska gezegenleri Türklestirecek, sonsuz ve ebedi bilimsel-teknolojik, endüstriyel Günesgüc Türkiye'yi hayal ve arzu ediyorum. Kendine sagci diyenlerin ve elbetteki enternasyonel diyenlerin de böyle bir problemi yoktur. Onlar kökenlerini ve ruhlarini bugünki ve azicikta yarinki yalanci rahat icin satmaya dünden razidir. Eh bu kadar büyük bir cogunlugun razi olduklari bir seyi de "dostumuz" ABD ve AB niye vermesin ki?
Bu ülkeyi bu hale getirenler siz ve sizin gibi duygusal sartlanmalardan vazgecemeyen ortacag ve modernite arasinda bocalayan kendini "mütedeyyin" adlandiranlardir. Din, Allah denildimi akan sular duruyor. Ayni sekilde Amerikan hayat tarzi ve Avrupai bireycilik denildi mi agizlar salyalaniyor. Milliyetciyim diyenlerin artik bir kendini sorgulama vakti gelmistir. Ben sorguladim okudum, AKP'yi, Taha Akyol'u, Mustafa Akyol'u, sagi da solu da okudum. Burada AKP'li tanidiklarim oldu. Düsünme bicimlerini cok zekice sorularla tarttim. Tüketimden vazgecmek vatan icin kuru ekmek yemek; bunlar bir askerin alisabilecegi seylerdir. Zordur ama alisilir. Ama bu din olayi bambaska bir fenomen. Hem korkunc bir beyin paraziti hemde devamli korunmaya muhtac olacak kadar uyduruk bir olgu. Din bu kadar avukatliga ihtiyac duyuyorsa benim icin böyle kirilgan bir kavram olan din benim icin bir sey ifade etmiyor artik. Bu dünya ile öbür hayali dünya arasinda bir tercih yapiliyor bu ülkede. Ama tercihi yapan ile tercihin sonucunu görecek olanlar farkli. Tercihi yapan bir kisim "artik bizde gün görelim yahu!" diyen yorgun-yasli ile bir büyük bir kisim özendirilmis tüketim acligi iclerinde kalmis genc gecekondu ve "kenar" sakinidir. Birinciler zayiflik ve gafletten, ikinciler ise icten ice bir kez olsun yalanci bir düzlüge cikma tecrübesi yasamak icin ayni. Sizler cennete gideceginizin rahatligi icinde gözlerinizi kaparken. Sizlerden sonra ortalama 60 sene yasayacagiz. Parya olarak, horlanmis, bu haliyle düsmanlarimiz tarafindan "TAKDIR" edilen bir ülkenin mensublari olarak. Sizlerin 50 senedir yapmis oldugunuz secimlerden utanc duyuyorum. Inönü'nün capsiz hatalari Mendereslerin, Demirellerin, Cillerlerin, Evrenlerin isbirlikci gafletini, Özallarin, Tayyiplerin, Said-i Nursi'lerin ve Kürd-i'lerin hainlikeri icin bahene olamaz, olmamali.
Milliyetciligin ilimlisi asirisi, tatlisi tuzlusu yoktur. Ya dünyayi milliyetcilik perspektifinden görürsün yada hümanizm / insancillik / dindarlik / ümmetcilik/evrensellik perspektifinden. Benim icin bütün insanlar bir degildir. Herkesle baris icinde yasamak istemiyorum. Hosuma gidenlerle, cikar catismamin olmadigi insanlarla baris icinde yasamak istiyorum ama ayni sekilde cikar catismasi olanlari yenmek, perisan etmek, sindirmek istiyorum. Haklilik/Haksizlik kavramlarina inanc, dünyayi gördükten sonra benim icin bir zayiflik olarak yerini almistir. Yasamsal cikarlarda uzlasma diye birsey benim icin kabul edilemez. Ya yasarsin ya ölürsün. Kölelik, sürüngenlik, sömürülen olmak yasamak degildir. Benim icin ilimli islam devleti gibi ruhsuz liberal tüketim toplumu da bir ölümdür. Bir de tükettigimiz Türk yapimi olsa bari! Sayet cehennem varsa milliyetciler cehennemliktir, cünkü insanlar arasinda ayrimcilik ve kavmiyetcilik yaparlar. Ben ayrimciyim, grubcuyum, kavimciyim. Demek ki cehenneme gidecegim. Bir milliyetci ancak milliyetcilik icin cehenneme gitmeyi göze aldigi anda tatlisu milliyetciliginden kurtulur gercek milliyetci olur. Israil bu hususun dünyadaki tek gercek örnegidir. Onlardan bile iyi olmaliyiz. Ama is isten gecmis gibi gözüküyor.
Zayifligimizdan ötürü hep bir yere yamanma ugrasimizdan vazgecmedigimiz sürece degil Turan'in, Atatürk'ün bile gösterdigi alcakgönüllü hedeflere hicbir zaman varamayiz. Siz Amerikanci, yabanci markaci, otomobilci, tüketimci yalanci degerlere sahip piyasacilar! Sonsuz gafletinizin icinde zannediyorsunuz ki metreslik yaparken sabir ve dua ile Türkiye saydigimiz hedeflere ulasabilir. Siz de hic kendinizle yüzlesmeden, degerlerinizi sorgulamadan, icin icin savasmadan, bu tür duygusal acilari hic yasamadan bunun kaymagini yiyeceksiniz; Yiyebilirseniz! Ne güzel yaa biz amma da tantana yapiyormusuz be(!).

Barbaros'un sözü: Sagciligin'da, ümmetciligin de komünistligin de cani cehenneme. Yasasin sinirsiz Türkcülük!
Barbaros Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla