Tekil İleti gösterimi
Alt 01.09.2007, 17:12   #1 (İleti Bağlantısı)
IRKÇI
Otağ Yöneticisi
 
Üyelik Tarihi: 04.02.2006
İletiler: 993
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
ANKARA'NIN GÖBEĞİNDE KÜRT-İSLÂM TERÖRÜ YAŞANDI!

"Lozanpark yakınında büyük bir inşaatta çalışan ve uzun süredir çevreye rahatsızlık veren işçiler ile Çankaya Belediyesi’nin güvenlik görevlileri arasında geçen hafta üç ayrı cepheli muharebe yaşandığı ortaya çıktı.

Çankaya’da geçen hafta yaşanan üç ayrı cepheli Lozanpark Muharebesi’nde Çankaya Belediyesi güvenlik görevileri hastanelik oldu.

Edinilen bilgiye göre, muharebenin ilk aşaması, Lozanpark’ta yaklaşık üç aydır aileleri rahatsız eden ve genç kızlara laf atan işçiler ile Çankaya Belediyesi güvenlik görevlileri arasında geçen perşembe günü yaşandı. İşçiler ile güvenlik görevlileri arasında arbede çıktı.

Muharebenin ikinci aşaması olan ertesi gün 30 kadar işçi cuma namazı çıkışında parkı bastı. İşçiler bu ikinci olayda parkta görev yapan güvenlik görevlilerine saldırdı. Bu saldırı sonucunda beş güvenlik görevlisi hastanelik oldu."

(Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ankara/71...d=140&a=949301)

Olayın gazetelere yansıması bu şekilde olmuş, yani detaya girilmeden üstü kapalı bir şekilde geçiştirilmiş. İçyüzünü çok iyi bildiğim ve bizzat şahit olduğum bu mevzuyu bir de ben anlatayım:

Lozan Parkı denilen yer Çankaya Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne ait bir tesistir. Parkın içinde bir koşu-yürüyüş yolu, ahşap masa ve sandalyelerin bulunduğu ağaçlık bir piknik alanı, bir çocuk bahçesi, bir halı futbol sahası, bir kafeterya ve bir de içkili restoran var. Cumhurbaşkanlığı Köşkü ile komşu olan ve hemen karşısında da askerî mıntıka bulunan bu parkta sabah saatlerinde genç ve orta yaşlı bayanlar yürüyüş-koşu yapar, öğleden sonra aileler çocuklarıyla birlikte gelir, akşam saatlerinde ise insanlar içkili restoranda yemek yer. Son derece nezih ve temiz bir ortamdır.

Melih Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı olan tüm tesislerde alkollü içki satışını yasaklattı. Lozan Park'ın içinde bulunan restoranda içki servisi yapılması Büyükşehir Belediyesi yetkililerini rahatsız ediyor fakat park Çankaya Belediyesi'ne ait olduğu için direk yaptırım uygulayamıyorlar, yani içki satışını engelleyemiyorlar.

Hâl böyle olunca "yıldırma ve sindirme" taktiğine başvuruldu. Lozan Park'ın bitişiğinde yer alan ve Melih Gökçek'e yakınlığıyla bilinen AKP'li bir müteahhitte ait olan inşaatta çalışan Diyarbakırlı işçiler hergün parka gelmeye ve koşu-yürüyüş yapan eşofmanlı bayanlara sarkıntılık etmeye başladılar. İşçiler ile parkın güvenlik görevlileri arasında defalarca tartışma ve hatta kavga yaşanması üzerine işçilerin patronu konumundaki müteahhit bizzat Çankaya Belediyesi yetkilileri tarafından ikaz edildi ama işe yaramadı. İşçiler hergün parka gelerek bayanları taciz etmeye devam ettiler. Parkta huzursuzluk çıkararak insanların oraya gelmesini engellemek için "görevlendirilmiş" oldukları bariz belliydi.

Nihayet, 30 Ağustos günü öğlen namazından çıkan bir grup işçi "LAİKÇİLERİN KERHANESİNİ BAŞLARINA YIKACAĞIZ" diye bağırarak ellerinde kazma-küreklerle parka saldırdılar ve Çankaya Belediyesi'nin güvenlik görevlilerini dövüp, parkta yürüyen bir bayanı da tokatladılar. Sanki zaman geriye dönmüş, cuma namazı çıkışında Asteğmen Kubilay'ın üzerine saldıran Derviş Mehmet ve avanesi hortlamıştı. Bayanların koşu-yürüyüş yaptıkları ve alkollü içki satılan bir parkı "LAİKÇİLERİN KERHANESİ" olarak gören bu gerici-yobaz zihniyetin saldırı eylemi için 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı seçmesi de ayrıca manidardır.

Olay kısaca böyle... Belki çoğu kişiye önemsiz ve sıradan bir hadise gibi görünebilir ama Türkiye'yi yakın gelecekte ne tür tehlikelerin beklediği bu olay sayesinde anlaşılıyor. AKP iktidarının bir anda rejim değişikliğine gidip şeriat ilân etmesi elbette mümkün değil fakat "kendilerinden olmayan" kesim üzerinde lokal eylemlere dayalı bir baskı kurma stratejisini benimsedikleri kesindir. Nitekim; Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerde yaşayan bizler durumun pek farkında değiliz ama Anadolu kasabalarında bayanların başı açık bir şekilde sokakta dolaşmaları neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Başını örtmeyen kadınların ve oruç tutmayan, camiye gitmeyen, içki içen erkeklerin üzerinde yoğun bir psikolojik baskı vardır; bu baskı yeri geldiğinde şiddete de dönüşebilmektedir. Anadolu'da başlayan bu irticaî hareket "şartlar yeterince olgunlaştığında" büyükşehirlere de sıçratılacak ve toplum düzeni kökten değiştirilmeye çalışılacaktır.

Bunlar komplo teorisi değil, hayal ürünü senaryolar değil; inanması belki çok zor olan ama yakın gelecekte karşı karşıya kalacağımıza kesin gözüyle baktığım acı gerçeklerdir.

Ben Türkçüyüm; canımdan aziz bildiğim milletimi kötülemek aklımın ucundan bile geçmez fakat işin doğrusu, Türk Milleti çağdaş-lâik düzeni maalesef kaldıramamış ve Osmanlı'ya geri dönmeyi tercih etmiştir. AKP'nin %47 oranında oy almasının başka bir izahını bulamıyorum. İdeolojik açıdan AKP'den herhangi bir farkı olmayan MHP'nin ve Saadet, vb. ufak partilerin aldıkları oyları da hesaba katarsak, milletin yarısından fazlasının Lâik Cumhuriyet karşıtı olduğu ortaya çıkar. Ne yazık ki bizler artık azınlığa düştük.

TTK
IRKÇI Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla